WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2024/10 E.  ,  2024/2217 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/174 E., 2018/552 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İTİRAZA KONU KARAR : Onama

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin (Kapatılan), 17.12.2020 tarihli ve 2019/9671 Esas ve 2020/6657 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.12.2023 tarihli ve KD-2023/135912 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İTİRAZ SEBEPLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 29.12.2023 tarihli dilekçesinde özetle; sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında 6 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedildiğini, sanık müdafii tarafından

yapılan istinaf talebi neticesinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından esastan ret kararı verildiğini, sanık müdafii tarafından temyiz yoluna başvurulmasına binaen Yargıtay 16. Ceza Dairesi(Kapatılan) tarafından hükmün onanmasına karar verildiğini ancak onama kararı verilirken ByLock hesabının örgütsel bir amaca yönelik kullanılıp kullanılmadığı, bankasya hesap hareketlerinin örgütsel saikle yapılıp yapılmadığı ve soruşturma ve kovuşturma aşamasında konumuna uygun bilgi veren sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması ve hukuki durumunun TCK'nın 30 uncu madde anlamında tartışması gerekirken yetersiz belgelere dayanılarak eksik inceleme ile karar verildiğinden bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına ilişkindir.

II. GEREKÇE

Adına kayıtlı ve kullanımında olan hat üzerinde ByLock tespit edilmesi neticesinde hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan soruşturmaya başlanan sanığın telefonunda ByLock olması, kendi beyanı ile de ByLock programını yüklediğini kabul etmesi ve Bank Asya hesap hareketleri nedeniyle İlk Derece Mahkemesince mahkumiyetine karar verilmiştir.

Dosya kapsamının incelenmesinde; sanığın adına kayıtlı ve kullanımında olan 0 (...) (---)(--)(...) nolu hatta ByLock tespit edildiği, bazların sanığın yerleşim yeri ile uyumlu olduğu, 27.04.2018 tarihli dijital materyal raporunda da sanığa ait telefonda ByLock, Coco ve Eagle kalıntısı olduğunun tespit edildiği,sanığın kovuşturma ve soruşturma beyanlarında merakından dolayı ByLock programını yüklediğini beyan ettiği, Bank Asyada talimat döneminde 11.000 euroluk katılım hesabı açtığı ve bakiye artırımına gittiği, katılım hesaplarını temdit ettiği anlaşılmıştır. Her ne kadar itiraz dilekçesinde sanığın gerek soruşturma ve gerekse kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak isteyerek konumuna uygun bilgiler verdiği beyan edilmişse de sanığın 14.03.2017 tarihinde KOM şubede alınan ifadesinde etkin pişmanlıktan faydalanmak istemediğini beyan ettiği, Antalya 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında da herhangi bir etkin pişmanlık talebinde bulunmadığı, temyiz aşamasında da bu yönde iradesini gösterir dilekçesinin bulunmadığı, beyanlarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, soruşturma beyanında ByLock yüklediğini kabul ettiği, kovuşturma aşamasında da bu kabulünü devam ettirdiği görülmüştür.

Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2008 tarih ve 9-18-78 sayılı kararında açıklandığı üzere; etkin pişmanlık hükümlerinin amacı, bir yandan terör ve örgütlü suçlarla mücadale bakımından stratejik önemi nedeniyle en etkili bilgi edinme ve mücadele araçlarından olan örgütün kendi mensuplarını kullanmak, diğer taraftan da suç işlemeyi önlemek, mensup olduğu yasa dışı örgütün amaçladığı suçun işlenmesine engel olanları ve işlediği suçtan pişmanlık duyanları cezalandırmayarak ya da cezalarında belli oranlarda indirim yaparak yeniden topluma kazandırmaktır.

TCK'nın 221/4 üncü fıkrasının 2 nci cümlesinden yararlanabilmek için; failin yakalandıktan sonra bilgisi ölçüsünde örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde kendisinin ve diğer örgüt üyelerinin eylemleri, örgütün yapısı ve faaliyetleriyle ilgili yeterli ve samimi bilgi vererek suçtan pişmanlığını söz ve davranışlarıyla göstermesi gerekmektedir. [Yargıtay 16. Ceza Dairesinin (Kapatılan) 12.05.2015 tarih, 2015/1426 Esas 2015/1292 Karar 26.10.2015 tarih, 2015/1565-3464 Karar]

Yukarıdaki bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın gerek soruşturma gerekse kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık kapsamında örgütün yapısı, faaliyetleri ve diğer örgüt üyeleriyle ilgili herhangi bir beyanda bulunmadığı, soruşturma aşamasında müdafii ile duruşmalara katılmasına rağmen gerek duruşmalarda gerekse temyiz aşamasında herhangi bir etkin pişmanlık talebinin olmadığı, dosyada yer alan delillerin sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu açısından yeterli olduğu görüldüğünden itirazın reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ REDDİNE,

CMK’nın 308/2 nci maddesi uyarınca itiraz ile ilgili bir karar verilmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

20.02.2024 tarihinde karar verildi.