3. Ceza Dairesi 2023/25673 E. , 2024/5911 K.
"İçtihat Metni"
SAYISI : 2022/374 E. 2022/1100 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.12.2020 tarih ve 2020/111 Esas, 2020/430 sayılı Kararı ile, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.04.2022 gün ve 2021/148 Esas, 2022/622 sayılı Kararı ile duruşma açılmaksızın, İlk Derece Mahkemesince kurulan beraat hükmüne yönelik; 1-...Hükmün özünü oluşturan ve açıklamakla geçerlilik kazanan kısa kararın okunduğu 14.12.2020 günlü oturuma katılanlar ile gerekçeli kararda imzaları bulunan heyette farklılık bulunması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 188/1, 219, 220, 222 ve 232 nci maddelerine aykırı davranılması,
2- Kabul ve uygulamaya göre de;
a) Ayrıntılı Bylock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya getirtilip duruşmada sanığa okunup diyecekleri sorulduktan sonra yargılamaya devamla hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Uyap sisteminde oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık ile ilgili başkaca beyan ya da dava dosyası bulunup bulunmadığının araştırılarak var ise bu beyan ve dava dosyalarının da getirtilerek, tüm bu belge ve beyanların CMK'nin 217 nci maddesi uyarınca sanık ve müdafine okunarak diyeceklerinin sorulması, gerektiğinde beyan sahibinin tanık sıfatıyla usulüne uygun duruşmaya çağrılıp, sanık ile ilgili bilgi ve görgüsünün sorulması ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun taktir ve tayini zorunluluğu,
Hukuka kesin aykırılık teşkil ettiğinden, CMK'nin 280/1-e ve 289/1-a,e maddeleri uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA karar verilmiştir.
3. Yeniden yapılan yargılama neticesinde; Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2022 tarih ve 2022/106 Esas, 2022/106 sayılı Kararı ile, sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 21.09.2022 tarihli ve 2022/374 Esas, 2022/1100 sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.11.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle;
1.Sanığın fiili kullanımında olan telefona- FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kendi aralarındada haberleşme ve gizliliği sağlamak amacıyla kullandıkları- ByLock haberleşme programını indirip kullandığına,
2. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığının kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden O yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas, 2017/970 sayılı Kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı Kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ByLock kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın savunmasının denetlenmesi ve maddi gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkarılması açısından hükümden sonra temyiz aşamasında dosyaya giren deliller kapsamında, gelen ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının sanığa ait olup olmadığının belirlenip sanığa ait olduğu takdirde ByLock tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmesi; aksi takdirde sanığa ait olmadığı tespit edilirse ilgili birimlerden ByLock tespitine ilişkin belgelerin ve ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporunun getirtilmesi, UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzundan araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi bir beyan bulunup bulunmadığı tespit edilerek var ise bu beyanların getirtilmesi, gerekirse ilgili şahısların tanık olarak dinlenmeleri ve temyiz aşamasında geldiği anlaşılan ve sanık hakkında beyanda bulunan A.E'nin teşhis ve ifade tutanakları ile birlikte, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan sonra bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 21.09.2022 tarih ve 2022/374 Esas, 2022/1100 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!