WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2023/7658 E.  ,  2023/5348 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak
HÜKÜM : Mahkûmiyet hükmünün onaylanması
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. ... 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin, 12.11.1996 tarihli ve 1992/315 Esas, 1996/473 sayılı oy birliğiyle verilen kararı ile sanık hakkında Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak suçundan, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (765 sayılı Kanun) 125 inci maddesi, 59 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesi ve 33 üncü maddesi uyarınca 1müebbet ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 01.10.1997 tarihli ve 1997/1739 Esas, 1997/5061 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararın onanmasına karar verilmiştir.

3. Sanık müdafiinin yeniden yargılama talebi üzerine yapılan duruşmalı inceleme sonucunda, ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2022 tarihli ve 2019/470 Esas, 2022/451 sayılı kararı ile sanık hakkında devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak suçundan, sanık hakkında daha önce verilen mahkumiyet hükmünün onanmasına karar verilerek dava dosyası doğrudan temyiz merciine gönderilmiştir.

4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.02.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafilerinin temyiz istemleri özetle;

1. Aynı suçtan yargılanan tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına;

2. Sanığın atılı suçu işlediğinin kesin olarak ispat edilemediğine;

3. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,

İlişkin olup, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması talep edilmiştir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Yargılamayı Yapan Mahkemenin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmaya çalışmak suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Yeniden Yargılama Talebini Değerlendiren Mahkemenin Kabulü

... 5. Ağır Ceza Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yeniden yargılama sonucunda, ilk yargılamayı yapan mahkemece verilen hükmün 5271 sayılı Kanun’un 323 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca onaylanmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A)YARGILAMANIN YENİLENMESİ:

1-Genel Olarak

Kesin hükümde yer alan adli hataların düzeltilmesine ve hükümlü hakkında aynı fiil nedeniyle tekrar muhakeme yapılmasına imkan tanıyan yargılamanın yenilenmesi, olağanüstü kanun yollarının bir çeşidini oluşturmaktadır.

Kesin hüküm; doğruluğu hukuken kabul edilen ve artık tartışılmayan bir mahkeme kararıdır. İstisnai olsa da uyuşmazlığın çözümünde “adlî hata” denilen yanlışlıklar yapılmış olduğu sonradan öğrenilebilir. Bazı önemli hataların giderilebilmesi ve hakikatin araştırılması bu şekilde maddi gerçeğe ulaşılabilmesi “olağanüstü kanun yolu” ile mümkün olabilecektir.

"Bu yolun istisnaî olarak kabul edilmesinin nedeni, doğruluğu hukuken tartışılmayan “kesin hükmün” temellerinin bazı hallerde sarsılmış olması hükmün artık bu temel üzerinde oturmasının mümkün olmamasına dayanmaktadır. Hukuk barışının ve güvenliğinin sağlanması ne kadar önemli ise de, hukuka olan güvenin sağlanması da en az bu kadar önemlidir. Temelleri olmayan bir hüküm hukuk düzeni tarafından kabul edilemez. Bu nedenle yargılamanın yenilenmesi yolu, sadece çok istisnai hallerde mahkeme kararı ile açılabilmektedir" (..., CMK 4. baskı 962. s.).

Maddi gerçeğe ulaşmayı hedefleyen ceza muhakemesinde verilen ve kesinleşen hükmün sonradan maddi gerçeğe uyumlu olmadığı anlaşıldığı halde, kararın infazının aynı şekilde sürdürülebilmesi adli hatadan vazgeçilmemesi, diğer bir anlatımla yeni ortaya çıkan bu durumların görmemezlikten gelinmesi, bir hukuk devletinde kabul edilemez. Her şeyden önce kesinleşmiş bir hükmün, doğru ve maddi bir gerçeğe uygun olduğu, yargılamanın hukuka uygun yürütüldüğü, meşru olduğu, adaletin tecelli ettiği varsayımının bu konudaki inancın kamu vicdanında tahribata uğraması, bozulan hukuk düzeninin yeniden tesis edilmesi ve hukuk barışının yeniden sağlanmasını zorunlu kılar.

İstisnaî nedenlerle yargılamanın yenilenmesine karar verildikten sonra yapılacak yargılamada izlenecek yol; yeni bir yargılamada olduğu gibi deliller toplanabilir. Re’sen araştırma ilkesi sonucu olarak yenilenme sebebine bağlı olmaksızın başvuruda belirtilen delillerin dışında da delil toplanabilir. Toplanan deliller karar yerinde tartışılıp suçun ne şekilde işlendiği açıklanmalı, mevcut deliller irdelenmeli, delillerle sonuç arasında bağ kurulmalı, bir başka deyişle bu delillerle önceden bu sonuca varıldığı anlatılmalı, suçun nitelendirilmesi yapılarak yenilenen yargılamanın daha önce yapılıp bitirilen yargılama sonucunda ulaşılan sonuçları değiştirecek bir yenilik getirip getirmediği duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmelidir (...- ... CMK şerhi).

