3. Ceza Dairesi 2023/23731 E. , 2025/14731 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/568 E., 2022/1255 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/128 E., 2021/148 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme
Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçu için; 26.09.2016
HÜKÜM :Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden; TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK'nın 221/4-2, 62, 53, 58/9 ve 63,
Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçu yönünden; TCK'nın 328/1, 43/1, 62/1, 53/1,
2, 3, 63 maddeleri gereğince verilen mahkumiyet kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A.Sanık hakkında devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme suçu yönünden yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
Sanığın örgütsel faaliyet kapsamında işlediği devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal ve askeri casusluk amacıyla temin etme suçundan kurulan hükümde mahiyeti itibariyle bir ceza değil cezaya bağlı olarak uygulanacak infaz rejimi ile ilgili bir kurum olan TCK’nın 58/9. maddesinin uygulanmamasının kazanılmış hak oluşturmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi gerektiği mümkün görülmüştür.
Dairemizin 29.03.2023 tarih 2021/3007 Esas 2023/2500 Karar, 12.06.2023 tarih 2021/10947 Esas 2023/4169 Karar, 21.09.2023 tarih 2021/11785 Esas 2023/6037 Karar ve 17.01.2024 tarih 2021/11494 Esas 2024/703 sayılı istikrar kazanmış kararlarından da anlaşılacağı üzere; devlet güvenliği, devletin iç veya dış siyasal yararları ve milli savunmaya ilişkin gizli bilgileri siyasal ve askeri casusluk maksadıyla temin etmek suçunda; failin kişilik özellikleri, bilgilerin temin edilme zaman ve yeri, bilgilerin temin edilme yöntemi, bir örgüt mensubu ise örgütün amaç ve faaliyetleri gibi, kriterlere bakılması gerektiği hususu gözetildiğinde; FETÖ/PDY'nin casusluk faaliyetlerini de kapsayan silahlı bir terör örgütü olması, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü'nün amaçlarını gerçekleştirmek amacıyla üyelerini Polis ve Jandarma teşkilatı, Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kuvvet kullanma yetkisine haiz kurumlara sızdırdığının bilinmesi, bu kapsamda sanık ...'ın milli güvenlik istihbaratının en üst düzeyde yürütüldüğü ve milli güvenliğin sağlanması konusunda çok önemli bir konumda bulunan Milli İstihbarat Teşkilatına 2008 yılında katıldığı, eğitim dönemini müteakiben 2008-2016 yılları arasında Teşkilatın Ankara ünitesinde teknik istihbarat konularında ve diğer merkez ünitelerinde görev yaptığı, mezkur dönemde örgütün MİT mahrem yapılanması içerisinde "öğrenci" konumunda faaliyette bulunarak, örgüt hiyerarşisinde üstü konumunda olan mahrem abileri ile belirli periyotlar içerisinde yüz yüze bazen de örgütün gizli iletişim programları ve araçları (SHU, gizli/operasyonel hat) marifetiyle paylaşımda bulunmak amacıyla teşkilata ilişkin gizli bilgileri temin ettiği, bu durumun tanık beyanları, sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamından açıkca anlaşılmış olmakla, sanığın eyleminin zincirleme şekilde siyasi casusluk kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirlenerek sanığın mahkumiyetine dair kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B.Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden yapılan temyiz itirazının incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak el edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanığın örgüt ideolojisini benimseyerek hiyerarşik yapıya dahil olduğuna ilişkin tanık anlatımları, sanığın ikrarı ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden verilen mahkumiyet kararına yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla kurulan mahkumiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamış, ancak;
Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istem, bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükümlerin 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!