3. Ceza Dairesi 2023/18620 E. , 2024/4448 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/372 E., 2022/751 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
Sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.04.2019 tarih, 2018/359 Esas, 2019/190 sayılı kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 221/4-1 inci cümle, 5271 sayılı Kanun'un 223/4-a maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 221/5 inci maddesi gereğince 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 15.04.2019 tarihli ve 2019/1041 Esas, 2021/879 sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıkların istinaf başvurularının, silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılaması yapılan sanıkların, yargılama aşamasında kendilerinin seçtikleri bir müdafileri bulunmadığı gibi 5271 sayılı CMK'nın 156 ncı maddesi gereğince de re'sen bir müdafi görevlendirilmediği, sanıklara isnat edilen silahlı terör örgütü üyeliği suçunun niteliği dikkate alındığında, CMK'nın 150 nci maddesinin 2 ve 3 üncü fıkraları uyarınca sanıklar hakkında müdafi görevlendirilmesinin zorunlu olduğunun anlaşılması karşısında, Anayasa'nın 36 ncı Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesine aykırı olacak ve savunma haklarının kısıtlanmasını doğuracak biçimde kovuşturmada müdafi hazır bulundurulmaksızın ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmü kurulmak suretiyle CMK'nın 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi; hukuka kesin aykırılık teşkil ettiğinden, sanıkların istinaf istemleri bu nedenle yerinde görülmekle, CMK'nın 280/1-e ve 289/1-a, e maddeleri uyarınca diğer yönleri incelenmeyen hükmün ceza süreleri yönünden kazanılmış hak korunmak suretiyle BOZULMASINA karar verilmiştir.
3. Yeniden yapılan yargılama neticesinde, Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.03.2022 tarih, 2021/181 Esas, 2022/77 sayılı kararı ile sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 221/4-1 inci cümle, 5271 sayılı Kanun'un 223/4-a maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 221/5 inci maddesi gereğince 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
4. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/372 Esas, 2022/751 sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 31.08.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar müdafiinin her iki sanık yönünden ayrı ayrı temyiz istemi özetle;
1. Sanıkların terör örgütü üyesi olmadıklarına, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Sanıkların örgüt hiyerarşisine girdiklerine dair herhangi bir delil ve emare bulunmadığına,
3. Sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat kararı verilmesi gerektiğine,
4-Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... ve sanık ... hakkında, sanıkların etkin pişmanlıktan yararlanmak istediklerini beyan ederek, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile nasıl tanıştıklarını, örgüt mensuplarının yönlendirmeleri ve hazırlıkları neticesinde astsubay meslek yüksekokulunu kazandıklarını, sağlık taramalarından geçirilerek mülakatlara örgüt mensupları tarafından hazırlandıklarını, askeri mahrem yapıdaki sorumlularca kendilerine kod adları verildiğini, örgütün sohbet adı verilen toplantılarına kimlerle katıldıklarını, eğitim döneminde ve 2015 yılında başlayan memuriyetleri sürecinde kendileriyle örgüt namına hangi mahrem sorumlunun irtibata geçtiğini, gizliliği sağlamak için mahrem sorumlularca sabit hatlardan arandıklarını anlatan sanıkların tüm dosya kapsamına göre, FETÖ/PDY'nin hiyerarşik yapısına dahil olduğu ve eylemlerinin süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk göstermesi karşısında silahlı terör örgütüne üye olmak suçunu işledikleri ancak haklarında yakalama bulunmadan kendiliklerinden teslim olarak etkin pişmanlıkta bulundukları gözetilerek 5237 sayılı TCK 221/4-1 inci cümle ve 5271 sayılı CMK'nın 223/4-a maddesi uyarınca her iki sanığa da ceza verilmesine yer olmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 221/5 inci maddesi gereğince 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince, incelenen dosya kapsamına ve gerekçeye göre İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular ile hukuki vasıflandırma yönünden hükümde herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden sanıklar müdafiinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan inceleme sonunda;
Sanıklar ... ve ... müdafiinin temyiz taleplerinin incelenmesinde;
Sanıkların, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının yönlendirmeleri ve hazırlıkları neticesinde astsubay meslek yüksekokulunu kazandıkları, sağlık taramalarından geçirilerek mülakatlara örgüt mensupları tarafından hazırlandıkları, askeri mahrem yapıdaki sorumlularca kendilerine kod adları verildiği, örgütün sohbet adı verilen toplantılarına katıldıkları, eğitim döneminde ve memuriyetleri
sürecinde kendileriyle örgüt namına mahrem sorumlunun irtibata geçtiği, gizliliği sağlamak için mahrem sorumlularca sabit hatlardan arandıkları, bu suretle örgütün hiyerarşik yapısına organik bağla katılıp süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluluk arz eden faaliyetlerde bulundukları, haklarında yakalama bulunmadan kendiliklerinden gelerek etkin pişmanlıkta bulunduklarına dair kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer delillerin atılı suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi için yeterli olduğu görülmekle temyiz aşamasında gelen belgelerin okunmaması sonuca etkili bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanıklar hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin, 10.05.2022 tarihli ve 2022/372 Esas, 2022/751 sayılı kararında sanıklar müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN AYRI AYRI ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 24. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!