WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Temmuz 2026

YARGITAY 4. CEZA DAİRESİ

A- A A+

4. Ceza Dairesi         2021/12902 E.  ,  2023/20926 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/455 E., 2016/7 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 129 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık müdafinin temyiz istemi, karar duruşması ile gerekçeli karar arasında çelişki olduğuna, sözlerin hakaret suçunu oluşturmadığına, uygulanan Kanun maddesinin takdirinde hataya düşüldüğüne, gerekli araştırma ve incelemenin yapılmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin usul ve Kanun’a aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın katılana yönelik savunma sınırlarını olağan dışı aşarak hakarette bulunduğuna, katılanın hakaret etmediğine, sanığın haksız bir fiile tepki olarak hakaret suçunu işlediğinin kabulü nedeniyle yargılama giderlerinde de sorumlu tutulması gerektiğine, gerekçeli kararda uygulama maddesinin yanlış yazıldığına, sanığın atılı suçtan cezalandırılması gerekirken ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesinin usul ve Kanun’a aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Avukat olan sanığın noter aracılığıyla katılana, "Tarafınızı aydınlatmak ve böylece mümkünse aklınızı başınıza getirmek amacıyla aşağıdaki gerçekleri belirtmekte fayda görüyorum. Murisin hayatında ortalarda göremediğimiz sizi, murisin vefatından yıllar sonra şahsıma fütursuzca iftira atarken görmek sizin adınıza beni utandırmıştır, söz konusu davanın içeriği tam olarak anlaşılmadan tarafıma yönelttiğiniz çirkin ve alçak suçlamalar çürütülemez, biliniz ki dünden beri kardeşlerinizin de aralarında bulunduğu diğer mirasçılar tarafıma geçmiş olsun telefonları açıp yapabilecekleri bir şey olup olmadıklarını sormaktalar. Belki bu, biraz olsun yüzünüzü kızartır ve altına girdiğiniz vebalin büyüklüğü hakkında size fikir verir. Üstüne üstlük vicdanınız öylesine körelmiş ve gözünüzü öyle para hırsı bürümüş ki üstüne bir de utanmadan şahsıma bu iğrenç iftiraları yöneltiyorsunuz, bir sayfalık mide bulandırıcı ihtarnamenizde tarafıma öyle iğrenç isnatlarda bulunmuşsunuz ki üzerime bulaştırdığınız pisliğinizi temizlemem için maalesef bu kadar çok yazmam gerekti akıl dışı suçlamalarınıza tek tek cevap vermiş bulunuyorum. Yüce Allah’ın da size müstahakınızı tez zamanda vereceğine inancım sonsuzdur." şeklinde sözlerin yer aldığı ihtarnameyi gönderdiği iddiasıyla açılan davada, Mahkemece katılanın haksız eylemi nedeniyle sanığın eylemini gerçekleştirdiği kabul edilerek sanık hakkında atılı suçtan ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir.
Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana ihtarname aracılığıyla gönderdiği sözlerin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, nezaket dışı, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması,
2. Kabule göre de;
a) Kurulan hükümde uygulama maddesinin 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi yerine, "TCK'nun 223/4-c" olarak gösterilmesi,
b) 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi, suç ve suçluluğu ortadan kaldırmayacağından, 5271 sayılı Kanun'un 328 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın sebebiyet verdiği yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğinin gözetilmemesi,
Nedeniyle kararda bu yönlerden hukuka aykırılık bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2023 tarihinde karar verildi.