3. Ceza Dairesi 2023/26151 E. , 2024/2323 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/519E., 2022/1148K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.06.2022 tarihli ve 2022/3 Esas, 2022/213 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 ncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 19.09.2022 tarihli ve 2022/519 Esas, 2022/1148 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine yönelik hüküm kurulmuştur.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 30.11.2023 tarihli ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafi temyiz dilekçesinde özetle;
1.Ankesörden aranma iddiasından başka iddia bulunmadığına,
2.Bazı tanıkların dinlenmesi yönünde taleplerinin reddedildiğine,
3.Adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine,
4.Pazar günü aranmasının örgüt araması olmadığı hususunun Yargıtay kararı ile açıklandığına,
5.Aranan kişilerden B.S.'nin Konya'da görev yaptığına,
6.Kararın bozulmasına, beraat kararı verilmesine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Aşamalarda alınan savunmalarında söz konusu ankesörlü-sabit telefon aramalarına ilişkin makul bir açıklama getiremeyen sanığın, aranma sayısı,aramaların peşpeşe/ardışık olması, dosya kapsamında Mahkemece telefon aramaların makul görünmemesi hususları dikkate alındığında, sanığın örgütün iletişim metodlarından olan “ankesörlü/sabit hatlardan aranma” gizli iletişim sistemi ile arandığının sabit olduğu, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporu ile tanıklar haklarındaki dosyaların da sanığın örgütün asker mahrem hizmetler sınıfında kullandığı ankesörlü hatlardan arandığına ilişkin Mahkemenin kabulünü doğruladığı, örgütün ancak mahrem yapılanmasında bulunan kişiler ile bu şekilde irtibat kuracağı, 'Gizlilik' şartı örgüt üyeliği suçunun bir unsuru değilse de, sanığın hiyerarşik yapı içerisine girdiği, örgüt ile arasında üyelik için gerekli bulunan organik bağın oluştuğunu ispatlayan bir delil olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilerek cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin 13.11.2019 tarih ve 2018/5526 Esas-2019/6842 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
Asker bir şahsın; örgütün gizlilik ve deşifre olmamak kuralına riayetle, örgütün talimatı ile ve örgütsel irtibatı sağlamak maksadıyla kamuya açık ve birbirinden bağımsız market, büfe, kırtasiye, lokanta vb. gibi sair işletmelerde kurulu bulunan, ücret karşılığı kullanılan sabit hat veya ankesörlü hatlar ile mahrem imam tarafından arandığı, “her türlü şüpheden uzak, kesin kanaata ulaştıracak somut olgu ve teknik verilerle tespit edilmesi ve yargılama yapan mahkemenin de tam bir vicdani kanaate ulaşması halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren hukuka uygun delil olacağı” hususunda herhangi bir kuşku bulunmamaktadır.
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
Özellikle sanığın ankesör/sabit hatlardan periyodik veya ardışık arama kayıtları gözetildiğinde, bu haliyle örgütsel iletişim ağına dahil olup olmadığını tam olarak ortaya koyamaması karşısında, öncelikle sanığın ankesör/sabit hat arama kayıtlarına yönelik incelemenin sadece Ankara'da görev yaptığı döneme ilişkin olması nazara alınarak; sanığın görev yaptığı yerler tespit edilerek ilgili birimlere yazı yazılmak suretiyle, görev yaptığı yerlerde hakkında ankesör veya sabit hatlardan periyodik ya da ardışık arama kaydı bulunup bulunmadığının saptanması, var ise buna ilişkin bilgi ve belgeler getirtildikten sonra bu hususta bilirkişi raporu düzenlenmesinin istenmesi, ayrıca UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir beyan bulunup bulunmadığı tespit edilerek var ise bu beyanlar getirtilmesi, gerekirse ilgili şahısların tanık olarak dinlenmeleri sağlanarak CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 19.09.2022 tarihli ve 2022/519 Esas, 2022/1148 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara 27. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!