WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/14108 E.  ,  2023/20792 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/560 E., 2016/75 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme, trafik güvenliğini tehlikeye sokma
HÜKÜMLER : Ceza verilmesine yer olmadığı, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı,
2. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası, adı geçen Kanun'un 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, adı geçen Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62, 50 ve 52 nci maddeleri uyarınca 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği, sanığın söylediği iddia edilen hakaret içerikli sözlerin tutanakta yer almadığına ve tanık beyanlarında sanığın söylediği beyan edilen "Bende seni." sözlerinin de iddianamede geçmediğine, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun unsuru olan emniyetli bir biçimde araç sevk ve idare etmemenin somut olayda gerçekleşmediği, polis memurunun sanıktan ehliyet ve kimlik istemeden doğrudan "Seni o koltuğu oturtur döndürürüm." diyerek sanığa yumruk attığına bu nedenle sanığın memurun görevini engelleyecek bir davranışta bulunmadığına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdurların polis memuru olarak görev yaptıkları ve olay tarihinde saat 22.00 sıralarında ekip otosuyla devriye görevi esnasında, sanığın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla, 1.81 promil alkollü olarak spin atarak ve etrafında 7-8 kez dönerek hızlıca kullandığının görüldüğü, polislerin tüm dur ikazlarına rağmen aracın durmayarak uzaklaştığı, sanığın kullandığı aracın ... sokak üzerindeki ... oto ünvanlı işyerinin önünde durdurulduğu, mağdur ... K.'nın, sanıktan ehliyetini ve ruhsatını istediği, sanığın mağdura "S..rim lan arabayı ben kullanmıyordum, ehliyetimi ve evraklarımı vermem." diyerek hakaret ettiği, akabinde sanığın yumruk ve tekmeyle mağdur ... K.'ya saldırdığı, araya diğer mağdur ... M'nin girdiği, sanığın dirseği ile ... M'nin de gözüne doğru vurduğu, polis memurlarının alınan doktor raporlarında basit tıbbi müdahale ile tedavi olur şeklinde yaralandıkları, sanığın bu suretle trafik güvenliğini tehlikeye sokma, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını işlediği iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece sanığın alkollü olduğuna dair rapor, sanık ve mağdurlara ait adli raporları, olay yeri görgü tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre sanığın tüm suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Tüm dosya kapsamı, polis memuru mağdurların aşamalarda istikrarlı ve birbirleriyle uyumlu beyanları, 01.05.2015 tarihli olay tutanağı, tanıklar Ş.K., B.K. ve E. O.'nun beyanlarına göre sanığın hakaret suçunu karşılıklı olarak işlediği anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiş ve Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden
Tüm dosya kapsamı, 01.05.2015 tarihli olay tutanağı, polis memuru mağdurların aşamalarda birbirleriyle uyumlu ve istikrarlı beyanları, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte yaralandıklarına dair raporları, tanık beyanları ve sanığın 1,81 promil alkollü olduğuna dair raporu karşısında sanığın alkollü araç kullanarak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu ve hakkında işlem yapmak isteyen kamu görevlisi polis memurları mağdurlara cebir uygulayıp yaralayarak görevi yaptırmamak için direnme suçunu işlediği anlaşılmakla, hakkında mahkumiyet kararları verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
a. Hakaret suçundan sanık hakkında karşılıklı hakaret nedeniyle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesine karşın, görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, hukuka aykırı bulunmuştur. Tebliğname'de yer alan görüşe bu sebeple iştirak edilmemiştir.
b. 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı kararıyla "Seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'ya aykırı görülerek iptaline karar verildiği ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin onbirinci fıkrasında yer alan "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde uygulanmaz." hükmünün suç tarihinden sonra ek cümle ile 08.07.2021 tarihinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu ile birlikte görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarını da işlediği ancak seri muhakeme usulünün bu kapsama girmeyen başka bir suçla işlenmiş olması halinde uygulanamayacağına ilişkin hükmün suç tarihinden sonra düzenlenmesi ve Anayasa Mahkemesi'nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2021/44 Karar sayılı iptal kararı karşısında, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
V. KARAR
A. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Görevi Yaptırmamak İçin Direnme Ve Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinin ikinci maddesinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin, kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.