WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/17107 E.  ,  2023/24630 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/8 E., 2016/546 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 179 uncu maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle ikinci fıkrası, 62 nci, 50 nci, 52 nci maddeleri uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci, maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın 18.02.2015 tarihinde kesinleştiği,
4. Sanığın 22.05.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olup kesinleşmesi nedeniyle, açıklanması geri bırakılan hükümlerden trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan verilen ceza aynen açıklanmış, görevi yaptırmamak için direnme suçundan verilen hapis cezası adli para cezasına çevrilerek sonuç ceza 3.740,00 TL olarak açıklanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil bulunmadığına, lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Şüphelinin 191 promil alkollü olarak araç kullandığı, polislerin ehliyet ve ruhsatını ibraz etmesini istedikleri, ancak şüphelinin agresif tavırlar sergileyip istenilen belgeleri ibraz etmediği gibi aracın kapılarını kilitlediği, şüpheliden evraklarının istenmesine rağmen şüphelinin agresif tavırlarına devam edip belgeleri ibraz etmeyerek, " Beni kimse alamaz, bana kimse kelepçe takamaz, kimse beni nezarete atamaz. " şeklinde sözler söyleyerek direndiği, polislerin şüphelinin adli raporunu aldırıp hakkında yasal işlem yapmak üzere şüpheliyi götürmek istedikleri sırada şüphelinin görevli memurlara fiziken direndiği ve araca binmemek için mukavemette bulunduğu, şüphelinin araca bindirilip adli rapor aldırılmak üzere hastaneye götürüldüğü sırada şüphelinin araçta "Siz benim kim olduğumu öğreneceksiniz, beni tanımıyorsunuz, sizinle görüşeceğiz." şeklinde sözler söyleyerek görevli memurlara direnmeye devam ettiği iddiasıyla hakkında açılan davada sanığın atılı suçları işlediği, Mahkemece kabul olunmuştur.

IV. GEREKÇE
Sanığın Temyiz Sebebi ve Sair Yönlerden Yapılan İncelemede

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 18.02.2015 tarihinde kesinleştiği ve 5 yıllık denetim süresinin kesinleşmeden itibaren başladığı, hükmün açıklanmasına neden olan suç tarihinin 22.05.2014 tarihi olup kesinleşme tarihinden önceki tarih olduğu , bu suçun hükmün açıklanmasına neden olmayacağı, sanığın denetim süresinde işlediği başkaca kasıtlı suçlardan mahkum olup olmadığı tespit edilip, sonucuna göre, açıklanması geri bırakılan hükümlerin açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
2.Kabule göre de;
a.Anayasa’nın 40 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 232 nci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, hüküm ve kararlarda, başvurulacak kanun yolu, başvuru yapılacak mercii, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin ne zaman başlayacağının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup kanun yolunun açık olmasına rağmen “kesin olmak üzere” şeklinde yanıltıcı gösterilmesi,
b.5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrasında yer alan düzenlemeye göre, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken görevi yaptırmamak için direnme suçu yönünden yeniden değerlendirme sonucu açıklanması geri bırakılan hükümdeki hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi,
c.17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun' a 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla "seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının a-3 bendi kapsamına giren trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8 nci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanık hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.11.2023 tarihinde karar verildi.