WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 21 Haziran 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2023/17003 E.  ,  2024/3498 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/832 E., 2023/334 K.
SUÇ : Örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Eski hale getirme talebinin kabulü ve onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği ceza süresi yönünden yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

A.Adımayan 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2021/265 Esas, 2021/274 sayılı kararı ile

Sanık hakkında örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 inci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci ikinci ve üçüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 63 üncü maddesi ve 3713 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B.Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.05.2023 tarihli ve 2021/832 Esas, 2023/334 sayılı kararı ile

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

C. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.10.2023 tarihli, eski hale getirme talebinin kabulü ile onama görüşünü içerir Tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;

1.Bölge Adliye Mahkemesi kararının sanığa tebliğ edilmediğine, YCGK kararı kapsamında eski hale getirme talebinin kabul edilmesi gerektiğine,

2.Delil olarak sadece bir tanığın beyanlarının bulunduğuna, duruşmada sanığı teşhis edemediğine, tanığın beyanlarının tüm aşamalarda değiştiğine, ifadesinde bahsettiği kişinin sanık olmadığına,

3.Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

Sanık ve müdafiinin yokluğunda verilip, sanık müdafine 23.05.2023 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.05.2023 tarihli ve 2021/832 Esas, 2023/334 sayılı kararına karşı 5271 sayılı Kanun’un 291 inci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen 15 günlük kanunî süre içerisinde temyiz isteminde bulunulmadığı anlaşılmakla;

Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının sanık müdafiine tebliğ edilmesine rağmen sanığa tebliğ edilmediği ve müdafiinin yasal süre içerisinde temyiz talebinde bulunmadığı, sanığın vekaletname sunan yeni müdafii tarafından 31.07.2023 tarihinde, sanık tarafından ise 11.08.2023 tarihinde eski hale getirme talepli temyiz dilekçeleri verildiği görülmekle; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 24.02.2022 tarihli 2019/16-573 Esas 2022/119 sayılı kararında belirtildiği üzere; Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının, içeriği hakkında bilgi sahibi olma hakkı ve müdafiinin kusurlu davranışı ile kanun yolu başvuru süresini geçirmiş olması hâlinde eski hâle getirme imkânı olan sanığa Tebligat Kanunu'nun 11 inci maddesinin son cümlesi uyarınca tebliğ edilmediği de göz önüne alınmakla, öğrenme üzerine sanık ve yeni müdafii tarafından verilen eski hale getirme ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu Tebliğname'ye uygun olarak oy birliği ile kabul edilerek yapılan incelemede;

1-Sanık savunması, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre örgüte yardım suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik yok ise de;

Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısı ve herkesi inandıracak şekilde olması, Yargıtayın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilere mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların; iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı ve mahkumiyet halinde cezanın bireyselleştirildiği konusundaki mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekirken; ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararında anılan ilkelere de uymayarak, hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etmek suçundan belirlenen temel cezanın 5237 sayılı Kanun'un 220 nci maddesinin yedinci fıkrası gereğince indirilmesi sırasında, kanunun amacı, gerekçesi, yardım teşkil ettiği kabul edilen eylemin niteliği, meydana gelen zarar tehlikesinin ağırlığı gibi hususlar gözetilerek dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun, mâkul bir indirim yapılması ve belirlenen indirim oranının gerekçelerinin de karar yerinde gösterilmesi gerekirken Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrası,

Anayasa'nın 141 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine de aykırılık oluşturacak biçimde "takdiren" ifadesinin kullanılması ile yetinilerek gerekçesiz şekilde ve dosya kapsamı ile de uyuşmayan bir indirim oranı belirlenerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi;

2-Anayasa'nın 138/1 inci maddesi hükmü, 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle üçüncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi ve kasta dayalı kusurun ağırlığı bağlamında, sanığın faaliyetlerinin önem ve yoğunluğu da göz önünde bulundurularak dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun adil bir cezaya hükmedilmesi gerekirken, temel cezanın belirlenmesinde, kanundaki soyut kavramlar tekrar edilerek yeterli olmayan gerekçe ile teşdit uygulanmak suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi nedeniyle sanık ve müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdükleri hususlar yerinde görüldüğünden sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.05.2023 tarihli ve 2021/832 Esas, 2023/334 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Bozma sebebi ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında sanığın halen hükümlü olarak ceza infaz kurumunda bulunduğu anlaşılmakla, infazın durdurulması ile bulunduğu ceza infaz kurumundan TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise DERHAL SALIVERİLMESİ için ilgili yer Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.03.2024 tarihinde karar verildi.