3. Ceza Dairesi 2023/6994 E. , 2023/3972 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2020/118 Esas, 2022/90 sayılı Kararı ile sanık hakkında örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının ikinci cümlesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/529 Esas, 2022/1708 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 18.02.2023 tarih ve düzeltilerek onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararında hükümsüzlüğü sabit olan ve ifade sahibinin dahi mahkeme huzurunda kabul etmediği gerçek dışı savcılık beyanının geçerli ifade gibi değerlendirilerek hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna, somut delillere ve savunmalarına yer verilmediğine,
2.Sanık lehine hususların göz ardı edilerek hatalı, eksik ve tek taraflı banka kayıtları hükme konularak tesis edilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3.Adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine,
4.Suçun manevi unsurunun oluşmadığına,
5.Sanığın 2001 yılında açtığı hesabını, günlük ticari ve şahsi kullanımı dahilinde rutin bankacılık faaliyetleri kapsamında kullandığına,
6.Bankanın BDDK ve TMSF'ye devrinden sonra 2016 yılında da bankacılık faaliyetlerini bu bankada devam ettirdiğine,
7.Sanığın örgüt talimatlarına göre hareket etmediğine ve örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmediğine,
8.Sanığın örgütle irtibatlı olduğuna ilişkin delil bulunmadığına,
9.Karara esas alınan bilirkişi raporunun objektiflikten uzak, şahsi yorumlara dayalı, gerçek dışı, çelişkili ve eksik olduğuna, söz konusu hesaptaki tüm hareketlerin incelenmediğine,
10.Özel bilirkişi raporunda sanık tarafından yapılan işlemlerin rutin bankacılık faaliyetleri kapsamında olduğunun ve örgüte yardım suçunu oluşturmayacağının belirtildiğine,
11.Eksik inceleme ile hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
12.Belli bir bankaya belli bir dönemde para yatırma şeklinde gerçekleşen eylemin suç oluşturmayacağına,
13.Suçun unsurlarının oluşmadığına,
14.Sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
15.Sanığın savunmalarında geçen Fiader'in düzenlediği iftar ve yemek programlarına katılmasının örgütsel faaliyete katılmış gibi lanse edilmesinin, cezalandırılmasına karar verilmesinin ve bu karar neticesinde mesleğini yapamayacak olmasının vicdana ve hakkaniyete aykırı olduğuna
16.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin, örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1.BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanunun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; sanığın örgüt liderinin talimatına denk gelen dönemlerde hesaplar açtığı ve para yatırdığı tespit edilmiş ise de talimat tarihleri dışında da bu tür işlemler yapması, anılan hesabını Bank Asyanın TMSF'ye devrinden sonra olacak şekilde de aktif şekilde kullanmaya devam etmesi ve sanığın savunmasında terör örgütü liderinin talimatından haberi olmadığını, S.Ö. isimli arkadaşının icra ihalelerinde değerlendirmek üzere parça parça verdiği parayı anılan bankada değerlendirmesi için yatırdığını, bunlara dair makbuzları ibraz ettiğini, bankadaki hesabını rutin bankacılık faaliyetleri kapsamında kullandığını beyan etmesi hususları karşısında; dosya kapsamında savunmasının aksini ispat edecek şekilde, sanığın örgüt ele başının talimatıyla örgüte yardım kastıyla hareket ettiğine ve dolayısıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden arınmış, kesin, somut ve tam inandırıcı delil elde edilemediğinden "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2.Kabul ve uygulamaya göre de;
a.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan temel ceza belirlenirken delalet maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 314/3 üncü maddesinin de belirtilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b.Sanık hakkında belirlenen temel cezanın, 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi uyarınca artırılması
sırasında artırım oranının doğru uygulanmasına karşın uygulanan Kanun maddesinin 3713 sayılı Kanun'un 5/1 inci maddesi yerine fıkra belirtilmeksizin 5 inci madde olarak gösterilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 10.11.2022 tarihli ve 2022/529 Esas, 2022/1708 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!