4. Ceza Dairesi 2021/22781 E. , 2024/2598 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/843 E., 2016/385 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 6 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
2.Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü, 58 inci maddeleri uyarınca 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, şizofren olduğuna, pişman olup, özür dilediğine, kararın bozulması gerektiğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Suç tarihinde, avukat ve icra memurunun şüphelinin evine hacize gittiği, şüphelinin telefonda avukata "Geleyim de size göstereceğim." dediği, bir müddet sonra ikametine geldiği, avukatın yakasından tutarak ikametinden içeriye doğru çektiği, "Ben şimdi Mehmet'in gidip kafasına sıkacağım, sen sorumlu olacaksın." dediği, daha sonra şüphelinin icra memuruna saldırmaya çalıştığı, icra memurunun "Ben devlet memuruyum." demesi üzerine, "Devleti de sinkaf ederim, seni de sinkaf ederim." dediği, şüphelinin daha sonra merdiven altında bulduğu bir keseri alarak icra mahalline gelinen aracın yanına doğru gittiği ve avukata saldırmaya çalıştığı, ancak aracın kapılarının kilitli olması nedeniyle kapıyı açamadığı, elindeki keser ile aracın camına tıklatarak herhangi bir şey söylemeden avukatı tehdit ettiği, sonrasında araç şoförü ile diğer şikayetçilere "Ben teröristim, hepinizi öldüreceğim, ananızı avradınızı sinkaf edeceğim." dediği, akabinde avukata "Sakalını sinkaf edeceğim, ananı avradını sinkaf edeceğim." dediği, şikayetçilerin olay yerinden ayrılmasından sonra, avukatı telefonla 2-3 kez arayarak, "Seni geberteceğim, seni yaşatmayacağım, şerefsiz." dediği, sonrasında polis merkezi önünde de avukata saldırmak istediği ve polis merkezine girmesine engel olmaya çalıştığı iddiasıyla açılan davada sanığın atılı suçları işlediği kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden
Katılan ve mağdurların beyanlarından anlaşılacağı üzere sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesine yönelik Mahkemenin delilleri takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Sair Yönlerden Yapılan İncelemede
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Suçun silahla ve yargı görevi yapan avukata karşı işlenmesine rağmen, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı,
Anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!