3. Ceza Dairesi 2024/1943 E. , 2024/9070 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının reddi ve esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçları yönünden İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun tüm suçlar yönünden, Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun silahlı terör örgütüne üye olma, resmi belgede sahtecilik suçları yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “ davaya katılma ve istinaf hakları bulunmadığı” nedeniyle reddine, kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçu yönünden ise 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verildiği, bahse konu kararın; 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu ve itiraz merciince de bu hususta bir karar verildiği anlaşılmakla, hükmün temyiz incelemesine konu olmadığı belirlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2021 tarih ve 2017/123 Esas, 2021/70 sayılı Kararı ile, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca oy birliğiyle, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca oy çokluğuyla ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 08.11.2022 tarih ve 2021/1080 Esas, 2022/829 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kurulan hükme yönelik Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin, ... vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine ve 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine ayrı ayrı karar verilmiştir.
3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 26.12.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle;
1-2010 KPSS öncesinde örgüt tarafından genel kültür, genel yetenek ve eğitim bilimleri soru ve cevaplarının sınavdan önce sanığa verildiğine,
2-Sanığın FETÖ terör örgütün ideolojisini, amaçlarını ve faaliyetlerini benimseyip örgütle organik bağ kurup örgüt hiyerarşisi içerisinde hareket ederek isnat edilen silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediğine,
3-Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2018 ve 13.03.2018 tarihli iddianameleri ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma, kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından açılan kamu davalarında, aynı eylemler nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 27.02.2017 tarihli iddianamesi ile daha önce açılmış kamu davası olduğu gerekçesiyle, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince reddine karar verilmiştir.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27.02.2017 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında; resmi belgede sahtecilik suçunun kanunda tanımlanmış unsurları itibariyle oluşmadığı, kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçunun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğu, silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulleri ile sanık hakkında ayrı ayrı beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1.Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Resmi Belgede sahtecilik ve silahlı terör örgütüne üye olma suçları yönünden açılan kamu davasında, ... vekilinin istinaf başvurusunun tüm suçlar yönünden, Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin istinaf başvurusunun silahlı terör örgütüne üye olma ve resmi belgede sahtecilik suçları yönünden davaya katılma ve istinaf hakları bulunmadığı nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 279 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca reddine karar verilmiştir.
2.Silahlı terör örgütüne üye olma ve kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçlarından, Hazine ve Maliye Bakanlığı vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularına ilişkin, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırmada Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sonunda yüklenen silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 08.11.2022 tarih ve 2021/1080 Esas, 2022/829 sayılı Kararına karşı Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinini birinci fıkrası uyarınca Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay İlamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.07.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!