3. Ceza Dairesi 2024/6179 E. , 2024/8870 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08/02/2022 tarihli ve 2020/180 Esas,2022/25 sayılı Kararı ile sanık hakkında Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı CMK nun 223/3-d maddesi gereğince maddesi uygulanarak, Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına,karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29/12/2022 tarihli ve 2022/659 Esas, 2022/1464 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan . 27/03/2024 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı Temyiz Sebepleri;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne ilişkin soruşturma ve yargılamalardan anlaşılacağı üzere ev abiliği görevinin sadece bir eve ilişkin gelir gider işlemlerini takip etmekten ibaret basit bir görev olmadığı, bu kişilerin örgüt tarafından görevlendirildikleri, başarılı olamaları hallerinde zaman içerisinde örgüt içerisinde yükselerek BTM, BBTM gibi sıfatlar alarak hiyerarşi içerisinde görevlerine devam ettikleri, örgüte ilişkin faaliyetleri esnasında kod isim kullanan ve 1992 doğumlu olup, reşit olan bir kişinin neden kod ismi kullandığını kendi iç dünyasınında sorgulamamasının hayatın doğal akışına ve akla uygun olmadığı, bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde sanığın kaçınılmaz bir hataya düştüğünden bahsedilemeyeceğine ve etkin pişmanlığa ilişkin hükümlerin tatbikinin takdiri mahkemeye ait olmak üzere sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Silahlı terör örgütüne üye olma suçunun dayanağı olarak sanığa isnat edilen ve mahkememizce sabit kabul edilen eylemlerin, sanığın yaş olarak tecrübesiz olduğu, içinde bulunduğu oluşumun silahlı terör örgütü olduğunu anlayamayacak döneme ilişkin olduğu, keza sanığın örgütle ilk tanıştığı dönem olan 2009 yıllarında 17 yaşında olduğu, oy verme hakkının dahi olmadığı dönemde sanığın örgütün tüm amaç ve saikini idrak etmesinin kendisinden beklenemeyeceği, sanığın örgütün gerçek yüzünü anladıktan sonra kendi iradesi ile örgütten ayrıldığı, sanığın bu beyanının aksini gösterir şekilde 2013 yılından sonra kendi hür iradesiyle örgüte dahil olduğuna dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakta, s yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen olayda sanığın kusurluluğunu ortadan kaldıran hataya düşmüş olması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 30/4 ve 5271 CMK'nın 223/3-d maddeleri uyarınca sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Oluş, iddia, mahkeme kabulü, temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
Tanık beyanlarına göre Ankara'da örgüte ait evlerde ev cemaati olarak kalan KPSS çalışma evlerinde kalarak örgüt tarafından sınavlara hazırlandırılan, örgüt içerisinde ev abisi olarak görev alan örgütsel gizliliğe ve disiplinine riayet ederek “...” KOD ismini kullanan bu şekilde örgütün hiyerarşik yapısına dahil olarak örgütsel faaliyette bulunan ve aşamalardaki beyanlarında etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunarak örgüt mensupları ve faaliyetleri ilgili bilgiler veren ,yakalanan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 221 inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümününde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 29.12.2022 tarihli ve 2022/659 Esas, 2022/1464 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.07.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!