WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2023/17074 E.  ,  2024/4820 K.
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Anayasal Düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : 1- Sanık ...'un TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, 5237 sayılı TCK'nın 58/9, 53, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine,
2- Sanıklar ... ve ...'ın TCK'nın 309/1, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nın 39/2-c, 62/1, 58/9, 53, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetlerine,
3- Sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından TCK'nın 30/4, CMK'nın 223/3-d maddeleri gereğince ceza verilmesine yer olmadığına,
4- Sanıklar ..., ... ve ...'in Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine,
5- Sanıklar ..., ... ve ...'in TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 3, 5/1, TCK'nın 62, 58/9, 53, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetlerine,
6- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince ayrı ayrı beraatlerine dair karar

İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle;
Sanıklar ... ve ...'ın duruşmalı inceleme istemlerinin sanıklar hakkında beraat kararı hükmolunduğundan, sanıklar ... ve ... müdafiilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin cezanın süresi itibariyle yasal şartları oluşmadığından; sanıklar ... ve ... ile müdafiilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin ise Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, istinaf ve temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
I- Katılan T.C. Cumhurbaşkanlığının, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından; katılan ...'nin ise Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından, suçların niteliği itibariyle doğrudan doğruya zarar görmedikleri ve bu nedenle de davaya katılma hakları bulunmamakla, davaya katılmalarına ilişkin verilen kararlar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden katılanlar T.C. ... veTürkiye Büyük Millet Meclisi vekillerinin bu suçlara yönelik temyiz istemlerinin CMK'nın 298/1 maddesi gereğince REDDİNE,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları Dairemizin 22.03.2019 tarih 2018/7103 Esas, 2019/1953 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere;
5237 sayılı TCK’nın 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçunun maddi unsuru/tipik eylem, cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye elverişli vasıtalarla teşebbüs etmektir.
Suçun bu amaçla kurulmuş bir örgüt faaliyeti kapsamında işlenmesi, korunan amaçlara matuf fiillerin elverişliliğinin değerlendirilmesi bakımından önem taşımakta ise de, bu husus suçun unsuru değildir.
Suç, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmak, bu düzen yerine başka bir düzen getirmek veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemek amacına matuf doğrudan genel kast ile işlenebilen bir suçtur.
Suç tanımında belirtilen amaçları gerçekleştirmeye yönelik bir fiil işlenmesi hususunda iştirak iradeleri bulunan sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nın 309. maddesinde düzenlenen Anayasayı ihlal suçu yönünden iştirakin her şeklinin uygulanması mümkündür.
Suça iştirakten söz edebilmek için amaca yönelik bir fiil işleme hususunda iştirak iradelerini ortaya koyan kişilerin hepsinin bu amaçla kurulmuş bir örgütün üyesi olması da gerekmez.
15 Temmuz 2016 günü, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Anayasal düzeninin değiştirilmesi amacıyla, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızmış FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensubu olan ve/veya bu örgütsel faaliyeti destekleyen 8.000’in üzerinde askeri personel tarafından savaş uçakları dahil 35 uçağın, 3 geminin, 37 helikopterin, 74’ü tank olmak üzere 246 zırhlı aracın ve 4.000’e yakın hafif silahın kullanılarak; Cumhurbaşkanına suikasta teşebbüs edilmiş, TBMM ve ... Külliyesi başta olmak üzere birçok stratejik merkez bombalanmış, Başbakanın konvoyuna silahlı saldırı gerçekleştirilmiş, kalkışmaya karşı koyan güvenlik görevlileri ile sokaklara çıkan sivillere devletin silahlı kuvvetlerine ait uçak, helikopter, tank ve silahlarla saldırılarak 4’ü asker, 63’ü polis ve 183’ü sivil olmak üzere toplam 250’den fazla kişi şehit edilmiş, 23’ü asker, 154’ü polis ve 2.558’i sivil olmak üzere toplam 2.735 kişi de yaralanmıştır.