Yargılamanın yenilenmesinin istisnaî kanun yolu olduğu Yargıtay CGK’nın 11.03.2014 tarih, 2012/3-909 Esas, 2014/121 sayılı kararında, “Yargılamanın yenilenmesindeki amaç kanunda istisnai ve sınırlı olarak sayılan hallerin gerçekleşmesi halinde, gerçeğin araştırılması böylece toplumun ve sanığın menfaatinin korunması olduğundan, kesin hükme yönelik olarak ileri sürülen ve gerekli şartları taşımayan her türlü yenileme talebini dikkate alınması söz konusu olmayacaktır” şeklinde vurgulanmıştır.

2-Yasal Düzenleme:

Yargılamanın yenilenmesi nedenleri 5271 sayılı Kanun'un 311 inci maddesinde tek tek sayılmıştır.

(1)Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:

a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa.

b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa.

c) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise.

d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise.

e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.

f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya ceza hükmü aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.

(2) Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri, 4.2.2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, 04.02.2003 tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır.

B)DOSTANE ÇÖZÜM YOLU

1-Genel Olarak

Dostane çözüm sonucunda düşme kararı verilmesi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yargılama kuralları arasında yer alır.

Dostane çözüm yolu; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan bir başvurunun esası hakkında karar verilmeden önce, başvurucu ve sözleşmeci devlet arasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi aracılığıyla gizlice yürütülen, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin amacına uygun olan ve Mahkeme'nin kabulüne bağlı olan anlaşma yoludur. Taraflar arasında dostane çözüme varılırsa, mahkeme, olaylarla ve varılan çözümle sınırlı kısa bir açıklamayı içeren kararını vererek başvuruyu kayıttan düşürür (YURTCAN Erdener, Ceza Yargılaması Hukuku, 16. Baskı, sayfa 504).

2-Yasal Düzenleme:

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 39 uncu maddesinde dostane çözüm yolu hüküm altına alınmıştır. Buna göre;

1.Yargılamanın her aşamasında, mahkeme, davanın bu sözleşme ve protokolleri ile tanınan insan haklarına saygı ilkesinden esinlenen bir dostane çözüm yoluyla sonuçlanmasını sağlamak için taraflara yardımcı olabilir.

2.1. fıkrada tanımlanan işlemler gizlidir.

3. Dostane çözüm durumunda mahkeme, olayların ve kabul edilen çözümün kısa bir özeti ile sınırlı bir kararla başvuruyu kayıttan düşürür.

4. Bu karar, dostane çözüme ilişkin olarak kararda yer alan esasların icrasını denetleyecek olan Bakanlar Komitesine iletilir.

C)YUKARIDAKİ AÇIKLAMALAR IŞIĞINDA SOMUT OLAY

Yargılamaya konu olan davada yeniden yargılanma kararı, 7145 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 311 inci maddesinin birinci fıkrasının "f" bendindeki dostane çözüm yoluna dayanılarak verilmiştir. Ancak yukarıdaki açıklamalarda da belirtildiği üzere 271 sayılı Kanun'un 311 inci maddesinin birinci fıkrasının "f" bendine dayanılarak yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebilmesi için hükümlü/sanık tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Sözleşmenin ihlal edildiğine dair bir başvurunun yapılmış olması, yargılama devam ederken hükümlü/sanık ile sözleşme tarafı olan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin arasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesin aracılığıyla gizli yürütülen görüşmeler sonucu dostane çözüme varılması ve bu durumun Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince verilecek bir karar ile sabit görülmüş olması gerekmektedir.
Yapılan incelemede hükümlü/sanık tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine herhangi bir başvuru yapılmadığı gibi dostane çözüm yolu sonucu düşme kararı verildiğine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesince verilen bir kararda bulunmadığı, yargılamanın yenilenmesi için 5271 sayılı Kanun'un 311 inci maddesinde tahdidi olarak sayılan sebeplerin gerçekleşmediği anlaşılmış ise de; ... (Kapatılan) 5. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. madde ile görevli) 05.07.2019 tarihli
ek kararının itiraz merci olan ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.07.2019 tarih ve 2019/611 D. ... sayılı kararı ile kaldırılması üzerine, yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip hükümlünün/sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2022 tarihli ve 2019/470 Esas, 2022/451 sayılı kararında sanık müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu’nun 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ... 5. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

12.09.2023 tarihinde karar verildi.