WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2023/6493 E.  ,  2023/3480 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Silahlı terör örgütüne yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İTİRAZA KONU KARAR : Onama
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli ve... sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.04.2023 tarihli ve KD - 2022/78597 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
İlk derece mahkemesince her ne kadar ".... silahlı terör örgütüne üye olmak suçunun tipiklik unsuru itibariyle sanığın örgüt faaliyeti kapsamında ve amacı doğrultusunda mutlaka bir suç işlemesinin gerekmediği, örgütün varlığına veya güçlendirilmesine nedensel bir bağ taşıyan maddi ya da manevi somut bir katkısının bulunmasının yeterli olduğu ,böylelikle sanığın örgütün finans kaynaklarından olan Bank Asyaya örgüt yöneticilerinin talimatları ile örgütü finansman olarak güçlendirmek için mevduat artışı sağlamak amacıyla hesap açtırmak veya var olan hesaplarda bakiye arttırıcı işlemler ile aktif olarak kullanmak şeklindeki işlemlerinin örgütü korumak ve güçlendirmek amaçlarıyla illiyet içerisinde olduğu, sanık ...'ın tarih itibariyle devlet tarafından desteklenmeyen, batma riski taşıyan, standart bir yatırımcının uzak durmasını gerektirecek bir bankaya örgütün talimat dönemlerini kapsayacak şekilde katılım hesabı açarak para yatırması ve dosya arasında beyanları bulunup tanık olarak da dinlenen kişilerin sanığın örgütle ilişkisine yönelik birbiriyle örtüşen beyanları birlikte incelendiğinde; mahkememizce sanığın savunmalarının suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varıldığı; sanığın dosya kapsamındaki faaliyetlerinin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içermemesi karşısında sanığın örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı anlaşılmakla sanığın Bank ...'da bulunan hesabına yukarıda belirtilen şekilde örgüt liderinin talimatı sonrasında katılım hesapları açmasının dosya kapsamındaki tüm faaliyetleri ve örgütle ilişkisine dair aleyhine beyanlar birlikte dikkate alındığında sanığın silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu işlediği yönünde mahkememizce tam ve kesin kanaat oluşarak suçu sabit kabul edilmiştir." şeklindeki gerekçeyle sanığın Bank Asyada bulunan hesabına örgüt liderinin talimatı sonrasında katılım hesapları açması silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan aleyhe tanık beyanları ile birlikte mahkumiyetine gerekçe yapılmış ise de;
Duruşmada dinlenen tanık A. Ö. beyanının soyut ve bir kısmı duyuma dayalı ve 2007 yılına kadar olan sürece ait olduğu, sanığın kardeşine ait ismin tanık tarafından farklı beyan edildiği, dinlenen diğer tanıkların beyanlarının bir kısmının sanığın örgütsel faaliyetine dair olmadığı, bir kısmının kendi içerisinde çelişkili olduğu, bu kapsamda tanık A. A. beyanında ismi geçen Ö.K.'nin kendi beyanında diğer tanık A.A. beyanını doğrulamadığı, tanık M.Y., C.S. ve N.Y.'nin beyanlarında sanığın örgütsel faaliyetine ilişkin bir bilgide bulunmadıklarının anlaşılması karşısında; tanık beyanlarının sanığın aleyhine değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, bu kapsamda sanık hakkında aleyhe kabul edilebilecek esaslı delilin Bank Asyaya örgüt talimatı ile katılım hesabı açmış olduğu iddiası ve kabulün bulunduğu anlaşıldığı, ancak söz konusu delilin değerlendirilip mahkumiyet hükmünün kurulmasında da eksik inceleme ile karar verildiği,
Sanık ve müdafii aşama savunmalarında; "Beğenal Beyaz Eşya A.Ş ile sanığın irtibatının 12.09.2014 tarihinde sona erdiğini, söz konusu duruma ilişkin temyiz aşamasında 16.07.2014 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, Genel Abone Bilgilerinini sunulmuş olduğunu, hesabın açılış tarihinin 2013 yılı öncesine ait olduğu, hesaba gelen paraların hisse devrine ait olduğu, başka bankalarda da sanığın hesabı ve paralarının olduğu, hesaba yatırılan paraların daha sonra çek ödemesi için kullanıldığı, açılan hesabın vadesinden önce bozulduğu, söz konusu hesabın anılan bankanın TMSF'ye devrinden sonra da 2016 yılına kadar açık tutulduğunu, bağışta bulunulmadığını" iddia ve beyan ettikleri;
Anılan hususlara dair yeterli bir araştırma ve inceleme yapılıp hükümde tartışılmadan karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmış olmakla;
