3. Ceza Dairesi 2024/5486 E. , 2024/9542 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 26.09.2022 tarih, 2022/15872 Esas - 2022/5276 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.02.2024 tarihli ve KD- 2024/6854 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.02.2024 tarihli ve KD- 2024/6854 sayılı Karar Düzeltme sayılı itirazı;
"İtiraza konu uyuşmazlık; Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli 2023/119 sayılı Kararı doğrultusunda sanığın eski hale getirme ve temyiz mahiyetindeki dilekçesinin süresinde olup olmadığı ve buna bağlı olarak sanığın talebi üzerine esastan inceleme yapılmasının gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Müdafii ile takip edilen davalarda kanun yolu başvurusu için sanığa ayrıca tebligat yapılmasının gerekip gerekmediğine ilişkin olarak Ceza Genel Kurulunun 24.02.2022 tarihli 2023/119 sayılı Kararında, şüpheli/sanık ile müdafii ilişkisinin temsil kavramıyla açıklanamayacağı, burada bir temsil ilişkisi değil, kamu hukuku kurallarıyla düzenlenmiş bağımsız bir görev ilişkisinin bulunduğu, yoklukta verilen hükmün müdafiden başka, kamu davasının tarafı, süjesi, cezanın sorumlusu kısacası ilgilisi olan sanığa da ayrıca tebliğ edilmesi gerektiği, yapılan tebliğin, kararın içeriği hakkında bilgi sahibi olmayı ve müdafinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması hâlinde eski hâle getirme imkânının bulunup bulunmadığının incelenerek, koşullarının bulunması hâlinde eski hâle getirme talebinde bulunma imkânı amacı taşıdığı ve bu nedenle kanun yollarına başvuru süresinin müdafiiye yapılan tebligat ile başladığının kabul edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
Sanık ... 08.02.2023 tarihli dilekçesi ile karar düzeltme talebinde bulunmuş ise de Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 14.11.2019 tarihli kararının sanığa tebliğ edilmediği, bahse konu CGK kararında ulaşılan sonuca göre, 7201 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin son cümlesi ve 5271 sayılı Kanun’un 35/2 nci maddeleri uyarınca tebliğinin yapılması için mahalline gönderilmek üzere tevdi kararına gerek bulunmadığı, sanığın 08.02.2023 tarihli dilekçesinin öğrenme üzerine süresi içerisinde verilmiş eski hale iade ve temyiz başvurusu mahiyetinde olduğu değerlendirilmiştir.
Sanık müdafiinin temyiz başvurusunun süreden reddine ilişkin esastan inceleme yapılmayan Yüksek Daireniz kararında bir hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık ...'ın söz konusu talebi üzerine esas hakkında görüş içeren 15.03.2023 tarihli tebliğname ile bir karar verilmek üzere dosya Dairenize gönderilmiş, ancak Dairenizin 26.09.2022 tarih, 2022/15872 Esas, 2022/5276 Karar sayılı ilamıyla kararın kesinleştiği gözetildiğinde, tebliğname konusu talebin CMK'nın 308 inci maddesi uyarınca itiraz yolu ile yapılması gerektiğinden, itiraz değerlendirilmesi yapılmak üzere dosyanın Başsavcılığımıza iadesine karar verilmiş olması nedeniyle Yüksek Dairenizin 26.09.2022 tarihli kararına karşı 5271 sayılı CMK’nın 308 inci maddesi uyarınca sanık lehine itiraz etme zorunluluğu doğmuştur.
Talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanığın temyiz itirazının incelenmesinde;
CGK'nın 24.02.2022 tarih 2019/16-573 Esas-2022/119 sayılı Kararında belirtildiği üzere temyize konu kararın ayrıca sanığa tebliğinin zorunlu olması karşısında; sanığın kusuru olmaksızın müdafiinin temyiz süresini kaçırdığı, dosya kapsamına göre söz konusu kararın sanığa tebliğ edilmediği, sanığın öğrenme üzerine 08.02.2023 tarihinde karar düzeltme talebinde bulunduğu, bu kapsamda tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 08.02.2023 tarihi olduğu ve süresinde yapıldığı anlaşılmakla; İtirazın kabulü;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında yapılan ayrıntılı ByLock tespit değerlendirme tutanağının ilgili birimlerden istenmesi, ByLock tespit değerlendirme tutanağının temin edilmesi halinde ekli tüm kişiler hakkında soruşturma ve kovuşturma bulunup bulunmadığının tespiti ile sanığa ilişkin anlatımları var ise dosyaya temini ve tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, yapılan UYAP kontrolünde temyiz aşamasında sanık hakkındaki beyanlarının dosyaya geldiği anlaşılan ... ve ... adlı tanıklara ilişkin ifade ve teşhis tutanaklarının CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, yine UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılarak bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilmesi, gerekirse bu şahısların da tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında belirlenen temel cezanın, suçun niteliği gereği artırılırken artırım oranı doğru yapıldığı halde uygulama maddesinin 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi yerine 3713 sayılı Kanunun 5 inci maddesi olarak gösterilmesi suretiyle CMK'nın 232/6 ncı maddesine muhalefet edilmesi hukuka aykırı bulunmuş,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE,
2. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 26.09.2022 tarih, 2022/15872 Esas 2022/5276 sayılı Kararının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 14.11.2019 tarih 2018/1647 Esas 2019/1809 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Antalya 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!