Somut darbe teşebbüsü, 5237 sayılı TCK’nın 309. maddesinde sayılan amaçlara matuf zarar tehlikesi doğuran vahim eylemler vasfını aşarak, Anayasal düzeni doğrudan ortadan kaldırma neticesine yönelmiş, örgütün ülke genelindeki organik bütünlüğünden ve etkinliğinden istifade edilerek planlanıp uygulanmış, neticesi ve başarısı eş zamanlı, senkronize hareketlere bağlı hukuki anlamda tek bir fiil olarak ortaya çıkmıştır. Bu nedenle örgütsel koordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulundukları mahal ve konumlarına uygun, amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai harekette bulunanların, icra aşamasına geçerek amaç suç yönünden somutlaştığında ve elverişliliğinde tartışma bulunmayan bu fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurdukları gözetilerek 5237 sayılı TCK’nın 37. maddesi kapsamında “doğrudan fail” olduklarının kabulünde zorunluluk vardır.
Mensup olduğu örgütle kurduğu bağ nedeniyle örgütsel faaliyet kapsamında işlenen Anayasayı ihlal suçuna ilişkin planlama, hazırlık ve icra organizasyonundan haberdar olmak suretiyle darbeye teşebbüs suçunu sevk ve idare edenler tarafından verilen emirleri/görevleri kabullenerek ülke çapındaki icra hareketleriyle illi bir değer taşıyan icra hareketlerini gerçekleştirenlerin ya da görev paylaşımı bağlamında henüz sırası gelmemiş icra hareketleri için gerekli hazırlıkları yapanların bu suç yönünden müşterek fail olarak sorumlu tutulmaları gerekmektedir.
Doğrudan kanuni tanımda öngörülen cebir ve şiddet içeren icrai hareket niteliğinde olmayan, somut zarar tehlikesinin gerçekleşmesini sağlayacak biçimde (faillerle birlikte) fiil üzerinde müşterek hâkimiyet kurmalarını temin edecek fonksiyonel bir mahiyet taşımayan, suç organizasyonu içinde bir iş bölümünün gereği olarak görevlendirilmeleri nedeniyle ika edildiği kanıtlanamayan ancak suçun icrasına başlanmasından sonra katılma iradesini açıkça ortaya koyan, zaman, nitelik ve yakın zarar tehlikesine yaptığı katkı itibariyle bütün olarak darbenin icrasını kolaylaştırmaya yönelen hareketleri gerçekleştiren sanıkların eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nın 309/1 ve 39/2-c maddeleri kapsamında Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardım etmek suçunu oluşturacağı gözetilmeli, hukuki durumları buna göre tespit edilmelidir.
5237 sayılı TCK’nın 309. maddesinde düzenlenen suç bir somut tehlike suçu olduğundan suçun oluşması için ayrıca bir neticenin gerçekleşmesi aranmamaktadır. Bu itibarla sanığın amaca matuf eylemi ve/veya işlediği elverişli araç suç ile suçun konusu üzerinde meydana gelen somut tehlike arasında illiyet bağının bulunması gerekli ve yeterlidir. Suça teşebbüsün kabulü için aranan elverişli vasıtalarla cebri eylemlere başlanıp başlanmadığı araştırılırken ve vasıtanın elverişliliği takdir edilirken tek tek yapılan eylemlerle amaçlanan hedefler arasında doğrudan doğruya bağ kurmak yoluna gidilemez. Ancak her hâlükârda ülke genelinde gerçekleştirilmek istenen amaca matuf cebri/icrai fiilin, sanığın bulunduğu mahalde/sorumluluk sahasında da doğrudan doğruya ya da araç suçlar yönünden icrasına başlanması aranmalıdır. Sanığın bu icrai fiile yine icrai bir hareketle katılması mümkün olduğu gibi garantörlük yükümlülüğünü ihmal etmek suretiyle de iştirak edebileceği görülmektedir.
Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur (1982 Anayasasının 137/2 ve 5237 sayılı TCK’nın 24/3. maddeleri). Askeri hizmete müteallik hususlarda verilen emir bir suç teşkil ederse bu suçun işlenmesinden emri veren mesuldür. Ancak amirin emrinin adli ve askeri bir suç maksadını ihtiva eden bir fiile müteallik olduğu kendisince malum ise, maduna da faili müşterek cezası verilir (1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu 41/3-B).
İlk Derece Mahkemesince Kabul Edilen Somut Olay;
15/07/2016 günü darbe girişiminin başarıya ulaşmasını teminen ve darbe girişiminin başarıya ulaşmasından sonra görev alacak kişilerin tespiti yönünde harekat planlarının Bursa İl Jandarma Komutanlığı Harekat Merkezine saat:22:30'da mesaj formuyla iletildiği,
İl Jandarma Komutanlığı Haber Merkezi Nöbetçi personeli olan Uzm.J.IV.Kad.Çvş. ...'ın, görev yaptığı Harekât Merkezine gelerek sistem üzerinden çıktılarını aldığı 3 adet mesajı senet karşılığı İl Jandarma Komutanlığı Harekât Merkezinde görevli olan J.Asb.Kd.Bçvş. ...'e teslim ettiği, gelen mesajların Genelkurmay Başkanlığı adına "Harekat Yıldırım" öncelik derecesinde olduğu gerekçesiyle ...'in ilgili mesajları derhal İl Jandarma Komutanı olarak görevli olan sanık ...'a bildirmek amacıyla İl Jandarma Komutanının cep telefonunu aradığı, fakat ulaşamadığı, bunun üzerine 1'inci İl Jandarma Komutan Yardımcısı J.Albay ...'ü arayarak gelen mesajlar hakkında bilgi verdiği, J.Alb. ...' ten İl Jandarma Komutanını arayarak konu hakkında bilgi verilmesi emrini aldığı, tekrar İl J.Komutanı sanık ...'u aradığı ancak yine cevap alamadığı, kendisine ulaşabilmek amacıyla İl J.Komutanı sekreteri olan Uzm.J.VIII.Kad.Çvş. ...'i arayarak acilen İl J.Komutanına ulaşması ve görüşmesi gerektiğini söylediği,
Saat 22:45 sıralarında Genelkurmay Başkanlığı adına gönderilen 1 adet mesajın daha ulaştığı, bu sırada Uzm.J.IV.Kad.Çvş. ...'ın, J.Alb. ... tarafından arandığı ve İl Jandarma Komutanına şu an aradığında ulaşabileceğinin söylendiği, bunun üzerine İl Jandarma Komutanının yeniden telefonla arandığı, fakat yine cevap alınamadığı, kısa bir süre sonra İl J.Komutanı J.Alb. ...'un Harekat Merkezi telefonunu aradığı, J.Asb.Kd.Bçvş. ... tarafından kendisine Genelkurmay Başkanlığından Harekat Yıldırım öncelikli 4 adet mesaj geldiğinin bildirildiği, ...'un da Jandarma Komutanlığına geleceğini bildirdiği, bunun üzerine ...'in gelen mesajları kapalı bir zarfa koyduğu,
Bir müddet sonra İl Jandarma Komutanı J.Alb. ...'un bizzat Harekât Merkezine geldiği ve J.Asb.Kd.Bçvş. ... tarafından zarf içerisine konulan mesajların kendisine teslim edildiği, İl Jandarma Komutanının kendisine mesajlarla ilgili kimlere bilgi verdiğini sorması üzerine ...'in sadece J.Alb. ...'e yüzeysel olarak bilgi verdiğini söylediği,
Haber Merkezi Nöbetçi personeli olan Uzm.J.IV.Kad.Çvş. ...'ın Genelkurmay Başkanlığı adına çekilen mesajları İlçe Jandarma Komutanlıklarına çekmesi gerektiğini ve bu konuda emir almak istediğini söylemesi üzerine koridor kısmına çıkan İl Jandarma Komutanı ...'un, "çekilsin" emrini verdiği, bunun üzerine Uzm.J.IV.Kad.Çvş. ...'ın mesajları İlçe Jandarma Komutanlıklarına çektiği,
