4. Ceza Dairesi 2021/14804 E. , 2023/23002 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/324 E., 2016/548 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
2. Kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (c) bendi, 35 inci, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteğinin; veraset ilamında mirasçı olduğunu belirtmesine karşın ilamın kendisine verilmediği, şikayetçiler tarafından cebir yoluyla kalemden çıkarıldığı, atılı suçu işlemediği, haksız fiilin olup olmadığının tartışılmadığı, tutanağı tutanların şikayetçi ve tanıklar olduğu, şikayetçi beyanından farkı olmadığı, "Lan." sözcüğünün hakaret suçunu oluşturmadığı, şikayetçinin yaralandığına dair rapor bulunmadığı, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, Sulh Hukuk Mahkemesinin bir dosyanın kararını almak için mahkeme kalemine geldiği, mahkeme personeli olan şikayetçinin sanığın dosyada davacı olmadığı, mahkeme hakiminin talimatı nedeniyle davacı dışındakilere karardan veremeyeceklerini söylediği, sanığın bu duruma sinirlenip bağırmaya başladığı, bunun üzerine şikayetçinin dışarı çıkmasını istediği, sanığın şikayetçiye hitaben "Sen beni kovamazsın lan." dediği ve üzerine yürüyerek vurmak istediği, tanıklar tarafından engellendiği, eylemlerinin şikayetçinin beyanı, tanıkların anlatımları ve tutanak karşısında sabit olduğu Yerel Mahkemece kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Şikayetçinin beyanı, tanıkların anlatımları ve tutanak karşısında; sanığın kasten yaralama suçunu işlediğine, şikayetçiden kaynaklanan haksız fiil bulunmadığına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmış olup sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz istekleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Bu şekilde kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Sanığın, katılana söylediği kabul edilen sözlerin kaba ifade tarzı niteliğinde olup hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. Kasten yaralama suçundan kurulan hükümde teşebbüs hükmü uygulanırken uygulama maddesinin yazılmaması,
3. 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereği yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönüyle hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!