4. Ceza Dairesi 2021/23097 E. , 2024/2360 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/72 E., 2016/301 K.
SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece; sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve aynı maddenin dördüncü fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri gereğince 3 ay 19 gün hapis cezası ile, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının kanuni sonucu olarak aynı Kanun'un 53 üncü maddesi gereği hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hükmolunan cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; dosya kapsamında sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunmamasına rağmen mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak mahkumiyet kararı verildiği bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, katılana karşı hakaret ve kişilerin huzur ve sükununu bozma suçlarından cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; sanığın savunması, tanıkların beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanık ile katılanın komşu oldukları ve aralarında devam etmekte olan veya sonuçlanan hakaret davalarının bulunduğu, sanığın alkol aldığı zaman milli duygularının kabarması nedeniyle saldırganlaştığı ve en yakın komşusu olan katılana hakarette bulunduğu, sanığın alkol aldığı zamanlarda devamlı bağırarak katılanı ve ailesini rahatsız ettiği ayrıca katılana hitaben olay gecesi apartman içerisinde ve emniyet koridorunda sinkaflı sözler söyleyerek hakaret suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı karşısında sanığın mahkumiyetine yönelik Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
Sanığa yükletilen kişilerin huzur ve sükununu bozma ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın dayanağı olan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun, hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren, 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin üçüncü alt bendi uyarınca uzlaşma kapsamına alınmış olması karşısında, sözü edilen suçtan mahkumiyeti içeren ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, sonucuna göre tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görüldüğünden, bu hususun bozmayı gerektirmediği,
Anlaşıldığından, sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!