4. Ceza Dairesi 2021/22552 E. , 2024/2279 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/187 E., 2016/340 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.12.2011 tarih, 2011/167 Esas, 2011/777 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
b. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
Karar verilmiş ve bu karar 09.02.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
2. Sanığın denetim süresi içerisinde 18.11.2014 tarihinde kasten yaralama suçunu işlediğinin ihbar edilmesi üzerine yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Ankara 16. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında hükümlerin aynen açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, gerekçesiz hüküm kurulduğuna, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasının yeterince değerlendirilmediğine, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile Libya caddesi üzerinde seyir halinde iken başka bir araç ile çarpışarak kazaya karıştığı, sanığın alkol muayenesi için hastaneye götürülmek istendiğinde gitmek istemediği ve görevli memurlara direndiği, karakola getirildiğinde avukatını talep ettiği, avukatı geldikten sonra vermiş olduğu ifade zaptını imzalamadığı ayrıca karakola getirilirken görevlilere direnerek gitmek istemediği, görevli ekip otosunun sağ yan dikiz aynasını kırarak kamu malına zarar verdiği, ehliyet ruhsat gibi belgelerini ibraz etmediği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece sanığın tevil yollu ikrarı, tanık anlatımları, olay tutanaklarına göre sanığın her iki suçtan da mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, sanığın hakkında işlem yapmak isteyen polis memurlarına ehliyet, ruhsat ibraz etmemesi, ekip aracına binmemekte direnmesi, ifade zaptını imzalamak istememesi biçiminde kabul edilen eyleminde, suçun mağduru olan polis memurları tespit edilip iddia ve şikayetlerinin sorulması ve sanığın cebir ve tehdit eylemlerinin açıklattırılması gerektiği gözetilmeden, görevi yaptırmamak için direnme suçunda aranan cebir veya tehdit unsurlarının somut olayda ne şekilde gerçekleştiği kanıtlara dayalı olarak tartışılıp gösterilmeden, 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine aykırı olarak eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2. Dosya içeriğinde trafik kazasına karışan sanığa ait alkol ölçümünün bulunmaması ve dosya içeriğine göre sanığın alkolün etkisi ile güvenli sürüş yeteneğini kaybettiğine dair bir delil ve dışa yansıyan davranışları ile ilgili olumsuz bir tespitin bulunmadığı da dikkate alındığında yasal unsurları oluşmayan atılı trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken, delillerin yanlış değerlendirilmesi sonucu oluşa ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelere dayanılarak yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
3.Kabule göre de,
a. Daha önce hapis cezasına mahkûmiyeti bulunmayan sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hükmolunan 1 ay hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasında belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
b. 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararıyla "Seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiği ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz." hükmünün suç tarihinden sonra ek cümle ile 08.07.2021 tarihinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ile birlikte görevi yaptırmamak için direnme suçunu da işlediği ancak seri muhakeme usulünün bu kapsama girmeyen başka bir suçla işlenmiş olması halinde uygulanamayacağına ilişkin hükmün suç tarihinden sonra düzenlenmesi ve Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı iptal kararı karşısında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle,
Hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!