4. Ceza Dairesi 2021/16942 E. , 2023/24819 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/724 E., 2016/395 K.
SUÇLAR : Mühür bozma, imar kirliliğine neden olma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanık hakkında mühür bozma suçundan hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkemenin kararı ile sanık hakkında,
1. Mühür bozma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 203 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. İmar kirliliğine neden olma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddesi uyarınca, 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizinin, hükümleri temyiz ettiğine ve resen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması taebine yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık tarafından ... Mahallesi ... Sokak No:... adresinde kaçak inşaat yapıldığının tespiti üzerine hakkında yapılan suç duyurusu üzerine imar kirliliğine neden olma suçundan açılan davada, sanığın ikrarı ile 18.03.2016 tarihli bilirkişi raporlarına ve ...'nın 11.08.2015 tarihli yazısına göre, davaya konu yerin ... Belediyesi sınırları dahilinde olduğu ve bina yapmak amacına yönelik inşaat olduğunun tespiti üzerine sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık atılı suçlamayı ikrar etmiştir.
3. ...'nın 11.08.2015 tarihli yazısı ile 18.03.2016 tarihli inşaat mühendisi bilirkişi ile fen bilirkişiden alınan raporlar dosyada mevcuttur.
IV.GEREKÇE
A. Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 25.02.2014 tarih ve 2013/4-691 esas, 2014/91 Karar ile 25.11.2014 tarih ve 2014/4-94 Esas, 2014/525 Karar sayılı kararlarında: “İmar kirliliğine neden olma suçunda ruhsatsız ya da ruhsata aykırı olarak yaptığı veya yaptırdığı binayı imar planına ve ruhsatına uygun hale getirerek 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasında düzenlemeden yararlanma imkânı bulunan fail hakkında, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanma imkanı bulunmamaktadır." denilmektedir. Buna göre, daha lehe hükümleri kapsadığı konusunda tereddüt bulunmayan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmüne göre özel bir düzenleme olan 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin beşinci fıkrasını yerine getirmeyen sanık hakkında yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmaması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmaması yönünde Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmamış, vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. 5237 sayılı Kanun'un 184 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca imar kirliliğine neden olma suçunun oluşabilmesi için taşınmazın belediye sınırları içinde veya özel imar rejimine tabi yerde olması gerektiği, mücavir alanda bulunması halinde ise suçun oluşmayacağı göz önüne alındığında;
Somut olayda; ... İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün 11.08.2015 tarihli yazısında suça konu binanın belediyeleri mücavir alanı (eski) sınırları dahilinde kalmakta olup özel imar rejimine tabi yerlerden olmadığının belirtilmesi, 18.03.2016 tarihli bilirkişi raporlarında ise belediye sınırları içinde olduğunun tespit edilmesi karşısında, söz konusu yerin yapıldığı tarihte, belediye sınırları içerisinde veya özel imar rejimine tabi yerlerden olup olmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Sanığın, hükümden sonra dosyaya sunduğu dilekçesinde, davaya konu taşınmaza ilişkin 7143 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi ile 3184 sayılı İmar Kanunu'na eklenen geçici 16 ncı maddesi kapsamında işlem yapıldığını belirtmesi ve bu dilekçesiyle birlikte yapı kayıt belgesi fotokopisi sunmuş olması karşısında, ilgili bakanlıktan suça konu bina ile ilgili usule uygun olarak yapı kayıt belgesi alınıp alınmadığının araştırılarak, sonucuna göre hüküm kurulması gerekliliği,
Nedenleriyle karar hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Mühür Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı gözetildiğinde 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca hükmün kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un sekizinci maddesinin birinci fıkrası ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle REDDİNE,
B. İmar Kirliliğine Neden Olma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!