WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 18 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/21381 E.  ,  2024/2586 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/176 E., 2016/417 K.
SUÇLAR : Hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1. Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 8.840,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları ile 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2021 tarih ve 2016/287610 sayılı Tebliğnamesiyle hükmün/hükümlerin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizinin; usule uygun şekilde savunmasının alınmadığı, üzerine atılı suçları işlemediği halde mahkumiyetine karar verildiği, Mahkemece eksik inceleme yapıldığı tanıkların dinlenilmediği, hakaret suçundan adli para cezası verildiği halde trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hapis cezası verildiği, hükümlerin usul ve Yasa'ya aykırı oldukları, bu nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Jandarma Trafik Tim Komutanlığında görevli olan şikayetçilerin olay günü, sanığın plakasız bir motosikleti kullandığını gördükleri, işlem yapmak için durdurmaya çalıştıkları ancak sanığın dur ihtarına uymayarak kaçtığı, görevlilerin sesli ve ışıklı ikazlarına rağmen sanığın durmayarak kaçmaya devam ettiği, bir süre kovalamaca sonucu sanığın yakalandığı, şikayetçilerin işlem yapmak istedikleri sırada, sanığın motosikleti vermeyeceğini, ceza yazdırmayacağını söyleyerek "ırz düşmanları'' şeklinde sözle şikayetçi jandarmalara hakaret ettiği, sanığın yapılan alkol muayenesinde 2,24 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, iddia olunarak açılan kamu davasında, Yerel Mahkemece sanığın üzerine atılı hakaret ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından ayrı ayrı mahkumiyeti yönünde hükümler kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
A. Hakaret Suçu Yönünden
1. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Tüm dosya kapsamı, şikayetçilerin aşamalardaki samimi ve istikrarlı anlatımları, sanığın kısmen ikrar içeren savunması ve daha önceden sanıkla aralarında husumet bulunmadığı anlaşılan kamu görevlisi olan şikayetçilerin sanık hakkında iftira atmalarını haklı gösterecek herhangi bir neden bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanığın atılı suçları işlediğine dair Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı, temyiz sebebi olarak ileri sürülen diğer husular yönünden, sanığın savunmasının usule uygun şekilde alındığı, sanığın duruşmada müdafii talebinde bulunmadığı, tüm delillerin toplanmış olması nedeniyle araştırılması gereken başka bir husus bulunmadığına dair Yerel Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla sanığın temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
2. Sair Hususlar Yönünden
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın, kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

2. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçu Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanık hakkında seçimlik ceza öngörülen hakaret suçundan adli para cezası tercih edilmek sureti ile temel ceza belirlenmesine ve her iki suç yönünden de sanığın geçmişinin olumlu değerlendirildiği belirtilerek taktiri indirim uygulanmasına karşın, hüküm gerekçesinde benzer ifadelere yer verilerek olumlu kanaat oluşmadığı gerekçesiyle trafik güvenlini tehlikeye sokma suçundan verilen hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilmesine yer olmadığına karar verilmesi suretiyle hükümler arasında çelişkiye neden olunması,
2. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun' a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla "seri muhakeme usulü" yönünden Anayasanın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (a-3) bendi kapsamına giren trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden; Anayasanın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Nedenleriyle, hüküm hukuka aykırı bulunmuş ve açıklanan nedenle bu suç yönünden Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Verilen Hükmün Temyizinde
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA,
B. Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Verilen Hükmün Temyizinde
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Sayın çoğunluk ile aramızdaki uyuşmazlık sanığın sarf ettiği sözlerin hakaret suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkindir.
Ceza Genel Kurulunun 14.10.2008 gün ve 170-220 sayılı kararında da belirtildiği üzere; hakaret fiilinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer,kişilerin şeref,haysiyet ve namusu, toplum içindeki itibarı, diğer fertler nezdindeki saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleştirilmesi gerekmektedir. Somut bir fiil ya da olgu isnat etmek veya sövmek şeklindeki seçimlik hareketlerden biri ile gerçekleştirilen eylem, bireyin onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte ise hakaret suçu oluşacaktır.
Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşlara yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir.

Somut olayımızda, Jandarma Trafik Tim Komutanlığında görevli müştekilerin sanığı plakasız motosiklet kullanırken gördükleri ve işlem yapmak için durdurmaya çalıştıkları, ancak sanığın durmayarak kaçtığı, daha sonra kovalamaca sonucu yakalandığında ceza yazdırmayacağını ve motosikleti vermeyeceğini söyleyerek müştekilere hitaben “Irz düşmanları” dediği sabittir. Sanığın sarf ettiği söz deyim olup ahlaksız anlamındadır. Sanığın sarf ettiği bu sözler müştekilerin onur ve saygınlığını incitecek bir sövme veya somut fiil isnadı değildir. Suçun maddi unsuru oluşmamıştır. AİHM nin bir çok kararında vurgulandığı üzere değer yargısına müdahale sözleşmenin 10. maddesinde güvence altına alınan ifade özgürlüğüne müdahaledir. Sanığın müştekilere sarf etmiş olduğu söz rahatsız edici ve kaba ifade niteliğinde olması nedeniyle hakaret suçunun oluşmadığı ve bu nedenle yerel mahkeme kararının bu suç yönünden bozulması kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyoruz. 28.02.2024