4. Ceza Dairesi 2021/12608 E. , 2023/21352 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/497 E., 2016/69 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla sanık hakkında;
1.Hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 ve 58 inci maddeleri, 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 4 ay 20 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
2. Kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrasıyla üçüncü fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesi, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanığa verilen cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
Karar verilmiştir.
Tebliğnamede kasten yaralama ve hakaret suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin onanması yönünde görüş bildirilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; hükmün yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın olay tarihinde katılanlarla aralarında çıkan tartışma sırasında katılanların tamamına birden sinkaflı şekilde küfür ettiği, ayrıca elinde satıra benzer bir cisimle çıkıp katılan A.A.'nın üzerine yürüdüğü ancak katılanın kayınvalidesinin araya girmesi nedeniyle eylemini tamamlayamadığı, bu suretle yüklenen hakaret ve kasten yaralama suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
2.Sanık savunması, katılanların ve tanık M.A.'nın beyanları tespit edilerek dava dosyasına eklenmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1.Hükümden sonra yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının ikinci cümlesine “aynı mağdura karşı” ibaresinin eklenmiş olması karşısında; sanık hakkında uzlaşma kapsamında kalan katılanlar ... ve ...'a yönelik hakaret suçu açısından, 6763 sayılı Kanun'un 35 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 254 üncü maddesi uyarınca, aynı Kanun'un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip sonucuna göre sanık hakkında hakaret suçunda 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı da tartışılarak sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2.Sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki olay günü katılanların araçlarını son ses müzik açık şekilde kendisinin evinin önüne park ettiğine, yaklaşık 10-15 gündür bu araç sürücüsünün benzeri davranışta bulunarak kendisine rahatsızlık verdiğine, 3 aylık çocuğunun gürültü nedeniyle uyandığına yönelik savunması, dosyadaki tanık anlatımının olayın başlangıcına ilişkin olmayıp meydana gelen gürültü nedeniyle pencereye çıktığında gördüklerine ilişkin olması karşısında, olayın çıkış nedeni ve gelişmesi değerlendirilip sonucuna göre hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu, kasten yaralama suçundan aynı Kanun'un 29 uncu maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
3. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden yapılan incelemede sanık hakkında tekerrüre esas alınan Bursa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/21 Esas, 2015/274 Karar sayılı ilam yönünden uyarlama yargılaması yapılıp 26.12.2019 tarihli ek kararla sanık hakkındaki hükümlerin ayrı ayrı ortadan kaldırılmasına karar verildiği, bu ek kararın 20.01.2010 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmakla, bahse konu husus araştırılarak sonucuna göre sanığın tekerrüre esas alınabilecek başka sabıka kaydı olup olmadığının ve sanık hakkında hükmolunan hapis cezalarının ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilip çektirilemeyeceğinin belirlenmesi zorunluluğu bulunduğundan karar bu yönleriyle,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!