4. Ceza Dairesi 2021/18399 E. , 2024/862 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/93 E., 2016/133 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanıklar hakkında;
Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 265 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasının delaletiyle birinci fıkrası, 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 ay 10 gün hapis cezaları ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ...’nun temyiz istemi, kararı temyiz ettiğine yönelik olup gerekçe içermemektedir.
Sanık ...’nun temyiz istemi, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki suçu oluşturduğuna, ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanamayacağına, sanık ...'nun eyleminin ise 5237 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesindeki suçu oluşturduğuna yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay günü jandarma personelinin bir hırsızlık olayının şüphelilerini yakalamak için yaptıkları araştırma esnasında kaçmaya başlayan sanık ...’nun takip edilerek yakalandığı esnada şikayetçi jandarma personeline hitaben "Bırakın lan! Beni alamazsınız. Burası bizim mahallemiz. Burdan çıkamazsınız. Beni kurtarın." şeklinde bağırdığı, bu sırada sanık ...’nun da içerisinde bulunduğu 15-20 kişilik kalabalık bir gurubun şikayetçi kolluk personelinin etrafını sardığı, sanığın bu kargaşadan istifade ederek olay yerinden kaçtığı iddiaları ile sanıklar hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan açılan davada, Mahkemece sanıkların eylemleri sabit görülerek cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Yönünden
1. Sanığın savunması, şikayetçilerin beyanları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın üzerine atılı görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediğine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı belirlenerek yapılan incelemede sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
2. Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış,
Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, "eylemin birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin kabul edilmesine karşın, 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı olarak uygulama maddesinin gösterilmemesi" hususu dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ... Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 20.02.2018 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanunun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun belirlenmesi sebebiyle kararda bu yönden hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği "görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükmün ikinci paragrafının başına '5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca' ibaresinin eklenmesi" suretiyle, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Sanık ... Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!