4. Ceza Dairesi 2021/23354 E. , 2024/2543 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/1642 E., 2016/1035 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5217 sayılı Kanun ) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 ve 58 nci maddeleri uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1-Sanığın temyiz isteğinin; adil yargılanmadığını düşündüğüne, olay günü annesinin yanında olmasına rağmen mahkemece annesinin dinlenmediğine vesaire ilişkindir.
2-Katılan vekilinin temyiz isteğinin; Yerel Mahkeme tarafından Bakanlık avukatının katılan vekili olarak kabul edildiği halde vekalet ücreti takdir edilmediği vesaire ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde, sanığın katılan doktordan yazmasını istediği ilacın, uzman hekim tarafından yazılmasının gerekmesi ve rapora tabii olması nedeniyle, katılanın sanığın isteğini kabul etmemesi üzerine, sanığın "şerefsiz, terbiyesiz, yazmak zorundasın" gibi sözler söyleyerek üzerine atılı hakaret suçunu işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Katılanın beyanı, tutanaklar, tanıkların anlatımları ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup katılan vekili ve sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
1.Sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi ve katılanın Sağlık Bakanlığı’nın görevlendirdiği vekil ile temsil edilmesi karşısında, Sağlık Bakanlığı Personeline Karşı İşlenen Suçlar Nedeniyle Yapılacak Hukuki Yardımın Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 11 inci maddesi ile 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 14 üncü maddesi uyarınca Sağlık Bakanlığı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
2.7.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğunun belirlenmesi,
3.Sanık hakkında, tekerrüre esas alınan mahkûmiyetine konu 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun ile uzlaşma kapsamına alınması karşısında, tekerrüre esas alınan bu ilam sebebi ile uyarlama yargılaması yapılıp yapılamadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka sabıkaları da olduğu nazara alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu sebebiyle kararda hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE
28.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!