WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 20 Haziran 2026

YARGITAY 3. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

3. Hukuk Dairesi         2023/3575 E.  ,  2024/1426 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/12 E., 2022/564 K.

Taraflar arasında görülen muarazanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, vekil edeni özel hastane ile davalı idare arasında Özel Sağlık Hizmeti Satın Alma Sözleşmesi imzalandığını ve bu kapsamda kurum sigortalılarına sağlık hizmeti verildiğini, 2011 yılında tedavi gören davalı kurum sigortalılardan sözleşme hükümlerine aykırı olarak ilave ücret aldığının tespit edildiği gerekçesiyle davalı Kurum tarafından 212.411.90 TL cezai işlem uygulanmasına karar verildiğini, kurum tarafından verilen bu cezanın hukuka ve usule aykırı olduğunu ileri sürerek cezai işlemin iptaline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili; davacı hakkında uygulanan cezai işlemin hukuka uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06.10.2015 tarihli ve 2013/427 E., 2015/391 K. sayılı kararıyla; davacı tarafından sözleşme hükümlerine aykırı olarak ilave ücretler aldığı, alınan ilave ücretlerin 2012 yılı SUT uygulama tebliğine aykırı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 04.03.2019 tarihli ve 2017/4504 E., 2019/2806 K. sayılı ilamıyla; "... Yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti raporunda; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin geçerli olduğu ve davacı tarafından sözleşme hükümlerine aykırı olarak ilave ücretler alındığı yönünde görüş bildirilmiş ise de, rapor davalı şirketin sahibi olduğu hastaneye ilişkin olarak düzenlenen CD içerisinde yer alan Sayıştay Denetim Raporunun açıklamasından ibaret olup Sayıştay raporundaki tespitler dışında herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, eksik ve yetersiz raporun bu haliyle hükme dayanak alınamayacağı, Mahkemece davalı şirketin sahibi olduğu özel hastane tarafından alınan ilave ücretlerin yerinde olup olmadığının tespiti açısından, sosyal güvenlik mevzuatı konusunda uzman bilirkişi ve aralarında ücretlendirme işlemine konu branşta uzman sağlıkçı bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyeti oluşturularak, denetime uygun rapor alınmak suretiyle sonuca uygun karar verilmesi ..." gerektiği hususuna değinilerek, kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, bozma ilamı sonrası alınan 16.01.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda ve 18.09.2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda, dosya üzerinden yapılan inceleme yoluyla kesintiye konu hasta dosyalarının tamamında tıbbi yerindelik, check-up ya da uygun olmayan/ yapılmayan tıbbi işlemin yapılıp yapılmadığı yönünde bir tespitin mümkün olmadığı, yalnızca 4 hastanın ifadesinin alındığı (... ...,........,......,), bu sayının kesinti konusu 1621 hastaya genellenmesinin istatistiksel olarak doğru olmayacağı, çekişmeli hastaların davacı ... hizmeti sunucusuna başvurmadan önceki tıbbi geçmişlerinin davalı kurum kayıtlarında bulunduğu, davalı kurum tarafından önceki tıbbi kayıtlar ve ihtilaflı hasta dosyaları üzerinde hastaların daveti ile beyanlarının alınması, gerekirse heyete katılacak uzman hekimlerinde marifetiyle hastaların tekrar muayene edilmesi suretiyle meselenin SGK Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Müfettişleri tarafından araştırılmasından ve rapora bağlanmak suretiyle idare içindeki yolun tüketilmesinden sonra kesintinin yerindeliği hususunda bir sonuca varılmasının yerinde olacağı, dava dosyasında davacının 16.09.2015 havale tarihli 'Bilirkişi Raporuna İtiraz Dilekçesi'nin de yer aldığı kalın mavi klasör içindeki ince mavi dosyalara takılı vaziyette 100 Hastaya ait protokol defterleri ve HBYS belgelerinin incelenmesinde bu hastalardan sadece 30 adedinin davalı ... İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürllüğünün 06/08/2013 tarih ve 48907673.16.CZ -12.957.183 sayılı yazısı ekinde yer alan kesintiye konu listede bulunduğunun görüldüğü, taraflar arasında imzalanmış sözleşmede her iki taraf örnekleme yöntemini kabul etmiş bulunduğundan raporun D.7. bölümündeki listede yer alan 30 hastanın protokol defteri ve HBYS kayıtlarının denetlenerek örnekleme hesabıyla kesinti konusu 1621 hastaya yansıtılmasıyla dava konusu 212.411,90 TL kesintinin 44.349,48 TL'lik kısmının yerinde olduğu, 168.062,42 TL'lik kısmının ise yersiz olduğu yönünde görüş bildirildiği, alınan bilirkişi raporu ve ek raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu değerlendirilmekle; hükme esas alınmak kaydıyla, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili; özel hastane gelirlerinin önemli bir kısmınının Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı hastalara verilen hizmetlerden alınan ücretlerin oluşturduğunu, özel hastanelerin ekonomik olarak ayakta kalabilmesi ve hizmetlerine devam edebilmesi için zorunlu olarak sözleşmeleri imzaladıklarını, fiili olarak akit serbestinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, dolayısıyla kararın reddedilen bu kısmının hukuka uygunluğundan bahsedilmesinin mümkün olmadığını ve bununla birlikte davalının hasta dosyalarını tıbbi uygunluk yönünden incelemesinin de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili; davacının, vekil edeni Kurum ile arasında imzalanan sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını bu nedenle davacı hakkında uygulanan cezai işlemin hukuka uygun olduğunu, vekil edeni Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğinden aleyhe vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kabul etmemekle birlikte aleyhe hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderinin yanlış hesaplandığını ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kurum tarafından uygulanan cezai işlemin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 266 ncı maddesi.

3.Değerlendirme
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle bilirkişi raporunun itirazları karşılar nitelikte ve taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine açık olarak düzenlendiğinin anlaşılmasına göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Mahkeme kararının 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 439 uncu maddesi gereğince ONANMASINA,

Aşağıda yazılı fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine,
6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesi atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

29.04.2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.