WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/19090 E.  ,  2024/992 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/119 E., 2016/189 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma

Sanık ... hakkında kasten yaralama, sanık ... hakkında mala zarar verme ve kasten yaralama suçlarından, neticeten hükmolunan adlî para cezalarına ilişkin mahkûmiyet kararlarının tür ve miktarları itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmıştır.
Sanık ... hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Safranbolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.03.2016 tarihli ve 2015/119 Esas, 2016/189 karar sayılı kararıyla
1. Sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 2000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına,
2. Sanık ... hakkında;
a. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın 5 eşit taksitte tahsiline,
b. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 7000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın 24 eşit taksitte tahsiline,
c. Mala zarar verme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 151 inci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 1000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın 5 eşit taksitte tahsiline,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık ve vekilinin temyiz sebepleri, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, etkili bir soruşturma yapılmadığına, savunma hakkının ihlal edildiğine, şikâyetçiler ile arasında önceye dayalı husumet bulunduğuna, savcılığa yaptığı müracaatın sonuçsuz kaldığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına ve kesin hükümlerin suç vasfı nedeniyle temyizen incelenmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Katılan sanığın karıştığı kavga sonrasında, 155 ihbar hattını arayarak nöbetçi Cumhuriyet savcısına yönelik hakaret niteliğinde sözler söylediği, sanık savunması, 13.01.2016 tarihli ses kaydı çözümüne ilişkin bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama ve Sanık ... Hakkında Mala Zarar Verme ile Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Hükümlerin tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmakla, katılan sanık ve vekilinin temyiz isteklerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, sanık ve müdafiinin bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
1. 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğunun belirlenmesi,
2. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin uygulanması sırasında yapılan hesap hatası sonucu "7500 TL" yerine "7000 TL" adli para cezasına hükmolunması,
Nedenleriyle, karar hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama ve Katılan Sanık ... Hakkında Mala Zarar Verme ile Kasten Yaralama Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan sanık ve vekilinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken, aynı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.01.2024 tarihinde karar verildi.