4. Ceza Dairesi 2021/22315 E. , 2024/2094 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/423 E., 2016/628 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında
1. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2. Hakaret suçundan (mağdurlar E.Ş. ve H.Ş. ile şikâyetçi O.D.'ye karşı) 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3. Hakaret suçundan (mağdur K.Ç. ile şikâyetçi Ç.D.'ye karşı) 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Hak yoksunluklarına ve verilen cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, kararın bozularak mağduriyetinin giderilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, denetimli serbestlik tedbiri nedeniyle imza atmak için İlçe Jandarma Komutanlığı'na gelerek "Benim denetimim var, hemen getirin, imzamı atacağım." dediği, jandarma görevlisi olan mağdurlar E.Ş., ve H.Ş. ile şikayetçi O.D. ile tartışmaya başladığı ve ittirmek suretiyle mukavemet gösterdiği, "Siz kimsiniz lan, açın şu defteri imzalayacağım, sizinle mi uğraşacağım köpekler, hiç biriniz adam değilsiniz, sinkaf olun gidin buradan." diyerek hakaret ettiği, şikayetçi O.D.'nin Cumhuriyet savcısı olan mağdur K.Ç.'ye haber vererek aldığı talimat doğrultusunda sanığın gözaltına alınmak istenmesi üzerine de "Siz kim oluyorsunuz da beni gözaltına alıyorsunuz, savcının da a...na koyarım, başsavcıyı da sinkaf ederim, o savcının derdi neymiş gelsin bakalım buraya." şeklinde sözlerle Cumhuriyet savcıları mağdur K.Ç. ile şikâyetçi Ç.D.'nin gıyabında hakaret ettiği, bu suretle görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarını işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın temyiz sebepleri ile sair yönlerden yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Ceza infaz kurumunda bulunan sanığın, duruşmadan bağışık tutulma talebinin olmaması karşısında, yargı çevresi dikkate alınarak hazır edilmesi gerektiği gözetilmeden yokluğunda hüküm verilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırı şekilde savunma hakkının kısıtlanması,
2. Sanığın ''Olay ve Olgular'' başlığı altında belirtilen şekilde önce mağdurlar E.Ş., ve H.Ş. ile şikâyetçi O.D.'ye hemen akabinde de mağdur K.Ç. ile şikâyetçi Ç.D.'ye karşı işlediği hakaret eylemlerinde, muhataplara yönelik hakaretlerin aynı yer ve zamanda, aynı suç işleme kararıyla, birbirini takip eden söz ve davranışlarla gerçekleşmesi nazara alındığında, hukuken bir bütün halinde tek bir hakaret fiilini oluşturduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiş bulunan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması koşulları tartışılmadan, yerinde görülmeyen gerekçeyle hakaret suçundan iki ayrı hüküm kurulması,
3. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında düzenlenen aleniyetin oluşabilmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda; hakaret eyleminin İlçe Jandarma Komutanlığı'nın neresinde gerçekleştiği yöntemince tespit edilerek, suçun aleni ortamda işlenip işlenmediği tartışıldıktan sonra, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanması hususunda bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun’un 326 ıncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!