4. Ceza Dairesi 2021/14175 E. , 2023/23420 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/815 E., 2016/54 K.
SUÇ : Görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sincan 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2013 tarihli 2013/318 Esas, 2013/707 Karar sayılı ilamı ile sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 inci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 265 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiş ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca hükmün açıklanması geri bırakılmıştır.
2. Sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle yapılan ihbar neticesinde Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli 2015/815 Esas 2013/707 Karar sayılı ilamı ile açıklanması geri bırakılan hüküm aynen açıklanmıştır.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ;
Sanık müdafiinin temyiz isteminin özetle; ihbara konu suçtan verilen mahkûmiyet kararının kesin nitelikte adli para cezası olması nedeni ile kanun yolu incelemesine kapalı olduğu, bu karara karşı kanun yararına bozma ve temyiz istemlerinin reddi kararına karşı temyiz yasa yoluna başvurulduğu, başvuruların sonucunun beklenilmeden ihbarda bulunulması neticesinde müvekkili hakkında haksız karar verildiği ayrıca yargı denetimine kapalı kesin nitelikte bir ceza nedeni ile hükmün açıklanmasının adil yargılanma hakkına aykırı olduğu, mahkemenin insan hakları, yargıtay kararları ve hukuku hiçe sayarak karar verdiği, müvekkilinin tutuklu olarak kaldığı koğuşların yaşam koşullarının insan onuruna yakışmayacak şekilde düzenlendiği, cezaevi tarafından dezenfekte edilerek kullanılan bir hücrenin kapatılarak müvekkil ve diğer tutukluların zor durumda bırakılmak istendiği, mahkemece cezaevi koşulları araştırılmadan hüküm kurulduğu, müvekkilinin eyleminin fiziksel bir eylem olmayıp hücre kapatma işlemine karşı bir direnç olduğu yalnızca mutfak olan hücrenin kapatılmamasını istediği, infaz koruma memurlarının sert müdahalede bulunduğu, müvekkilinin mağdur iken sanık konumuna getirildiği, söz konusu olayın yaşandığı iddia edilen yerin 5 kişinin kol kola girebileceği bir yer olmadığı mahkemece koridorların genişliğinin dahi araştırılmadığı, sanıkların F tipi koğuşlarda, koğuşların fiziki yapısı nedeni ile "yasal sınırlar içerisinde" müdahale eden şikayetçileri yaralamasının söz konusu olamayacağı, sadece şikayetçilerin beyanlarına dayanılarak hüküm kurulduğundan mahkemenin tarafsız davrandığına inanmadıkları, siyasi suçlu olan müvekkiline karşı bir varsayımla hüküm kurulduğu ve yargılamanın alelacele bitirildiği, kararın hukuk kuralları ve evrensel ceza yargılaması ilkelerine aykırı verildiği bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Ceza infaz kurumunda tutuklu bulunan sanık ve inceleme dışı sanıkların, mutfak olarak kullandıkları odanın, burada kalan tutuklunun tahliyesi nedeni ile başka tutuklu/hükümlüye tahsis edilmek için kilitlenmek istenmesi üzerine infaz koruma memuru olan katılan ve şikâyetçilere karşı odanın kilitlenmemesi için direndikleri, koğuşa gelen ikinci müdürün uyarısından sonra da odanın önüne, kol kola girip set çekmek suretiyle direnmeye devam ettikleri; bunun üzerine infaz koruma memurlarının yasal sınırlar içinde zor kullandıkları sırada sanık ve inceleme dışı sanıkların infaz koruma memurlarından S.E.G., M.E.(Y.), T.Ö. ve A.I.A.'yı basit tıbbi müdahale ile giderilebilir derecede yaraladıkları, yaşanan olaylarda mahkumların eylem ve karar birliği içinde hareket ettikleri ve kamu görevlilerine karşı görevlerini yapmalarına engel olmak amacıyla cebir kullandıkları iddiası ile cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; iddia, sanığın savunması, katılan ve şikâyetçi beyanları tanık beyanları, olay tutanakları, adli muayene raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek atılı atılı suçu işledikleri kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işlemesi ve mahkûmiyet kararı verilmesi nedeni ile hakkındaki hükmün açıklandığı, ihbara konu suçtan verilen kararın miktar itibari ile kesin nitelikte olmasının hükmün açıklanmasına engel teşkil etmediği, ihbara konu karar hakkında kanun yararına bozma ve temyiz isteminin reddi kararına karşı temyiz yasa yoluna başvurulmasının kararın infazını ve diğer sonuçlarını etkilemediği, temyiz sebebi olarak ileri sürülen adil yargılanma hakkının ihlali yönünden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde de güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verecek koşulların incelemeye konu olayda gerçekleşmediği, katılanların ve şikayetçilerin aşamalardaki anlatımlarının olay tutanağı ve adli muayene raporları ile uyumlu olduğu, sanığın savunmalarında inceleme dışı sanıklarla kolkola girerek infaz koruma memurlarının odayı kapatmasına engel olmak istediğini ikrar ettiği gözetildiğinde sanık müdafiinin olayın gerçekleştiği yerin fiziki koşullarının atılı eyleme uygun olmadığına yönelik temyizinin yerinde olmadığı, sanık ve inceleme dışı sanıkların adli muayene raporları gözetildiğinde infaz koruma memurlarının zor kullanma yetkisini aşmadıkları anlaşıldığından bozma sebepleri dışındaki temyiz sebepleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak; sanığın aşamalardaki; 7 hücrenin ortak şekilde mutfak olarak kullandığı bir hücrenin, odadaki kişinin tahliye edildiğinden bahisle cezaevi idaresince kapatılmak istenilmesi üzerine odayı sağlık ve hijyen nedenleri ile kapattırmak istemedikleri ve bu nedenle olay günü infaz koruma memurları ile tartışma yaşanadığı, yaşam koşulları ve mutfağın kapatılması ile ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Hakları Komisyonu'na başvurdukları ve ihlal olduğu yönünde karar verildiği, daha sonra mutfağın tekrar açıldığına dair savunmaları karşısında; sanığın savunmasında ileri sürdüğü başvurunun yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise sonucu tespit edildikten sonra olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması nedeni ile karar hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!