Sonrasında ...'un tüm İlçe Jandarma Komutanlıklarına Jandarma Karakol Komutanlarının tüm personeli ile birlikte birliklerinde hazır olması, tüm birimlerin kendi emniyetlerini almaları, birliklere kimsenin sokulmaması, 156 İhbar Hattının kapatılması ve yol kontrolü ile görevli birliklerin çekilmelerini emrettiği, saat: 23.00 sıralarında da kullanmış olduğu GSM hattından 1'inci İl Jandarma Komutan Yardımcısı J.Alb....'ü arayarak "Sıkıyönetim Komutanı olarak atandım, benden başka kimseden emir alma ve İl Jandarma Komutanlığında görevli tüm personeli İl Jandarma Komutanlığı hizmet binasına en kısa sürede çağır" emrini verdiği, yine Kışla Nöbetçi Amiri Teğmen ... aracılığıyla Bursa Bölge Komutanlığı Kışla Nizamiyesinde Nöbetçi Astsubayı olarak görev yapan Uzman Çavuş ...'e telefon vasıtasıyla ... Başkanı ile Bölge Komutanının kışlaya alınmaması, kışlaya geldiklerinde sadece makam odalarına gidebilecekleri yönünde emir verdiği,
Harekât Merkezine söz konusu Harekat Yıldırım Sıkıyönetim Emri adlı mesajların gelmesi akabinde garnizon nöbetçi amiri olan Teğmen ...'ın telefonla Jandarma Bölge Komutanlığı ... başkanı olan J.Alb. ...'ü arayarak, "Komutanım çok acil Harekat Yıldırım mesajı geldi. Mesajlarda birliklerin acil hazırlanması, intikal hazırlığı yapması, ayrıca ...'un sıkıyönetim komutanı olarak atandığının bildirildiğini" belirtmesi üzerine, Bursa Jandarma Bölge Komutanlığı ... Başkanı olan ...'ün durumu Bursa Jandarma Bölge Komutanı olan Tümgeneral ...'a bildirdiği, her ikisinin de derhal Bölge Komutanlığına hareket ettikleri,
Nizamiye kapısında nöbetçi Astsubay olarak görev yapan Uzman J.Çavuş ...'in, hem ... başkanı J.Alb. ...'e, hem de Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral ...’a nizamiye kapısından kışla içine girdikten sonra yanlarına yaklaşıp, "Komutanım Yurdakul Albay -Ben sıkıyönetim komutanıyım. İçeriye kimseyi almayın. Bölge Komutanı ve ... başkanı gelirse onlar da sadece kendi odalarına girebilirler, harekat merkezi ve başka odalara kesinlikle girmeyecekler- şeklinde emir vermiş," diyerek, harekat emrine göre Bursa Sıkıyönetim Komutanı olarak atanan Jandarma Albay ...'un emirlerini ilettiği,
Jandarma Bölge Komutanlığı ... Başkanı olan J.Alb. ... ile Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral ...'ın makam odalarına gittikleri ve sıkıyönetim direktif emrini içerir mesajları gördükleri, bunun TSK'nın emir komuta zinciri dışında bir grup tarafından kalkışma olduğunu tespit etmeleri üzerine, Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral ...'ın nizamiyenin kapatılması, içeriye kimsenin alınmaması, kimsenin toplanmaması, silahların emniyet altına alınması, JÖH taburunun toplanması, Jandarma 156 İhbar hattının kapatılması konusunda emirler verdiği,
Bu esnada İl Jandarma Komutanı J.Alb....'un Jandarma Bölge Komutanlığı nizamiyesi önünde Tümgeneral ...'ın yanına geldiği, ...'ın, ...'a derhal kışlayı terk etmesini, emir komutanın kendinde olduğunu bildirdiği ve ayrıca ona, "Sana hayatının son şansını veriyorum, git evine otur. Herhangi bir şeye karışma. Ben de seni yarın bu kalkışmaya katılmamıştır şeklinde rapor edeyim." şeklinde beyanda bulunduğu, ancak Yurtta Sulh isimli darbeci grup tarafından sıkıyönetim komutanı olarak atanan J.Alb....'un, "Ben Sıkıyönetim Komutanı olarak görevlendirildim, (J.Bölge Komutanını kastederek) yanlış yapıyor, ya o gidecek ya ben gideceğim." dediği ve İl Jandarma Komutanlığının bütün personelinin Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığında toplanması emrini verdikten sonra Bölge Komutanlığının önünden ayrılarak Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığına geçtiği, bu emir üzerine olay yerine sonradan gelen İl Jandarma Komutanlığı Asayiş Şube Müdürü J.Yb. ...'nın bu emri orada bulunan personele ilettiği,
