WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 27 Haziran 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2023/22467 E.  ,  2024/9277 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Bozdayı, ... ve ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1,
TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğincemahkumiyet; sanık ... hakkında
TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın
221/4-2 nci cümle, TCK'nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEMYİZ EDENLER: Sanıklar müdafileri ve bir kısım sanıklar
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, bir kısım sanıklar ve müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1 inci maddesi uyarınca REDDİNE,
I-Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanık hakkında CMK'nın 231 inci maddesine göre verilen "hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararına karşı başvurulacak kanun yolunun karar tarihi itibariyle CMK'nın 231/12 nci maddesine göre "itiraz" olduğu, CMK'nın 264/1 inci maddesinde belirtilen kanun yolu ve merciinde yanılmanın başvuru hakkını ortadan kaldırmayacağına dair düzenleme nazara alındığında, sanık müdafiinin bu suç bakımından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile, itiraz merciince karar verilmek üzere dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri belirlenmekle, işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
II-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., , ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemleri yönünden;
Sanık ...'in örgütsel konumu ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın örgütsel konum ve faaliyetlerinin niteliği nazara alınarak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla, sanıklar müdafileri ile sanıklar ..., ... ve ...'nın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden, CMK'nın 302/1 inci maddesi gereğince temyiz itirazlarının esastan reddiyle mahkumiyet hükümlerinin ONANMASINA,
III-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz istemleri yönünden;
1-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre;
a-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 Esas 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 Esas 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte,
savunmalarında ByLock kullanıcısı olmadıklarını bildiren sanıkların savunmalarının denetlenmesi bakımından hükme esas alınan ByLock tespit ve değerlendirme tutanaklarında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulundukları kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanıklar ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra ... isimli gizli tanık tarafından teslim olunan ve şifreli olması sebebiyle bir kısmı sonradan çözümlenebilen FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün, emniyet mahrem yapılanmasında görevli personel hakkındaki kayıtlarında sanıkların adının geçip geçmediği ve adlarına düzenlenmiş "veri inceleme raporu"nun bulunup bulunmadığının Emniyet Genel Müdürlüğünün ilgili birimlerinden sorularak araştırılmasının ardından tüm bunların duruşmada CMK'nın 217 nci maddesi uyarınca sanıklar ve müdafilerine okunarak diyeceklerinin sorulması ile dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının buna göre takdir ve tayini gerekirken, yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61/1 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3/1 inci maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak sanıklar hakkında alt sınırdan ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının ayrıca teşdit sebebi sayılarak teşdiden tayini suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
2-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile ilgili olarak;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla, sanıklar müdafileri ile sanık ...'ün sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Anayasa'nın 138/1. maddesi hükmü, TCK'nın 61/1 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3/1 inci maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak sanıklar hakkında alt sınırdan ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının ayrıca teşdit sebebi sayılarak teşdiden tayini suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
3-Sanık ... ile ilgili olarak;
a-Sanığın temyiz aşamasında 15.02.2024 tarihinde Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığında müdafi huzurunda verdiği ifadesinde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini bildirmesi ve bu yönde bilgiler vermesi karşısında, duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, verdiği bilgilerin örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı, eldeki bilgilerle örtüşüp örtüşmediği ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında TCK'nın 221 inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmasında zorunluluk bulunması,
b-Kabul ve uygulamaya göre de;
Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, TCK'nın 61/1 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3/1 inci maddesi uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak sanıklar hakkında alt sınırdan ceza tayini gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının ayrıca teşdit sebebi sayılarak teşdiden tayini suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'nin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, CMK'nın 302/2 nci maddesi uyarınca mahkumiyet hükümlerinin BOZULMASINA,
Dosyanın Kilis 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak,
04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.