WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 28 Haziran 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2024/4857 E.  ,  2024/9709 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.07.2019 tarihli ve 2017/75 Esas, 2019/74 sayılı Kararı ile sanık hakkında devletin gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 ncü maddesinin ikinci fıkrasının ''b'' bendi uyarınca beraatine dair karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 18.03.2020 tarihli ve 2020/335 Esas, 2020/196 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafi ile T.C. ... vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Ankara Bölge Adliyesi Mahkemesi 20. Ceza Dairesi kararının sanık ve müdafii ile T.C. ... vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 29.03.2023 tarihli ve 2021/3007 Esas, 2023/2500 Karar sayılı kararı ile özetle;
'' Devlet güvenliği, devletin iç veya dış siyasal yararları ve milli savunmaya ilişkin gizli bilgileri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek suçunda; failin kişilik özellikleri, bilgilerin temin edilme zaman ve yeri, bilgilerin temin edilme yöntemi, bir örgüt mensubu ise örgütün amaç ve faaliyetleri gibi, kriterlere bakılması gerektiği hususu gözetildiğinde; FETÖ/PDY'nin casusluk faaliyetlerini de kapsayan silahlı bir terör örgütü olması, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü'nün amaçlarını gerçekleştirmek amacıyla üyelerini Polis ve Jandarma teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisine haiz kurumlara sızdırdığının bilinmesi, bu kapsamda sanık ...'ün milli güvenlik istihbaratının en üst düzeyde yürütüldüğü ve milli güvenliğin sağlanması konusunda çok önemli bir konumda bulunan Milli İstihbarat Teşkilatına örgüt tarafından yerleştirilerek örgütün amacı doğrultusunda kendisinin bağlı olduğu mahrem imamı A.Ö. nün talimatları doğrultusunda faaliyetlerde bulunduğunun anlaşılması, bu durumun tanık beyanlarıyla doğrulanması, mahkeme kabulünde de "özel olarak istihbaratta görevlendirilen sanığın bağlı olduğu mahrem imamıyla operasyonel hat ile görüştüğü kabul edilerek izinsiz bilgi paylaşımında bulunduğu kabul edilmesine" ve milli güvenlikle ilgili gerçekleştirilen faaliyetlerin dinleme yoluyla elde edilmesi ya da ilgili kuruma elaman yerleştirilerek bilgilerin temin edilmesi arasında bir fark bulunmadığı, sanığın eyleminin siyasi casusluk kapsamında değerlendirilmesi gerektiği düşünülmeden "hangi nitelikteki gizli bilgileri ne şekilde ve nereden temin ettiği hususunda delil gösterilmediği" şeklinde dosya kapsamı ile uyuşmayacak şekilde sanığın mahkumiyeti yerine müsnet suçtan beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.'' gerekçesiyle bozulması yönünde karar verilmiştir.
4. Ankara 23. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu 13.12.2023 tarihli ve 2023/250 Esas, 2023/249 sayılı Kararı ile sanık hakkında devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 328 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 ncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 63 ncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 17.02.2024 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafi temyiz dilekçelerinde özetle;
-Soruşturma izni alınmadan iddianame düzenlenemeyeceğine,
-Kararın itirazları karşılamadığına,
-Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine,
-Eşitlik ilkesinin ihlal edildiğine,
-Teşdiden cezalandırma gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-TCK 43. maddesinin uygulanmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
T.C. ... vekili dilekçesinde özetle;
-En yüksek hadden cezalandırılması gerektiğine,
-İdare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine,
-Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi olduğu mahkememizce daha önce verilen bu suç yönüyle mahkumiyet kararının onanması ile kesin olan sanığın, 15 Temmuz sonrasında tanık ...'ın itibar edilen beyanları karşısında MİT kimliğinin ... tarafından okunduğunun sabit olduğu, bu hususu tanık ... ile paylaştığı, bu konuşma esnasında ve sonrasında yapılan konuşma ile alakalı herhangi bir itirazının olmadığı ve görevi de dikkate alındığında bu konuşmanın içeriği ile alakalı kurumuna herhangi bir bilgi vermediği, tanık ...'ın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki beyanlarının bir bütün halinde tutarlı olduğu, sanığın kendi kullanımında olan 0539 (...) (..) 14 numaralı hat ile birlikte kendi kurumuna herhangi bir şekilde bildirmediği ve operasyonel olarak kullandığı 0539 (...) (..) 13 numaralı hattı kullandığı, sanığın operasyonel olarak kullandığı bu hat ile FETÖ/PDY yapılanmasında mahrem abisi olan A. Ö.'le birçok kez irtibat kurduğu, örgüt abileriyle yapılan görüşmeleri bazen yüz yüze, bazen de operasyonel/gizli hatlar ile gerçekleştirdiği, Milli İstihbarat Teşkilatında yaklaşık 20 yıl görev yapan bir dönem MİT Müsteşarının özel kalem müdürlüğünde görev alan dolayısıyla teşkilatın en gizli bilgilerine erişme imkanı bulunan sanığın MİT içerisinde elde ettiği bilgileri casusluk özel kastıyla temin ettiği, anılan bilgilerin; Milli İstihbarat Teşkilatının sahip olduğu, devletin güvenliği ve bekasına, milli menfaatler ile milli güvenliğine ilişkin, özünde devlet sırrı niteliğindeki bilgiler olduğu, sanığın bu bilgileri üyesi olduğu örgütün yönlendirmesiyle temin ettiği belirtilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın örgütsel faaliyet kapsamında işlediği devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal ve askeri casusluk amacıyla temin etme suçundan kurulan hükümde mahiyeti itibariyle bir ceza değil cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili bir kurum olan TCK’nın 58/9. maddesinin uygulanmaması kazanılmış hak oluşturmayacağından infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanığın mahrem abisi ile irtibat sağlamak amacıyla operasyonel hat kullandığına dair raporlar, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; sanık hakkında verilen mahkumiyet kararına yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldiği, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla kurulan hükümde bir hukuka aykırılık bulunmamış, ancak;
Kendisini vekille temsil ettiren katılan ... lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi hukuka aykırı bulunmuş, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafii ile katılan T.C. ... vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği, hükmün yargılama gideri ile ilgili paragraftan sonra gelmek üzere ''Katılan T.C. ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T.'ye göre maktu olarak takdir olunan 29.800 TL vekalet ücretinin mahkumiyetine karar verilen sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine'' ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Ankara 23.Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.09.2024 tarihinde karar verildi.