4. Ceza Dairesi 2021/21356 E. , 2023/23765 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/748 E., 2015/928 K.
SUÇ : Kötü muamele
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında kötü muamele suçundan üç kez, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, cezaların 51 inci maddesi uyarınca ertelenmelerine, birer yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, sanık hakkında verilen kısa süreli hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi nedeniyle hak yoksunluklarının uygulanamayacağının gözetilmemesi usul ve Kanun’a aykırı olduğundan kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurların kaldığı çocuk evinde bakım elemanı olarak çalışan sanığın değişik zamanlarda mağdurlara kötü muamelede bulunduğu, sandalyenin üzerine yatırıp zorla yemek yedirdiği, yüksek sesle konuştuklarında terlikle vurduğu, mağdurlara sıcak suyla banyo yaptırdığı ve dövmekle tehdit ettiği iddialarıyla açılan davada, Mahkemece sanığın mağdurlara yönelik eylemleri sabit görülerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın savunması, mağdurların beyanları, tanık anlatımları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın üzerine atılı suçu mağdurlara karşı işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup sanığın bozma sebepleri dışındaki temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
1. 6545 sayılı Kanun'un 72 nci maddesiyle, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında yapılan değişikliğin suç tarihi itibarıyla yürürlükte olmaması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına engel mahkumiyeti bulunmayan ve suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla cezasının ertelenmesi halinde bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması sebebiyle cezası ertelenen sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun ertelemeden önce değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, "Sanık hakkında daha önce verilmiş HAGB kararı mevcut olduğundan sanığa verilen cezaya dair CMK 231 maddesini uygluanmasına YER OLMADIĞINA" şeklindeki gerekçeyle, anılan Kanun maddesinin uygulanmamasına karar verilmesi,
2. Kısa süreli hapis cezaları ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olarak, birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi,
3. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesi'nin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğunun belirlenmesi, sebebiyle kararda bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!