WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/23148 E.  ,  2024/5193 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/341 E., 2016/306 K.
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama

Suç ve karar tarihi itibarıyla 15 yaşından büyük mağdur ...'ün 08.03.2016 tarihli duruşmada sanık hakkında şikâyetçi olmadığını söylediği bu itibarla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, mağdur için atanan zorunlu vekilin de aynı Kanun'un 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği mağdur hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında mağdur ...'e yönelik fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 52 nci, uyarınca 6 yıl hapis ve 4.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, mağdur M.K.'ya yönelik fuhuş suçundan 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 52 nci, uyarınca 3 yıl hapis ve 4.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Mağdur vekilinin temyiz isteminin süre tutum dilekçesinden ibaret olduğu belirlenmiştir.
2.Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; dosya kapsamında sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığı, lehe hükümlerin hatalı gerekçe ile uygulanmadığı, teşdit uygulamasının gerekçesiz olduğu bu ve resen tespit edilen sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, mağdur ... ve suç tarihinde 18 yaşından küçük mağdur ...'nin, tanıklar C.T. ve ... ile para karşılığında ilişkiye girmeleri konusunda aracılık ederek mağdurlar ile tanıkları buluşturduğu, ilişkinin ücreti konusunda pazarlık yaptığı ve ev temin ettiğinden bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; mağdurların beyanı, tanık anlatımları, Telekominakasyon İletişim Başkanlığı'nın cevabi yazısı ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Mağdur ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç ve karar tarihi itibarıyla 15 yaşından büyük mağdur ...'ün 08.03.2016 tarihli duruşmada sanık hakkında şikayetçi olmadığını söylediği bu itibarla 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı, mağdur için atanan zorunlu vekilin de aynı Kanun'un 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği mağdur hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla mağdur vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Sanık ... hakkında kurulan hükmün gerekçesinde eylemin doğru olarak nitelendirilmesi hüküm fıkrasında suç adının doğru gösterildiğinin anlaşılması karşısında uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un "227/1" inci maddesi yerine "227/2"inci maddesi olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata niteliğinde olduğu belirlenmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre mağdurların aşamalardaki anlatımları, tanık beyanları, TİB kayıtları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamından; sanığın atılı suçu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Mahkemenin teşdit gerekçesinin ve takdiri indirim yapılmamasına ilişkin uygulamasının yerinde olduğu ve hükümlerde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2.Sanığa yükletilen fuhuş eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
A.Mağdur ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik mağdur vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B.Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.04.2024 tarihinde karar verildi.