3. Ceza Dairesi 2024/2425 E. , 2024/8772 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
O yer Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden olduğu tespit edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği İlk Derece Mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2022 tarihli ve 2021/609 Esas, 2022/206 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkraları ve 63 ncü maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 01.06.2022 tarihli ve 2022/504 Esas, 2022/618 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Gaziantep Bölge Adliyesi Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 14.04.2023 tarihli ve 2022/35222 Esas, 2023/3623 sayılı Kararı ile özetle;
''Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısı ve herkesi inandıracak şekilde olması, Yargıtay'ın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilere mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların; iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı konusundaki mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekmekte olup ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında anılan ilkelere uyulmayarak, özellikle sanığın aynı mahkemede yargılandığı ve temyize konu olan bu dosya ile birleştirilen terörün finansmanına ilişkin yargılandığı dosyada vermiş olduğu 18.02.2021 tarih ve 2021/27 Esas, 2021/62 sayılı beraat Kararında "... isminin sanığa verildiğine dair bir delil bulunmadığına" ilişkin gerekçesi ve sonradan da bu konuya ilişkin herhangi bir yeni bir delil elde edilmemesi de gözetilerek, "sanığın ... kod adı kullandığı ve ...yı da alarak Kandil'e örgüt üst düzey yöneticisi S.O. ile görüşmeye gittiğine" ilişkin eylemlerini hangi delillere dayandığını tam olarak açıklamadan soyut bir kabul ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1, T.C. Anayasası'nın 141/2, CMK'nın 34/1 ve 230/1-c maddelerine de aykırılık oluşturacak biçimde gerekçesiz hüküm kurulması,
Kovuşturma aşamasında dinlenen tanıkların önceki beyanlarından dönmüş olmaları da nazara alınarak, mahkemenin kabulünde ifade edildiği üzere, "sanığa, ... kod adının verilip verilmediğinin, ...nın ile beraber Kandile S.O. ile görüşmeye gidip gitmediğinin" hukuken şüpheye yol açmayacak şekilde belirlenebilmesi için öncelikle tanıklar M.V. ve ...nın tekrar huzurda dinlenmesi, ayrıca UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut bilgi olup olmadığı araştırıması, bulunması halinde temin edilerek dosya içerisine getirtilmesi, mümkün olması halinde ilgili şahısların tanık olarak dinlenmelerinin sağlanması, tüm bu delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunması sonrasında sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve tayininin gerektiğinin gözetilmemesi '' gerekçesiyle bozulması yönünde karar verilmiştir.
4. Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu, 27.09.2023 tarihli ve 2023/226 Esas, 2023/228 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanunun 223 ncü maddesinin ikinci fıkrasının ''e'' bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 18.01.2024 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
O yer Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde özetle;
-Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-Sanığın örgüt talimatları ile hareket ederek örgüt hiyerarşisi içinde yer aldığına,
-Kararın bozulmasına ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık hakkında 6415 Sayılı Kanunun 4/1 inci maddesi uyarınca Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna Muhalefet suçu ile PKK/KCK Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma Suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanığın aşamalarda çelişki göstermeyen istikrarlı savunmalarında atılı suçlamaları kabul etmediği, sanığın "..." kod adını veya başkaca bir kod adını kullandığına dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, yine sanığın silahlı terör örgütüne nakdi veya ayni yardımda bulunduğuna dair somut bir delil elde edilemediği, sanığın örgüte 50.000 TL nakdi yardımda bulunduğu hususunda tanık M. A. nın duyuma dayalı ve aşamalarda değişen/çelişen beyanları dışında bir delil olmadığı, etkisiz hale getirilen PKK/KCK terör örgütü mensubunun üzerinden çıkan notlardaki ... isminin sanık olduğunu gösterir bir delilin dosyaya yansımadığı, tanık M. A. nın bunun minibüsçülük yapan başka bir ... olduğunu beyan etmesi, yine öldürülen diğer BTÖ mensuplarının üzerinde ele geçirilen dokümanlarda yazan "... 25.000 TL" ibaresindeki ... isminin sanığa ait olduğu hususunda bir delil olmadığı, sanığın Kandil'e gidip örgüt üst düzey yöneticisi ... veya başka bir örgüt mensubuyla görüştüğüne dair her türlü şüpheden uzak somut ve inandırıcı delil elde edilemediği, sanığın Irak ülkesine gidip geldiği anlaşılmış ise de bu ziyaretlerin örgüt mensuplarıyla görüşmek amacıyla yapıldığına dair delil elde edilemediği, soruşturma aşamasında sanık aleyhine beyanda bulunan tanıkların kovuşturma aşamasında bu beyanlarından dönmeleri veya çelişkili ve tutarsız beyanlarda bulunmaları nedeniyle bu beyanlara dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulamayacağı, sanığın örgütün talimatlarıyla hareket ettiğine ve örgüt hiyerarşisi içerisinde yer aldığına dair delil elde edilemediği, sanığın PKK/KCK silahlı terör örgütü ile arasında çeşitlilik, süreklilik ve yoğunluk unsurlarını taşıyan organik bir bağının yahut TCK 220/7 kapsamında örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturacak nitelikteki kastının kesin delillerle ortaya konulamadığından, sanığın üzerine atılı "Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkındaki Kanuna Muhalefet" ve "PKK/KCK Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma" suçlarını işlediğine dair dosya kapsamında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilerek sanığın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, sanığa yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.09.2023 tarihli ve 2023/226 Esas, 2023/228 sayılı Kararında O yer Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.07.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!