WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Temmuz 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2023/6278 E.  ,  2023/4801 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

2-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ... ve ... hakkında; TCK'nın 220/7-1. Cümle maddesi yollamasıyla TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3/1- 5/1-1 maddesi ile TCK’nın 220/7-2, 62/1, 53/1-2-3, 63/1 maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine dair ... 2.Ağır Ceza Mahkemesi kararının kaldırılarak sanıkların CMK 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrıberaatlerine,
3- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve... hakkında; ... 2.Ağır CezaMahkemesinin mahkumiyet hükümlerinin kaldırılarak, sanıklarınayrı ayrı TCK'nın 220/7 ve 314/3 maddeleri yollamasıyla TCK’nın314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi ile TCK’nın 62/1, 53/1, 63. Maddeleri uyarınca mahkumiyetlerine,
TEMYİZ EDENLER: Sanık ... ve sanıklar ..., ..., ...., ..., ..., ... müdafiileri,Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü:
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme isteminin CMK'nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
I- Sanıklar ..., ... ..., ..., ..., ... hakkında verilen mahkumiyet, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümleri yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.12.2014 tarih ve 2014/6-703 Esas, 2014/550 sayılı Kararında açıklandığı üzere, Yargıtay Dairesinin bozma ilamı ile hem Bölge Adliye Mahkemesince hem de İlk Derece Mahkemesince verilmiş olan hükümler tamamen ortadan kalkacağı gözetilmeden, hüküm kurulurken yeniden İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesi hukuki değerden yoksun olmakla sonuca etkili görülmemiş,
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere göre sanıklar ... ve ...'in eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu oluşturduğu gözetilmeden delil ve olguların hatalı değerlendirilmesi ile örgüte yardım etmek suçundan cezalandırılmaları suretiyle suç vasfında hataya düşülmesi, 5237 sayılı Kanun'un 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrasındaki atfın niteliği ve aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen esasa müessir iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, sanıklar ..., ... ..., ..., ... ve ... ile ilgili olarak eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, sanıklar ... ve ... ile ilgili olarak ise yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmadığına ilişkin mahkemenin takdir ve değerlendirmesinin ilgili ve yeterli gerekçeyle ortaya konmuş olduğu görülmekle sanık ... ve sanıklar ..., ..., ..., ... müdafileri ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle beraat ve mahkumiyet hükümlerinin ONANMASINA,
II- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik yapılan temyiz itirazları ile ilgili olarak;
A- Sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden;
1- Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararında ve dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere,
Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, syf. 383 vd.).
Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (... özel kısım syf. 263-266, ... Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf. 280).
BDDK'nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen mutad bankacılık işlemlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceğinin kabul edilmesi gerekir. Ancak örgüt liderinin talimatı üzerine ve örgüte yardım kastıyla yapılan, örgütün amacına hizmet eden ödeme ve sair bankacılık işlemlerinin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak değerlendirilmesi mümkündür.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere göre örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla dahil olduğu kesin olarak ispat edilemeyen ancak örgüt liderinin talimatı üzerine FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de bankacılık işlemleri yapan, aynı nitelikte sendika veya derneğe üye oldukları anlaşılan sanıkların sübut bulan örgüte yardım etmek suçundan TCK'nın 314/3 ve 220/7 nci maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2 nci maddeleri gereğince cezalandırılmaları gerekirken olgu ve delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule ve uygulamaya göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.12.2014 tarih ve 2014/6-703 Esas, 2014/550 sayılı Kararında açıklandığı üzere, Yargıtay Dairesinin bozma ilamı ile hem Bölge Adliye Mahkemesince hem de İlk Derece Mahkemesince verilmiş olan hükümler tamamen ortadan kalkacağı gözetilmeden, hüküm kurulurken yeniden İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesi
B- ... yönünden;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.12.2014 tarih ve 2014/6-703 Esas, 2014/550 sayılı Kararında açıklandığı üzere, Yargıtay Dairesinin bozma ilamı ile hem Bölge Adliye Mahkemesince hem de İlk Derece Mahkemesince verilmiş olan hükümler tamamen ortadan kalkacağı gözetilerek Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 16.06.2021 tarihli bozma kararına uyulması üzerine CMK'nın 223 üncü ve 230 uncu Maddeleri gereğince yeniden hüküm kurulması gerekirken, ortadan kalkmış İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi ile yetinilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar ... ve ... müdafileri ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık ... yönünden sair yönleri incelenmeyen, hükümlerin bu sebeplerden dolayı CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304 üncü maddesi uyarınca bozma sebeplerine göre ve usul ekonomisi gereğince dosyanın ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.07.2023 tarihinde karar verildi.