4. Ceza Dairesi 2021/16891 E. , 2023/24828 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/272 E., 2016/282 K.
SUÇLAR : Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama
Sanık hakkında tehdit suçundan neticeten hükmolunan 500,00 TL adlî para cezasına ilişkin mahkûmiyet kararının tür ve miktarı itibarıyla 5320 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmıştır.
Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında,
1. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca, 8.840,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin; atılı suçu kabul etmediklerine, aynı eylemden iki ceza verildiğine, mahkemece derdestlik itirazlarının değerlendirilmediğine, müvekkilinin suç kastının bulunmadığına, haksız tahrik hükümlerinin uygulanmadığına, bu nedenlerle usûl ve yasaya aykırı hükmün bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Avukat olarak görev yapan katılanın sanığın davalarını takip ettiği aşamada aralarında çıkan anlaşmazlıklar nedeniyle, sanığın ... isimli sosyal paylaşım sitesinde katılana yönelik "...Benim avukatımın attığı kazığı nasıl unuturum...bir gün de o oturur kazığın üstüne de zamanla", "...hırsız hala cebine girdi kendinin sanıyor dolandırıcı", "sahtekar avukatım para yatıracam demiş de ondan haber bekledim", "utanmadan her ay gitmiş paraları çekmiş", "...benim olana hırsızlık yaptı" şeklinde paylaşımlarda bulunmak suretiyle katılana hakaret ettiği iddiasıyla sanık hakkında hakaret suçundan açılan davada, sanığın savunmaları ile ... sayfa çıktı örneklerine göre sanığın atılı suçu işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık hakaret kastının bulunmadığına yönelik savunmada bulunmuştur.
3. ... çıktı örnekleri dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Hükmün tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, sanık müdafilerinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanık Müdafilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Dosya kapsamına, sanığın savunmaları ile ... çıktı örneklerine göre sanığın atılı suçu işlediğine ve sanığın yeniden suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığından hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmamasına dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "17.10.2014" yerine "13.02.2015" olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edildiği anlaşılarak yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Sanık müdafilerinin aşamalarda, sanığın 2014 tarihinde katılan aleyhine işlemiş olduğu hakaret suçundan Adana 25. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/1035 Esas dosyasında yargılandığı ve mahkûmiyetine karar verildiğini belirtmesi karşısında, yargılamaya konu somut olayın 17.10.2014 olan suç tarihinin, anılan dava dosyasındaki suç tarihleri arasında ve tarafları ile konusunun aynı olması nedeniyle, ilgili dosyada verilen karar kesinleşmiş ise kesinleşmiş karar örneğini de içerecek şekilde getirtilip, denetime olanak verecek biçimde bu dosya içerisine konulması, anılan dosyadaki eylemler ile bu dosyadaki eylemlerin aynı olup olmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre, mükerrer dava açıldığının belirlenmesi durumunda 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Kabule göre de,
a. Sanığın hakaret eylemlerini aynı olay bütünlüğü ve kısa zaman aralığı içinde, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirmiş olması nedeniyle, eylemlerin bir bütün halinde tek fiil kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrasının uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
b. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, katılanın 2006 yılından beri avukatlığını yaptığını, takip ettiği davalar nedeniyle alacaklı olduğu paraları vermemek için kendisini oyaladığını, bu şekilde mağdur olduğunu ve yine icra dosya numarasını istediğini, kendisine dosya numarasını da vermediğini, Adana 12. icra dairesinden, 1 yıldan beri kendisine aylık olarak yatırılan nafakanın avukatı tarafından alındığını öğrendiği şeklinde savunmada bulunmuş olması karşısında; olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilerek sonucuna göre, 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafilerinin temyiz istemlerinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B/2) bendinde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.11.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!