3. Ceza Dairesi 2023/20161 E. , 2024/2248 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250. Madde İle Görevli)
SAYISI : 1999/285E., 2009/17K.
SUÇ : Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak
HÜKÜM :Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüyle gerçekleştirilen yargılama neticesinde (Kapatılan) İstanbul 12. Ağır Ceza
Mahkemesinin 13.02.2009 tarih ve 1999/285 Esas ve 2009/17sayılı
kararında değişiklik yapılmasına yer olmadığına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Hükümlü/Sanık hakkında kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Hükümlü/sanık hakkında İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250 nci maddesi ile görevli)nin 13.02.2009 tarihli 1999/285 Esas, 2009/17 sayılı kararı ile hükümlü/sanık hakkında Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmaya çalışmak suçundan 765 sayılı TCK'nın 125, 59, 5252 sayılı Kanun'un 6/1, 765 sayılı TCK'nın 31, 33, 5237 sayılı TCK'nın 58/7-8-9 ve 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 27.04.2010 tarihli 2009/18793 Esas, 2010/4435 sayılı kararı ile düzeltilerek onanan mahkumiyet hükmü kesinleşmiştir.
3. Hükümlü/sanık müdafinin tutukluluk süresinin uzun olduğuna, tutukluluk incelemesi yapılan davalarda verilen kararların sanık ve müdafii dinlenilmeden ve savcı mütalaası kendilerine iletilmeden dava dosyası üzerinden alındığına, polis nezaretinde sanığın avukat yardımından faydalanmamış olduğuna, yargılamanın uzun olduğuna ve Sözleşmenin ihlal edildiğine ilişkin iddiaları ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuruda bulunduğu, başvuru neticesinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 19 Şubat 2019 tarih ve 25253/08 başvuru numaralı kararı ile; "Başvuranın tutukluluğunun uzunluğu dolayısıyla Sözleşme'nin 5 - 3 maddesinin ihlal edildiğine; Tutukluluğa karşı yapılan itirazın inceleme yargılaması sırasında Cumhuriyet savcısının mütalaasının başvuran veya avukatına bildirilmemesi gerekçesiyle, Sözleşme'nin 5 - 4 maddesinin ihlal edildiğine; Cumhuriyet savcısının mütalaasının iletilmemesi dolayısıyla, yani inceleme yargılamalarında usuli eksiklik olması dolayısıyla uğranılan zarara karşılık olarak icra edilebilir bir tazminat hakkının olmaması gerekçesiyle Sözleşmenin 5 - 5 maddesinin ihlal edildiğine; Sözleşme'nin 5 - 3 maddesi kapsamında başvuranın yargılamalar öncesi tutukluluğunun aşırı uzun olması nedeniyle oluşan zararları icra edilebilir bir tazmin etme hakkının bulunmaması gerekçesiyle Sözleşmenin 5 - 5 maddesinin ihlal edildiğine; Başvurana ilişkin yargılamaların uzunluğu nedeniyle Sözleşme'nin 6 - 1 maddesinin ihlal edildiğine; Başvuranın polise ifade verirken avukata erişim hakkına ilişkin olarak Sözleşme'nin 6 - 1 ve 3 (c) maddesinin ihlal edildiğine; Sözleşme'nin 13 üncü maddesinin ihlal edildiğine; Başvuranın yargılama öncesi tutukluluğuna ve ceza yargılamaların uzunluğuna ilişkin şikâyetler dışında tespit edilen ihlallerin başvuran tarafından maruz kalınan manevi zarara karşılık olarak yeterli adil tazminat sağladığına" dair karar verilmiştir.
4. Hükümlü/Sanık ve müdafiinin başvuruları üzerine; İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250 nci maddesi ile görevli) tarafından 08.06.2020 tarihli 1999/285 Esas, 2009/17 sayılı ek kararı ile sanık/hükümlü hakkında yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer olduğuna ve talebin dosya üzerinden incelenmesine, 04.09.2020 tarihli 1999/285 Esas, 2009/17 sayılı ek kararı ile de (Kapatılan) İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2009 tarih ve 1999/285 Esas 2009/17 sayılı kararında değişiklik yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
5. Bunun üzerine hükümlü/sanık müdafiinin Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunduğu, başvuru neticesinde Anayasa Mahkemesinin 15.06.2022 tarih ve 2020/33709 başvuru numaralı kararı ile; "Hakkaniyete uygun yargılanma hakkıyla bağlantılı olarak müdafi yardımından yararlanma hakkının ihlal edildiğine ilişkin iddianın KABUL EDİLEBİLİR OLDUĞUNA, Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki hakkaniyete uygun yargılanma hakkıyla bağlantılı olarak müdafi yardımından yararlanma hakkının İHLAL EDİLDİĞİNE, Kararın bir örneğinin müdafi yardımından yararlanma hakkının ihlalinin sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere (kapatılan) İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi (E.1999/285, K.2009/17) yerine bakan mahkemeye GÖNDERİLMESİNE," dair karar verilmiştir.
6. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250 nci maddesi ile görevli)nin 19.10.2022 tarihli 1999/285 Esas, 2009/17 sayılı ek kararı ile hükümlü/sanık hakkında Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ihlal kararı uyarınca ihlalin yargılamanın yenilenmesi yoluyla giderilmesine karar verilmiştir.
7. İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250 nci maddesi ile görevli)nin 07.07.2023 tarihli 1999/285 Esas, 2009/17 sayılı ek kararı ile (Kapatılan) İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2009 tarih ve 1999/285 Esas 2009/17 sayılı kararında değişiklik yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
8. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 10.10.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükümlü/Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; her şeyden önce sanığa bir avukatın hukuki yardımından faydalanması sağlanmadan kendi aleyhine ikrarlar içeren beyanlarını içerecek şekilde kollukça ifadesi alınarak okutulmadan baskı ile imzalatıldığına, mahkeme tarafından sadece bu beyanlara dayanılarak sanığın suçu sabit görüldüğüne ve sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiğine, gerek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin gerekse Anayasa Mahkemesinin kararları ile sanığın aleyhe ikrar içeren kolluk ifadesinin hiçbir şekilde mahkumiyete gerekçe yapılamayacağının tespit edildiğine, sanığa isnat edilen suçlamalara ilişkin sanığın beyanları dışında delil bulunmamakla birlikte, diğer sanıkların da sanık hakkında herhangi bir beyanları bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, diğer sanıklar ... ve ... ile ilgili olarak da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararlarının bulunduğuna ve bütün mahkumiyet kararlarının dayanağı olan polis ifadelerinin avukat huzurunda alınmamış olması nedeniyle mahkeme kararına gerekçe yapılamayacağına, bu hususun iç kararda da açık şekilde belirtilmiş olduğuna, mahkumiyet kararının usul ve esas açısından bozulması ve infazın durdurularak sanığın tahliyesine karar verilmesi gerektiğine, temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepler ve diğer hususlara ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yargılamanın yenilenmesi halinde yeniden yapılacak duruşma sonucunda mahkeme, önceki hükmü onaylar veya hükmün iptali ile dava hakkında yeniden hüküm verir (madde 323/1).
Söz konusu yasal düzenlemeye göre, yargılamanın yenilenmesi talebini alan mahkemenin öncelikle davanın kabule değer olup olmadığını duruşmasız olarak incelemesi, kabule değer bulmazsa reddetmesi (madde 319/1), kabule şayan bulursa dayanılan delilleri toplaması, tarafların görüşlerini de alarak ya, yargılamanın yenilenmesi istemini esassız olması nedeniyle duruşma yapılmaksızın reddetmesi (madde 321/1), ya da yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar vermesi (madde 321/2) gerekir. Yargılamanın yenilenmesine karar vermişse bu kez serbestlik kuralı gereğince yeni bir yargılama yapacak, toplanan delilleri mevcut delillerle birlikte tartışıp değerlendirerek maddi gerçeğe ulaşmaya çalışacak ve sonuçta, önceki hükmü onaylayacak veya hükmün iptali ile dava hakkında yeniden hüküm verecektir (madde 323/1).
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
5271 sayılı CMK'nın 311/1-e maddesi kapsamında mahkemenin yeniden yargılama talebini kabule değer bulması üzerine, öncelikle tarafların görüşünü alıp dosyanın yeni bir esas numarasına kaydedilmesi, sonrasında duruşma açarak yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak ileri sürülen delillerin toplanması, bu deliller ışığında mahkemenin CMK'nın 311/1-e maddesi kapsamında değerlendirdiği delilin hükme esas alınıp alınmayacağını da belirledikten (CMK 230/l-b maddesi) ve tüm delillerin serbestlik kuralı çerçevesinde tartışılmasından (CMK 216 ve 217 nci maddeler) sonra, önceki hükmün yerinde olduğunun anlaşılması halinde onaylanmasına karar verilmesi veya aksi takdirde hükmün iptali ile yeni bir hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, dosyanın eski esas üzerinden görülerek ek karar ile (Kapatılan) İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2009 tarih ve 1999/285 Esas ve 2009/17 sayılı kararında değişiklik yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle CMK'nın 323/1 inci maddesine muhalefet edilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; Hükümlü/sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi (CMK 250. Maddesi ile görevli)nin 07.07.2023 tarihli 1999/285 Esas, 2009/17 sayılı ek kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, sair yönleri incelenmeksizin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!