4. Ceza Dairesi 2021/12774 E. , 2023/21953 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/311 E., 2015/265 K.
SUÇ : Çevrenin kasten kirletilmesi
HÜKÜMLER : Düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilerek gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararı ile sanıklar hakkında, çevrenin kasten kirletilmesi suçundan açılan davada, sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 182 nci maddesinde düzenlenen çevrenin taksirle kirletilmesi suçunu oluşturduğu, bu suçun aynı Kanun'un 75 inci maddesi gereğince ön ödemeye tabi olduğu ve sanıkların yapılan ön ödeme ihtarına uymaları nedeni ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kamu davaların ön ödeme nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteminin özetle; sanıkların atılı suçu kasten işlediklerinin dosya kapsamı ile sabit olmasına rağmen mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme yapılarak eylemin taksirle işlendiğinin kabul edildiği bu nedenle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların yönetim kurulu üyeleri oldukları siteye ait su arıtma tesisinden alınan numuneler üzerinde düzenlenen analiz raporuna göre numunelerin deşarj sınırlarını aşması nedeni ile siteye ait arıtma tesisinin çevre kirliliği yarattığından bahisle sanıklar hakkında çevrenin kasten kirletilmesi suçundan açılan davada Yerel Mahkemece; somut olayda uzman bilirkişi çevre mühendisi raporu, sanıkların savunması ve dosyadaki tüm delillere göre, sanıkların yöneticiliğini yaptığı sitede arıtma tesisinin bulunduğu ve çalıştığı, ancak istenilen verimde çalışmadığı, alınan numunelerin deşarj sınır değerlerini aştığının tespit edildiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların iradesinin çevreyi kasten kirleterek zarar vermek olmadığı, sanıkların arıtma tesisinin bakım ve çalışması hususunda üzerlerine düşen yükümlülüğü tam anlamıyla yerine getirmediği ve arıtma tesisinin istenilen verimlilikte çalışmasını sağlamayarak çevrenin taksirle kirletilmesine sebebiyet verdikleri, sanıkların savunmalarının aksine kasten arıtma tesisini yeterli verimlilikte çalıştırmayarak çevreye zarar verdiklerini gösterir her türlü şüpheden uzak, güçlü ve inandırıcı delilin elde edilemediği, temel ceza normu şüpheden sanık yararlanır ilkesinden hareketle ve bilirkişi raporuna göre sanıkların eylemlerinin değişen suç vasfına göre çevrenin taksirle kirletilmesi suçunu oluşturduğu ve bu suçun ön ödemeye tabi olduğu kabul edilmiş, yapılan ön ödeme önerisinin sanıklar tarafından yerine getirilmesi nedeni ile düşme kararları verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Dosya kapsamı, sanıkların savunmaları ve sitede atık su arıtma tesisinin bulunması nedeni ile mahkemenin eylemin çevrenin taksirle kirletilmesi suçunu oluşturduğuna yönelik takdir ve gerekçesinin yerinde olduğu; bu suçun 5237 sayılı Kanun'un 75 inci maddesi gereğince ön ödemeye tabi olduğu, 08.01.2014 tarihli bilirkişi raporunda kirliliğin kalıcı etki yarattığına dair tespitin yapılmaması karşısında ön ödeme nedeniyle verilen düşme kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ve Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle HÜKÜMLERİN, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.10.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!