4. Ceza Dairesi 2021/14831 E. , 2023/22999 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/412 E., 2016/104 K.
SUÇ : Fuhuş
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, sanıklar müdafilerinin koşulları bulunmayan duruşmalı inceleme talebinin 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca reddine karar verilerek, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanıklar hakkında; fuhuş suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 227 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca dört kez 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteğinin; dinleme ve fiziki takip kararlarının insan ticareti şuçuna ilişkin olduğu, hukuka aykırı delille dava açıldığı, şikayetçilerin beyanları mahkemede alınmadan karar verildiği, restauranta müşteri geldiğinde nezaketen karşılamanın suç unsuru olarak algılandığı, farazi iddialarla karar verildiği, sanığın otelde sadece bir garson olduğu, sanığın atılı suçu işlediğine dair delil bulunmadığı, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
2. Sanık ... ve ... müdafiinin temyiz isteğinin; esasa dair UYAP üzerinden karar duruşmasından önce gönderilen savunma dilekçesinin karar verildikten sonra dosya içerisine alınması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığı, mağdurlar dinlenilmeyerek usule aykırı davranıldığı, mağdurların ifadelerinde fuhuş yapmadıklarını belirttikleri, tanığın duruşma gününden farklı tarihte ifadesi alınarak tanık sorgulatma haklarının ellerinden alındığı, aynı kadınların otele farklı günlerde farklı kişilerle konaklamaya gelmelerinin suç kabul edilmesinin hatalı olduğu, dinleme kararlarının hukuka aykırı olduğu, sanıkların atılı suçları gerçekleştirdiklerine dair mağdur ve tanık beyanı bulunmadığı, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıklardan ... ve ...'in sahip olduğu ve işletmekte olduğu otelde, sanık ...'nin otelin restoran bölümünde garsonluk yaptığı, sanıklar ... ve ...'ın mağdurların otelde fuhuş yapmalarını organize ettikleri, sanık ...'in de bu durumdan haberdar olduğu, eylemlerinin tanığın beyanı, mağdurların soruşturma aşamasındaki beyanları, HTS kayıtları ve tüm dosya kapsamından sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen fuhuş suçunun, suç tarihi dikkate alındığında 5271 sayılı Kanun'un 135 inci maddesinde belirtilen katalog suçlar arasında yer almadığından iletişimin tespiti ile elde edilen görüşme dökümlerinin, bu suç açısından delil değerlendirme yasağı kapsamında kaldığından bu deliller dışlanarak yapılan incelemede;
Sanıklar ... ve ... müdafiinin son duruşmaya gelerek esasa ilişkin savunmada bulunması ve dilekçesinin dosyaya girmediği yönünde bir beyanının olmaması, tanık ... G.'nin duruşmada görgüye dayalı bilgisi olmadığını belirtmesi karşısında; tanık sorgulatma hakları elinden alındığına ve savunma hakkının kısıtlandığı yönündeki temyiz isteği ve sanıklar müdafiilerinin bozma sebebi dışındaki diğer temyiz istekleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Sanık ... hakkında mağdur ... G.'ye yönelik kurulan hükme ilişkin olarak; olaya ilişkin görgüye dayalı bilgisi olduğu anlaşılan ve soruşturma aşamasında beyanı alınan tanık ... O.'nun tanık olarak dinlenilmesi ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik kovuşturma ile hüküm kurulması,
2. Sanık ... hakkında mağdurlar ... N., ... T. ve ... T.'ye yönelik kurulan ve sanık ... hakkında ise tüm mağdurlara yönelik kurulan hükümlere ilişkin olarak; mağdurların sanıkların kendilerine fuhuş yaptırdıklarını kabul etmemeleri, olay tutanağına göre otelin aynı odasında bulunup herhangi bir müşteri ile birlikte yakalanmamaları, tanık ... G.'nin bu mağdurlara sanıkların fuhuş yaptırdığına dair açıklamasının olmaması karşısında; sanıkların mahkumiyetlerine yeterli her türlü
şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delillerin nelerden ibaret olduğu 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca açıklanmadan yetersiz gerekçeyle mahkûmiyetlerine karar verilmesi,
3. UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre sanık ...'in hükümden sonra 17.04.2022 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında; bu husus araştırılarak sonucuna göre sanığın öldüğünün tespit edilmesi halinde, sanık hakkındaki kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu,
4. Kabule göre de;
a. Sanık ... hakkında iddianamede 5237 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince bir kez cezalandırılması talep edilmesine karşın, ek savunma hakkı tanınmadan aynı Kanun maddesi gereğince dört kez cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı davranılması,
b. Suçun delili niteliğinde olan ses kayıtlarını içerir DVD'lerin dosyada delil olarak saklanması yerine 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü madde uyarınca müsaderesine karar verilmesi,
Nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!