1-Bank Asyaya dair bilirkişi raporunda incelemenin 2013 yılından itibaren yapıldığının ve 2014 Şubat-2014 Eylül aylarındaki hesaptaki ay sonu bakiye artışlarının TL cinsinden kendi yatırdığı tutarlarla Katılım ( Vadeli) hesabı açmasından kaynaklandığının belirtilmiş olması, sanığın savunmalarına ilişkin temyiz dilekçesi ekinde sunulmuş olan 16.07.2014 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi, Genel Abone Bilgileri, anılan bankanın TMSF'ye devrinden sonra da hesabın açık tutulup, katılım hesaplarının vadesinden önce bozdurulup, çek ödemesi gibi rutin bankacılık faaliyetinde bulunulduğu, aynı konulara ilişkin sanığın babası ve kardeşi hakkında Bursa 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/142 ve 2017/243 Esas sayılı dosyaları ile kamu davalarının açıldığının savunulması ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak; 2013 yılı öncesine ait hesap dökümlerinin de getirtilerek konusunda uzman bankacı bilirkişiye yeniden inceleme yaptırılarak rutin bankacılık faaliyetinde bulunup bulunmadığının araştırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Mükerrer yargılama ve cezalandırılmanın önüne geçilmesinin temini bakımından Bursa 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/142 ve 2017/243 Esas sayılı dosyaları ile varsa aynı konuya ilişkin başka dosyaların akıbetlerinin araştırılarak sanığa ilişkin bilgi, beyanların dosya arasında alınmasından sonra sanığın hukuki durumunun yeniden tayin ve takdiri gerektiğinin gözetilmemesi,
3-UYAP'ta bulunan Örgütlü Suçlar Bilgi havuzunun da kontrol edilerek sanık hakkında beyan olup olmadığı araştırıldıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulmasından bahisle onama ilamının kaldırılmasına ve sanık müdafiinin talebinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen (kapatılan) Yargıtay 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı ilamı ve Dairemizin müstekar kararlarında da açıklandığı üzere;
Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220 nci maddesinin 7 nci fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314 üncü maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
1.BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen mutat hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilmeyeceği, örgüt liderinin/örgütün talimatı doğrultusunda, örgüte yarar sağlamak amacıyla hesap açma, para yatırma işlemlerinin yapıldığının ortaya konulması gerekliliği karşısında;
Sanığın ceza sorumluluğunun belirlenebilmesi bakımından ... Katılım Bankası A.Ş. ile birlikte değerlendirilmek üzere diğer bankalarda bulunan hesaplarına ilişkin, açılış tarihlerinden itibaren hareketlerini gösterir tüm kayıtların getirtilerek başka bankalarda aynı tarihlerde gerçekleştirdiği bankacılık faaliyetleri ve mevduat işlemleri, hesapların kapanış ile mevduatların sonlandırıldığı tarih konusunda, bankacılık alanında uzman bilirkişiden ayrıntılı rapor aldırılıp, sanık savunması ve tüm dosya içeriği nazara alınarak; örgüt ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de sanık tarafından gerçekleştirilen hesap hareketlerinin, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü liderinin/örgütün ... Katılım Bankasının kurtarılmasına yönelik çağrısı doğrultusunda, amaca hizmet eden işlemlerinin olup olmadığı kuşkuya yol açmayacak şekilde saptanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden hüküm kurulması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
2.Dosya içerisine bulunan belgelerden aynı konulara ilişkin sanığın babası ve kardeşi hakkında Bursa 8.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/142 ve 2017/243 Esas sayılı dosyaları ile kamu davalarının açıldığı anlaşılmakla; anılan dosya getirtilip incelenerek, kesinleşmiş ise onaylı sureti dosya içerisine alınarak, gerekirse iş bu dosya ile birleştirilerek tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmesi lüzumu nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
3. Sanığın örgütsel faaliyetleri ve konumunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda sanık hakkında başkaca bir beyan yahut delil bulunup bulunmadığının araştırılması, elde edilecek tüm bu delillerin 5271 sayılı Kanun'un 217 inci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine okunması, gerekirse beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla beyanlarının alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince eksik araştırma ve yetersiz delillere dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2.Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 09.11.2022 tarihli ve 2022/34007 Esas, 2022/7510 Karar sayılı onama ilâmının KALDIRILMASINA,
3.Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/1959 Esas 2022/826 Karar sayılı sanığın mahkumiyetine yönelik kararının 5271 sayılı Kanunun 302'nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.05.2023 tarihinde karar verildi.