WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/13601 E.  ,  2023/20974 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/122 E., 2015/536 K.
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında,
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,

2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü, 62 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,

Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delilin dosyada bulunmadığına, olaya dair tutanak tutulmadığına, iddianın görüntü kaydı ile delillendirilmediğine ve sanığın kürtçe bilmediği belirtilerek sanık hakkında atılı suçlardan beraat hükümleri kurulmasına, vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın ... M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu, suç tarihinde infaz kurumunda biriken çöpleri almak için ... Belediyesine ait çöp aracının infaz kurumuna gittiği, çöp aracına refakat etmek üzere katılan ... K. ve mağdur ... A.'nın görevli oldukları, çöplerin alındığı sırada sanığın halı saha tarafına doğru gitmek istediği, mağdur ... A.'nın sanığı uyarması üzerine sanığın kürtçe olarak ''Senin ananı bacını sinkaf ederim, 50 gün sonra çıkıyorum, sizinle dışarda görüşeceğiz.'' dediği iddia ve Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
1. Sanığın suçlamaları inkar ettiği belirlenmiştir.
2. Katılan, mağdur ve tanık anlatımlarının benzer ve istikrarlı oldukları tespit edilmiştir.
3. 30.06.2014 tarihli olay tutanağı dosyada mevcuttur.
4. Sanığa ait adli sicil kaydı dosyada mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Sübuta Dair Temyiz Sebebi Yönünden
1. Tehdit Suçu Yönünden
Sanık savunması, katılan ve mağdur beyanları, tanık anlatımları, 30.06.2014 tarihli olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın tehdit eyleminin sübuta erdiğinin kabulü ile hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönden hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca; “Hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu madde gereğince hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise, ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir. Anılan kanuni düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu iddia olunan eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması kanuna açıkça aykırılık oluşturacaktır. Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak ifade edilen bu ilke uyarınca hâkim, ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuki çözüme kavuşturacaktır.
Somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; sanık hakkında düzenlenen iddianamede sanığın, mağdur ... A.'ya hakaret eyleminin yargılamaya konu yapıldığı, katılan ... K.'ye yönelik hakaret eylemi anlatılmadığı gibi sevkin de bulunmadığı anlaşılmakla, iddianamede anlatılmayan eylem nedeniyle sanık hakkında katılan ... K.'ye yönelik hakaret suçundan mahkumiyet hüküm kurulması, hukuka aykırı görülmüştür.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Hakaret suçunda temel ceza alt sınırdan belirlendiği halde, sair tehdit suçunda aynı ve soyut gerekçelerle alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi suretiyle hükümler arasında çelişki oluşturulması,
2. Mağdur ... A.'nın talimatla alınan beyanında şikâyetinden vazgeçtiği, sadece katılan ... K.'nin şikâyetçi olduğu ve sair tehdit suçunun şikâyete bağlı olduğunun anlaşılması karşısında; sanığa şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak, sonucuna göre sair tehdit suçu yönünden 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesi zorunluluğu,
3. 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanuna 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönlerden hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünün (A-2, B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.