Daha önceden İl Jandarma Komutanlığında toplanılması yönünde emir alan 1'inci İl J.K.Yardımcısı J.Alb....'ün, İl Jandarma Komutanlığı nizamiyesine geldiğinde, nizamiye bölgesinde J.Alb....'u orada göremeyince, nerede olduğunu sorduğu, nizamiye önünde bulunan personelden, J.Alb....'un Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığına gittiğini öğrendiği, J.Alb. ...'u telefonla arayarak "İl Jandarma Komutanlığı nizamiyesine geldim, nizamiyeden içeriye giremedim, personel ile nizamiye bölgesindeyim, emriniz nedir" diye sorduğu, cevaben J.Alb.... tarafından "orda nizamiye bölgesinde bulunan personel ile birlikte Osmangazi İlçe J.K.lığına gel" emrini alması nedeniyle, bu emrin personele iletilmesi için Personel Şube Müdürü J.Per Yzb....'ün görevlendirildiği, J.Per Yzb....'ün de tüm personelin Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığına gitmesi yönündeki emri iletişim vasıtalarıyla personele bildirdiği,
Yaşanan bu süreç içerisinde Darbe girişiminde bulunulduğu ve Jandarma Albay ...'un sıkıyönetim komutanı olarak atandığının, Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral ... tarafından Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Abdulkadir ... ile Bursa İl Valisi İzzettin KÜÇÜK'e telefonla bildirildiği,
Akabinde hem Bursa Cumhuriyet Başsavcısının hem de Bursa Valisi İzzettin KÜÇÜK'ün Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığına giden Jandarma Albay ...'u telefonla arayarak ''söz konusu darbe girişimine iştirak etmemesi, kendilerinin yanına gelmesi'' yönünde gerekli uyarıda bulundukları, ...'un söz konusu talimatlara olumlu yanıt vermemesi üzerine, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Abdulkadir ...'in İl Emniyet Müdürlüğü görevlilerine Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığında bulunan ...'un gözaltına alınması talimatını verdiği, gözaltı işlemi sırasında emniyet görevlilerine Jandarma Bölge Komutanlığında görev yapan J.Yüzbaşı Şevket SOYER'in refakat ederek yardımcı olduğu, İl Jandarma Komutanı J.Albay ...'un ve emir subayı olan J.Uzman Çavuş ...'in gözaltına alınmaları sonrasında beraberlerinde getirdikleri ...'a ait çantadan, "Harekat Yıldırım 58282 sayılı'' (Hazırlık İkazı ve Birlik İntikali konulu) mesaj formu, "Harekat Yıldırım 58283" sayılı mesaj formu (Katılışlar Konulu), "Harekat Yıldırım 58284" sayılı Mesaj Formu (Karargah Sorumlularının Belirlenmesi Konulu), Harekat Yıldırım 58285 sayılı'' Mesaj Formu (Sıkıyönetim Direktifi Konulu) ile, Harekat Yıldırım 58285 sayılı mesaj formuna ek olarak gönderilen Sıkıyönetim Bölge Komutanlarının belirlendiği 3 sayfadan ibaret, Sıkıyönetim Mahkemeleri görevlendirme listesi yazılı 10 sayfadan ibaret ve 8 sayfadan ibaret Diğer Atamalar konulu mesaj formlarının ele geçirildiği,
Söz konusu mesaj formlarının tüm Türkiye Genelinde emniyet birimlerine ulaştırılarak 15/07/2016 tarihinde FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarınca gerçekleştirilmeye çalışılan darbe teşebbüsüne katılan terör örgütü mensuplarının tespiti ve yakalanmalarına vesile olunduğu, 15/07/2016 tarihinde FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü mensuplarınca gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişimi sırasında sıkıyönetim komutanı olarak atanan J.Albay ...'un Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığına intikali sonrasında Bölge Komutanlığında kalan Jandarma Bölge Komutanı ... tarafından tüm personele Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığına gidilmemesi, personelin evlerine giderek orada sonucu beklemeleri talimatının verildiği, Tümgeneral ... tarafından telefonla birebir görüşülen 1. İl Jandara Komutan Yardımcısı J.Albay ... ile Asayiş Şube Müdürü J.Yarbay ...'nın Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığına giderken Tümgeneral ...'