3. Ceza Dairesi 2023/22685 E. , 2024/5184 K.
"İçtihat Metni"
İTİRAZ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/311 E., 2020/461 K.
SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İTİRAZA KONU KARAR : Onama
İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 25.01.2022 tarihli ve 2021/2852 Esas, 2022/479 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2023 tarihli ve KD-2023/119400 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2023 tarihli ve KD- 2023/119400 sayılı itirazında ;
Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından terör örgütü mensuplarının etkisiz hale getirilmesi ve sınır güvenliğinin sağlanması amacıyla 09.10.2019 tarihinde Suriye ülkesinin kuzeyinde başlatılan Barış Pınarı harekatı kapsamında ... bölgesinde çatışmaların devam ettiği esnada, 10.11.2019 tarihli olay tutanağı ile "Türk Silahlı Kuvvetleri emrindeki Suriye Milli Ordusu (SMO) unsurları tarafından verilen bilgiye göre, ... köyü bölgesinde yapılan operasyon esnasında çıkan çatışmada köyün etrafının sarılarak ablukaya alındığı, köy içerisinde bulunan ve kaçacak yerleri kalmadığını anlayan sanığın da yer aldığı üç erkek PKK/PYD terör örgütü mensubu şahsın SMO unsurlarınca yakalandıkları, şahıslara ait silah ve teçhizatların SMO tarafından el konularak harekat kapsamında kullanılmaya devam edildiği, yakalanan şahısların Türk Silahlı Kuvvetlerine teslim edildikleri" hususunun belirtildiği, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın Suriye'deki uzantısı olan PYD/YPG'ye katılarak ideolojik ve silahlı eğitim aldığını ve örgüt tarafından verilen talimatlar doğrultusunda faaliyetlerde bulunduğunu ikrar etmekle beraber Barış Pınarı harekatı kapsamında operasyon yapan Türk Silahlı Kuvvetleri ve SMO unsurları ile çatışmaya girmediğini beyan ettiği, Van Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinden alınan raporlarda sanıktan alınan svaplarda atış artıklarına rastlanılmadığının anlaşıldığı olayda; Mahkemece, sanığın çatışma bölgesinde Suriye Milli Ordusu tarafından yakalandıktan sonra Türk Silahlı Kuvvetleri'ne teslim edildiği, örgüt içerisinde görev alarak örgüt tarafından verilen talimatlar doğrultusunda hareket ettiği, yakalanma şekli ve yakalandığı yer göz önünde bulundurulduğunda eyleminin vahim nitelikte olduğu gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nın 302/1 inci madde ve fıkrasında düzenlenen Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş, hükmün sanığın müdafiisi tarafından istinaf edilmesi üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin 03.06.2020 gün ve 2020/311 Esas, 2020/461 sayılı Kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Yukarıda belirtildiği üzere, kararın sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.06.2020 gün ve 2020/53749 nolu Tebliğnamesi ile hükmün onanmasının talep edildiği, Yüksek Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 25/01/2022 tarihli 2021/2852 Esas ve 2022/479 Karar sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verildiği anlaşılmış ise de;
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2021/4948- 2022/793 K, 2021/5695- 2022/1386 K, 2021/10342- 2022/10291 sayılı Kararları ve aynı içerikteki pek çok kararında da belirtildiği üzere, sanık ile birlikte 10.11.2019 tarihli tutanak ile Türk ordusuna teslim edilen sanık ... hakkındaki 13/04/2023 tarihli 2022/27777 Esas ve 2023/2183 sayılı Kararında;
"Mahkemenin sübuta ilişkin kabulüne ve eylemin vasıflandırılmasına esas teşkil eden olay tutanağı muhtevasına, dosya kapsamına ve aşamalarda değişmeyen, aksi de kanıtlanamayan ikrar içeren savunmaya göre, silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın Suriye'deki uzantısı olan PYD/YPG'nin bünyesinde yer alarak örgüt tarafından verilen talimatlar doğrultusunda faaliyetlerde bulunan, silah eğitimi alan, Suriye Milli Ordusu (ÖSO) ile PKK/PYD silahlı terör örgütü arasında çatışmaların yaşandığı bölgede yakalanan ancak doğrudan Türk Silahlı Kuvvetleri ya da Türk Silahlı Kuvvetlerince gerçekleştirilen operasyon esnasında Suriye Milli Ordusu (ÖSO) ile çatışmalara katıldığı kesin olarak saptanamayan sanığın savunması, soruşturma aşamasında dinlenen tek tanık beyanı, sanığın Barış Pınarı Harekatı kapsamında ... bölgesinde çıkan çatışma sonucunda köyün etrafının sarıldığı, köy içerisinde bulunan ve kaçacak yerleri kalmadığını anlayan 3 şahsın yakalanması, şahıslardan ele geçirilen silah ve teçhizatın operasyon içerisinde kullanılmak üzerine el konulduğuna dair 10.11.2019 tarihli tutanak içeriği ve kriminal uzmanlık raporlarına göre, sanığın herhangi silahlı çatışmaya girdiğinin tespit edilememesi karşısında; sanığın eylemlerinin dosyada yer alan deliller nazara alındığında örgüte üyelik suçunu oluşturacağı gözetilmeden suçun vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilen sanığın safahatta tercüman marifetiyle alınan beyanlarında, suçunu ikrar ederek etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini söyleyip bir kısım örgüt mensupları ile örgütsel faaliyetler hakkında bilgi verdiğinin anlaşılması karşısında, etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları açıkça anlatılması ve ayrıntılı savunmasının yeniden alınması, gerektiğinde teşhis işleminin yaptırılması ve verilen bilgilerin doğruluğunun ve faydalılığının yetkili mercilerden teyit edilmesi suretiyle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmasından sonra hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken, suçun vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması... hukuka aykırı bulunmuştur.
" denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde;
Mahkemece, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından terör örgütü mensuplarının etkisiz hale getirilmesi ve sınır güvenliğinin sağlanması amacıyla Suriye ülkesinin kuzeyinde başlatılan Barış Pınarı Harekatı kapsamında ... bölgesinde operasyonların devam ettiği sırada Suriye Milli Ordusunca yakalanan ve Akçakale İlçe Jandarma Komutanlığına 10.11.2019 tarihinde teslim edilen sanığın yakalanma şekli, çatışma bölgesinde yakalanmış olması, silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın Suriye'deki uzantısı olan PYD/YPG'nin içerisinde yer alması ve örgüt tarafından verilen talimatlar doğrultusunda hareket etmesi gerekçe gösterilerek Devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, sanığın aksi kanıtlanamayan ikrar içerikli savunması, tanık beyanları, Barış Pınarı Harekatı kapsamında ... bölgesinde çıkan çatışmada köyün etrafının sarıldığına, köy içerisinde bulunan ve kaçacak yerleri kalmadığını anlayan 3 şahsın yakalandığına dair 10.11.2019 tarihli tutanak içeriği ve kriminal uzmanlık raporlarına göre; silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın Suriye'deki uzantısı olan PYD/YPG'nin bünyesinde yer alarak örgüt tarafından verilen talimatlar doğrultusunda faaliyetlerde bulunan, silah eğitimi alan, Suriye Milli Ordusu (ÖSO) ile PKK/PYD silahlı terör örgütü arasında çatışmaların yaşandığı bölgede yakalanan ancak doğrudan Türk Silahlı Kuvvetleri ya da Türk Silahlı Kuvvetlerince gerçekleştirilen operasyon esnasında Suriye Milli Ordusu (ÖSO) ile çatışmalara katıldığı kesin olarak saptanamayan sanığın sabit görülen eylemlerinin örgüte üyelik suçunu oluşturacağı, silahlı terör örgütüne üye olduğu kabul edilen sanığın aşamalarda yaptığı savunmalarında suçunu ikrar ederek bir kısım örgüt mensupları ile örgütsel faaliyetleri hakkında bilgi verdiğinin anlaşılması karşısında, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasından sonra hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken suçun vasfında yanılgıya düşülmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı görüldüğü gereçesiyle Dairemizin kararına karşı 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurmuştur.
II. GEREKÇE
Ayrıntıları Dairenin 31.12.2018 tarih 2018/3775 Esas, 2018/5600 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere; Türk Silahlı Kuvvetlerinin, meşru müdafaa hakkı kapsamında Suriye'nin kuzeyinde terör örgütlerine yönelik icra ettiği operasyonda onunla birlikte hareket eden Suriye Milli Ordusu (ÖSO) ile örgütsel faaliyet kapsamında çatışmaya giren PKK/PYD silahlı terör örgütü mensuplarının eylemlerinin, TCK'nın 302 nci maddesinde düzenlenen Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu oluşturacağında kuşku bulunmamakla birlikte;
Mahkemenin sübuta ilişkin kabulüne ve eylemin vasıflandırılmasına esas teşkil eden olay tutanağı muhtevasına, dosya kapsamına ve aşamalarda değişmeyen, aksi de kanıtlanamayan ikrar içeren savunmaya göre, silahlı terör örgütü PKK/KCK'nın Suriye'deki uzantısı olan PYD/YPG'nin bünyesinde yer alarak örgüt tarafından verilen talimatlar doğrultusunda faaliyetlerde bulunan, kod adı kullanan, PKK/PYD silahlı terör örgütünün kontrolünde bulunan bölgede nöbet tutan, Suriye Milli Ordusu (ÖSO) ile PKK/PYD silahlı terör örgütü arasında çatışmaların yaşandığı bölgede yakalanan ancak doğrudan Türk Silahlı Kuvvetleri ya da Türk Silahlı Kuvvetlerince gerçekleştirilen operasyon esnasında Suriye Milli Ordusu (ÖSO) ile çatışmalara katıldığı kesin olarak saptanamayan sanığın, sübut bulan ve TCKnın 314. maddesinde düzenlenen silahlı terör örgütünü üye olmak suçundan cezalandırılması, safahatta tercüman marifetiyle alınan beyanlarında, suçunu ikrar ederek etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini söyleyip bir kısım örgüt mensupları ile örgütsel faaliyetler hakkında bilgi verdiğinin anlaşılması karşısında, etkin pişmanlık kurumunun mahiyet ve şartları açıkça anlatılması ve ayrıntılı savunmasının yeniden alınması, gerektiğinde teşhis işleminin yaptırılması ve verilen bilgilerin doğruluğunun ve faydalılığının yetkili mercilerden teyit edilmesi suretiyle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 221/4-2 nci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılmasından sonra hukuki durumunun taktir ve tayini gerekirken, suçun vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulduğu anlaşılmakla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,
2. 5271 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 25.01.2022 tarihli ve 2021/2852 Esas, 2022/479 Karar sayılı onama ilamının KALDIRILMASINA,
3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 03.06.2020 tarihli ve 2020/311 Esas, 2020/461 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Sanık hakkında mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında tutukluluk halinin DEVAMINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!