WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/13446 E.  ,  2023/21576 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/235 E., 2016/7 K.
SUÇLAR : Hakaret, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkeme kararı ile sanık hakkında;
1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 53 üncü maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteğinin, üzerine atılı suçları kabul etmediği, üzerine suç atıldığı, haksız yargılama yapılarak mahkûmiyetine karar verildiği ve resen tespit edilecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında yapılan ihbar üzerine olay yerine giden şikâyetçi ile mağdurların olaya müdahale ettikleri esnada şikâyetçi ile mağdurlara hakaret ettiği ve adli rapor için hastaneye götürüldükten sonra polis merkezine dönüşte polis aracının içinde "Siz beni bu akşam aldınız, beni öldürün, asın, yoksa bunun yarın akşamı da var zenginin uşaklığını yaparsınız, siz uşaksınız fakire kelepçe takarsınız, ... nasıl olsa rahat yer, ...daki polisler hepsi o.... çocuğudur." demek şeklinde gerçekleştirdiği iddia edilen eylemleri nedeniyle sanık hakkında hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan davada, 08.10.2014 tarihli tutanak içeriği ile sanığın, şikâyetçinin ve mağdurların beyanlarına göre sanığın atılı suçları işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2. Sanık atılı suçları tevil yollu ikrar etmiştir.
3. Şikâyetçi ile mağdurların aşamalardaki beyanları uyumludur.
4. 08.10.2014 tarihli olay tutanağı dosya içinde mevcuttur.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın kısmi ikrarı, şikâyetçinin ve mağdurların beyanları ile 08.10.2014 tarihli olay tutanağına göre sanığın atılı hakaret suçunu işlediği ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından uygulanmaması yönünde, lehe hükümlerin uygulanması talebi bulunmayan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 51 inci maddelerinin tartışılmaması, sabıka kaydının incelenmesinde kasıtlı suçtan engel mahkûmiyetlerinin bulunması karşısında, hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmaması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1. 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı, somut olayda sanık tarafından hastane dönüşü emniyete gidildiği aşamada mağdurlara söylediği kabul edilen “Beni bu akşam öldürün yoksa bu işin sonu kötü olacak. " şeklindeki anılan sözlerin muhataplar üzerinde objektif olarak görevin yapılmasını engellemeye elverişli boyutta tehdit niteliğinde olmaması karşısında, sanığın görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru kabul edilen cebir ve tehdit eylemlerinin nasıl oluştuğu karar yerinde kanıtlara dayalı olarak tartışılıp gösterilmeden, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi,
2. 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesi gerekmekte olup 08.10.2014 tarihli olay tutanağında sanığın polis merkezinde de hakaret ettiği belirtilmiş olduğundan, eylemin emniyet binasının neresinde gerçekleştiği kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra, aleniyet unsurunun oluşup oluşmadığı tartışılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
3. 1 no'lu bozma nedenine uyulması ve 2 no'lu bozmaya uyularak yapılacak değerlendirme sonucunda aleniyet unsurunun bulunmadığının tespiti halinde ise hakaret suçundan,
17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasanın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden,
Karar bu yönleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son bendi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.09.2023 tarihinde karar verildi.