ın emri doğrultusunda Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığına gitmeyerek Jandarma Bölge Komutanlığında bulunan Tümgeneral ...'ın yanına döndükleri, J.Albay ... tarafından Tümgeneral ...'ın "Hiçbir personelin Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığına gitmemesi, evlerine dönmesi" şeklindeki emrini Jandarma Personel Yüzbaşı ...'e ilettiği, bu emrin de ... tarafından görevli Şube Müdürleri aracılığıyla personele duyurulduğu, bu hususun il jandarma komutanlığında görevli personel tarafından 16/07/2016 tarih, saat:05:00 sıralarında tutulan tutanakta açıkça belirtilip imza altına alındığı,
''Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığına gidilmemesi'' yönündeki Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral ... tarafından verilen emirlere riayet etmeyen bir kısım personelin Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığına gittikleri şeklinde gerçekleşen olayda;
II- Sanık ...'un Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan, sanıklar ..., ...'ın Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüse Yardım Etme suçundan, sanıklar ..., ..., ...'un Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetlerine; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ün Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından, sanıklar ..., ..., ...'un Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından beraatlerine; sanık ...'in Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından ceza verilmesi yer olmadığına yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, Sanık ...'un Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüs Etme suçundan, sanıklar ..., ...'ın Anayasal Düzeni Ortadan Kaldırmaya Teşebbüse Yardım Etme suçundan, sanıklar ..., ..., ...'un Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetlerine yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı, sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından kurulan ceza verilmesi yer olmadığına kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından, sanıklar ..., ..., ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçlarından kurulan beraat kararlarında bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafiileri ile katılanlar T.C. ... ve Türkiye Büyük Millet Meclisi vekilleri ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ayrı ayrı ONANMASINA,
III- Sanık ...'in Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından beraatine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, beraat kararına yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı anlaşılmakla; sanık müdafii, katılanlar T.C. ... ve Türkiye Büyük Millet Meclisi vekilleri ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ... temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında CMK’nın 223/2-b maddesi gereğince beraat kararı verilmesi gerekirken, aynı Kanunun 223/2-e maddesi gereğince delil yetersizliğinden beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafii, katılanlar T.C. ... ve Türkiye Büyük Millet Meclisi vekilleri ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun CMK’nın 303/1-c. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hükmün “6.” bölümündeki sanık ... hakkındaki kısmın çıkartılarak "6." bölümden sonra gelmek üzere “yüklenen suçun sanık ... tarafından işlenmediğinin sabit olması nedeniyle CMK'nın 223/2-b maddesi gereğince belirtilen suçlar yönünden ayrı ayrı beraatine” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi'ne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.03.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.