4. Ceza Dairesi 2021/13099 E. , 2023/20827 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/159 E., 2016/27 K.
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre,Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/213 Esas 2014/ 522 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere sanığın tek bir fiille birden fazla farklı suçun oluşmasına neden olması ihtimali bulunmakta olup, ceza adaletini sağlamak ve doğru sonuca ulaşabilmek amacıyla her iki suçtan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinin birlikte yapılması gerekeceğinden, ceza miktarı itibarıyla kesin nitelikte olan tehdit suçundan kurulan hükmün de temyizi kabil olduğu kabul edilerek dosya görüşüldü:
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Marmara Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında;
1.Hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,
2. Tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi, 43 üncü, 62 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 125 gün karşılığı 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, hakaret suçunun sübut bulduğu, sanığın "Ben saldıracağım..., nefesi ...'de alacaksınız, ....vuracağım onu" şeklinde sarf ettiği sözlerin görevi yaptırmamak için direnme suçunun tehdit unsurunu oluşturduğu ve dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesinde düzenlenen fikri içtima hükümleri uyarınca verilen beraat hükümlerinin bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Alkollü olan sanığın bağırıp küfrederek çevreyi rahatsız ettiği ihbarı üzerine olay yerine giden polis memurlarına yönelik "Müdürünüz gelsin, müdürünüz çağırın, lan" diyerek hakaret ettiği, polis merkezine getirildiğinde "Ben saldıracağım... siz beni tanıyorsunuz" ve hastaneye götürüldüğünde ise "İl Emniyet Müdürünü ve Emniyet Genel Müdürünü tanıyorum, nefesi ...'de alacaksınız, senin o belindeki silahı alırlar, siz benimle uğraşacağınıza PKK ile uğraşın" diyerek polis memuru şikâyetçi H.A.'yı kolundan tutarak iteklemeye çalıştığı ve adli işlemler sırasında ise "...hadi yürü lan, ne istiyorsun sen benden, vuracağım onu" dediği iddiası ile tehdit, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından açılan davada sanığın eylemlerinin tehdit suçunu oluşturduğu kabul edilerek mahkumiyetine, hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarını oluşturmadığı gerekçesi ile beraat kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden,
1.Sanık hakkında kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin incelenmesinde sanığın söylediği iddia olunan sözlerin hakaret suçunu oluşturmaması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
1.Duruşmanın bırakıldığı 07.01.2016 tarihinde celse açılmayarak ve bir sonraki duruşma tarihi de sanığa bildirilmeyerek yokluğunda yargılamaya devamla hüküm tesis edilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması;
2. Kabule göre;
5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceği öngörülmüştür.
Tehdit eylemi, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdit içerdiği düşünülen sözlerin olay kapsamında hangi bağlamda kullanıldığının da değerlendirilmesi gerekir. Somut olayda; olay tutanağı, CD inceleme tutanağı ve şikâyetçi beyanlarında belirtilen sanığın kendisi hakkında işlem yapmak isteyen polis memuru H.A.'nın üzerine yürüyerek "Ben saldıracağım ....nefesi ...'de alacaksınız, ....vuracağım onu" şeklinde sarf ettiği sözlerin görevi yaptırmamak için direnme suçunun tehdit unsurunu oluşturması ve doktor raporu alınması sırasında polis memuru şikâyetçi H.A.'yı kolundan tutarak iteklemeye çalışması şeklindeki eyleminin bütün halde 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı değerlendirilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararında O yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKMÜN, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık Hakkında Görevi Yaptırmamak İçin Direnme ve Tehdit Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararında O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!