4. Ceza Dairesi 2021/11354 E. , 2023/21112 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/269 E., 2016/20 K.
SUÇLAR : Hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir sebeplerin bulunmadığı, yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararıyla;
1. Sanık hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
2. Sanık hakkında kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ile 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve verilen cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizinin; verilen hükümlerin usul ve Yasa'ya aykırı olduğu, tefhim edilen hükümde sanık hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulmadığı halde ek kararla mahkumiyet hükmü verildiği, sanığın katılana yönelik yaralama eylemi bulunmadığı, dinlenen tanıkların beyanları arasında çelişki bulunduğu, hükme esas alınan tanığın ise katılanın akrabası olması nedeniyle taraflı beyanda bulunduğu, somut deliller tartışılmadan mahkumiyet kararı verildiği, sanık hakkında hapis cezası seçilmesinin yasal dayanaklarının açıklanmadığı, eksik inceleme sonucu iddianame ile bağlılık kuralına aykırı karar verildiği, lehe olan hükümlerin uygulanmadığı, bu nedenlerle ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
Olay tarihinde sanıkların katılana "Hırsız, or...pu. " şeklinde hakaret ettikleri, temyiz dışı sanık ... ile katılanın tartışmaya başladıkları, temyiz dışı sanık ...' nın, katılını darp ettiği, bağırma sesleri üzerine sanık ...'nun yukarı çıktığı, tanık ...'nın da sanığın peşinden yukarı çıktığı, katılanın yukarıdaki odadan çıkmaya çalışırken sanık ...'un mağdurun önüne geçerek engellemeye çalıştığı sırada temyiz dışı sanık ...'nın katılanın başına yumruk vurduğu, katılanın alınan doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, bu şekilde gelişen olayda, Yerel Mahkemece, sanığın hakaret ve kasten yaralama suçlarından ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. İddianamenin kabulünden sonra duruşma günü belirlenerek ve duruşmada hazır bulunması gereken kişiler ile sanığın ve katılanın duruşmaya çağrılması, varsa diyecekleri sorularak, 5271 sayılı Kanun'un 175 ve devamı maddeleri uyarınca yapılan yargılama sonucuna göre hüküm kurulması gerekliyken, 07.01.2016 tarihli kararla dosyadan el çekmiş olan mahkemenin, sanık hakkında atılı kasten yaralama eylemine dair değerlendirmenin hükümde eksik bırakıldığından bahisle dosyayı yeniden ele alarak, sanığın ve katılanın usulüne uygun şekilde katılımı sağlanmadan, duruşma açılmaksızın dosya üzerinden yazılı şekilde hüküm verilmesi,
2. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası, 230 uncu ve 1412 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca, Mahkeme kararlarının, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olması ve Yargıtayın bu işlevini yerine getirmesi için gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi ve ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin ve bunların nitelendirilmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği gözetilmeden, gerekçesiz hüküm kurulması,
3. Karar duruşmasında hazır bulunan sanığa son söz hakkı verilmeyerek 5271 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı şekilde savunma hakkının kısıtlanması,
4. 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a
7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Belirlendiğinden, hükümler bu yönlerden hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik, sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.09.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!