4. Ceza Dairesi 2021/20784 E. , 2024/773 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/325 E., 2015/105 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma
Atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen Sakarya Barosu'nun davaya katılma ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı anlaşılmıştır.
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenler sanık müdafii ile katılan ve vekilinin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Yerel Mahkemece sanık hakkında hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 63 üncü maddesi uyarınca 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve gözaltında geçirdiği sürenin cezasından mahsubuna,
2. Yerel Mahkemece sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 53, 51 ve 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın 2 yıl denetim süresi ile ertelenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğine, alacak konusunda taraflar arasında anlaşmazlık çıktığına, sanığın, alacak konusu evrakları avukatına incelettirmek üzere talep ettiğine, tartışmalar ve bağrışmalar sonucu olayın büyümemesi için elinde bulunan evrakları alarak dışarı çıktığına, karakoldan aranınca evrakları eksiksiz olarak katılana teslim ettiğine, bu hususun katılanın imzası ile de sabit olduğuna, tarafların tartıştığı esnada yanlarında kimsenin bulunmadığına, soruşturma aşamasında alınan bilgi sahibi beyanlarında da bu hususun doğrulandığına, bir kısım tanığın kovuşturma aşamasında değiştirdikleri beyanlarına itibar edilmemesi ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir.
B. Katılanın Temyiz İsteği
Kararı temyiz ettiğine vesaire ilişkindir
C. Katılan ve Şikâyetçi Vekilinin Temyiz İsteği
Eylemin yağma suçunu oluşturmasına karşın hatalı vasıflandırma sonucunda görevi yaptırmamak için direnme suçundan hüküm kurulduğuna, Sakarya Barosu Başkanlığı adına bulunduğu katılma talebinin reddi yönündeki ara kararın hukuka aykırı olduğuna, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması gerektiğine vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan ...'nin Sakarya Barosu'nda görevli avukat olduğu, sanık ...'ın suç tarihinden bir gün önce borçlu olduğu icra dosyası ile ilgili olarak görüşmek için katılan ...'yi telefonla arayarak randevu talep ettiği, katılan ...'nin olumlu cevabı üzerine sanığın suç tarihinde katılana ait avukatlık ofisine geldiği, ofis içerisinde taraflar arasında yapılan görüşme esnasında belirtilen miktar kadar borcu olmadığını söyleyen sanık ...'ın icra dosyası ile ilgili olarak "Eğer bu parayı tahsil için beş kuruş alırsan seni öldürürüm, ananı avradını sinkaf ederim senin." dediği ve doğrudan katılan ...'nin üzerine saldırarak sol gözünün altına kafa atmak suretiyle vurduğu, sanık ...'ın masa üzerinde bulunan ve içinde bir kısım evrak aslının da bulunduğu icra dosyası örneğini aldığı ve "Sana beş kuruş bile ödemeyeceğim." diyerek avukatlık ofisinden çıkıp gittiği Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Şikâyetçi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Atılı suçtan doğrudan zarar görmeyen Sakarya Barosu'nun davaya katılma ve 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık hakkındaki hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı, bu kapsamda 19.12.2014 tarihli oturumda katılma talebinin reddine dair verilen ara kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, Sakarya Barosu vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Müdafii, Katılan ve Vekilinin Temyiz Sebepleri ile Sair Sebepler Yönünden
1. Dosya kapsamında, sanığın icra dosyası örneğini almak amacı ile tehdit ve cebir kullandığına yönelik bir anlatım bulunmadığı, sanığın borçlu olduğu icra dosyası ile ilgili işlemlerin durdurulması amacına yönelik olarak hareket ettiği, kastının yağma suçuna ilişkin olmadığı şeklindeki, Mahkemenin yargılamaya konu eyleme dair hukuki nitelendirmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
2. Sanığın yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 265 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımının öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımını kesen son işlemin 10.03.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımının gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Sakarya Barosu Vekilinin Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik Sakarya Barosu vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Müdafii ile Katılan ve Vekilinin Temyizleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ile katılan ve vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!