3. Ceza Dairesi 2023/16862 E. , 2024/904 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/900 E., 2022/412 K.
SUÇ : Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.04.2021 tarihli ve 2020/202 Esas, 2021/66 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrasının son cümlesi, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2021/900 Esas, 2022/412 sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik O yer Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.07.2023 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle;
1.İstinaf kararının gerekçesiz olduğuna, bu durumun adil yargılanma hakkını ihlal ettiğine,
2.Mahkumiyet hükmünün hatalı ve hukuka aykırı olduğuna,
3.Sanığın hayatının hiçbir döneminde bahse konu yapılanmanın parçası olmadığına,
4.Sanığın TUSKON Yönetim Kurulu'nda yer aldığı, 01.03.2014 tarihinde yapılan 5. Olağan Genel Kurul Toplantısına katıldığı ve TUSKON başkanı Rızanur M.'nin konuşma yaptığı sırada salonda olduğu iddialarının doğru olduğuna, ancak sanığın Rızanur M.'nin yapacağı konuşmayı önceden bilmediğine, bu toplantıda yaşananlar sonrası sanığın TUSKON'dan ayrılmaya karar verdiğine ve gecikmeksizin istifa ettiğine, TUSKON'un istifayı birkaç ay sonra işleme aldığına,
5.TUSKON yönetimince 01.03.2014 tarihli toplantı sonrası çekilen aile fotoğrafında yer almadığına,
6.Sanığın TUSKON'dan istifa ettiği tarihte TUSKON hakkında başlatılmış adli veya idari süreç bulunmadığına,
7.Sanığın Bank Asyada 1998 yılında hesap açtığına, 17/25 Aralık kalkışmalarından sonra yeni hesap açmadığına ve hesap açılış talebinde bulunmadığına, Bank Asyadaki birikimini dövize çevirdiğinde banka tarafından otomatik olarak ilave hesaplar açıldığına,
8.Bank ... hesabındaki bakiyesinin 2014 yılında artmadığına, Aralık 2013'ten sonra kademeli olarak azaldığına, Eylül 2014'te birkaç günlük bakiye artışı olduğuna, bunun ise birkaç ... içinde bu artışın daha fazlası olarak çekildiğine,
9.Rutin bankacılık işlemleri yaptığına, talimatla işlem yapmadığına,
10.Sanığın ortağı olduğu ... Holding A.Ş.'nin de Mart 2014'te Bank ... nezdinde açtığı bir hesap olmadığına, yeni hesap açılışı olarak lanse edilen işlemlerin banka şubesinin kapanması nedeniyle, kapanan şubedeki hesapların banka tarafından açık bir şubeye taşınmış olmasına ilişkin olduğuna,
11.Sanığın istifa etmesine kadar TUSKON yönetiminde görev alması sebebiyle farklı tarihlerde aidat ödemeleri yapmasının olağan dışı bir durum olmadığına,
12.KHK ile kapatılan TUSKON ... Fuar A.Ş.'nde sanığın ortaklığı bulunmadığına, bu şirketin TUSKON iştiraki olduğuna, sanığın %0.25 oranında hissesinin TUSKON yönetim görevinden kaynaklanan usuli bir ortaklık hissesi olduğuna, istifa etmesi sonrası şirketteki hissesinin de sonlandırıldığına,
13.Sanığın hesabından Wellsping Cultural and Educational Foudation. Inc. unvanlı şirket hesabına yapılan ödemelerin sanığın oğlu için yaptığı eğitim kurumu ödemeleri olduğuna, oğlunun 2013/2014 yılı eğitim dönemi sonunda bu okuldan ayrıldığına,
14.Sanığın TUSKON'daki görevinden ve üyelikten istifasından sonra KHK ile kapatılan FIADER üyeliğinden de istifa ettiğine, ancak FIADER istifasının işleme alınmadığına, istifasının işleme alınmadığını 2015 yılında aidat ihtarı gelince fark ettiğine, Mayıs 2015'te son aidat ödemesini yaparak istifasının işleme alınarak kaydının silindiğinden emin olduğuna, söz konusu dönemde FIADER hakkında da adli veya idari işlem başlatılmamış olduğuna,
15.Ortada henüz terör örgütü şüphesi yokken yapılan bireysel ödemelerin ve sosyal sorumluluk çerçevesinde iyi niyet ile yapılan işlemlerin suç unsuru veya delil olarak değerlendirilemeyeceğine,
16.Yerel mahkemenin aramalarda suç unsuru bulunmamasını suç unsuru olarak değerlendirdiğine,
17.Sanığın telefonunda tespit edilen uygulamaların silahlı terör örgütü kabulü öncesi döneme ilişkin olduğuna, Kakaotalk uygulamasının indirilmesinin ve kurulmasının tek başına suç unsuru kabul edilmediğine,
18.Sanığın TUSKON başkanı ve genel sekreteri ile 2014 yılı Nisan ve Mayıs aylarında gerçekleştirdiği yurt dışı seyahatlerinin sanığın TUSKON'dan istifasından önce programlanan ve TUSKON ile yapılan ticaret forumu organizasyonu nedeniyle olduğuna, sanığın her iki Etiyopya ziyaretini de Etiyopya İstanbul Fahri Konsolosu olarak görevini yerine getirmesi sebebiyle gerçekleştirdiğine,
19.İletişimin tespiti kararı kapsamında yapılan dinlemelerden elde edilen görüşme içeriğinin sanığın Fetö ile ilgisi bulunmadığını gösterdiğine,
20.Atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,
21.Hakkaniyete aykırı olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak karar verildiğine,
22.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince sanığın eyleminin silahlı terör örgütü içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.BDDK’nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanun'un 107 nci maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı ... Katılım Bankası A.Ş.'de gerçekleştirilen mutad hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında;
Sanığın Bank Asyadaki hesap kayıtları ve bilirkişi raporları üzerinde yapılan incelemeye göre, sanığın örgüt liderinin talimatına denk gelen dönemlerde katılım hesapları açtığı ve para yatırdığı tespit edilmiş ise de sanığın Bank ...'da 1998 yılında açmış olduğu hesabında açılış tarihinden itibaren katılım hesapları açması, talimat tarihleri dışında da işlemler yapması, anılan hesabını Bank ...'nın TMSF'ye devrinden sonra olacak şekilde de aktif şekilde kullanmaya devam etmesi karşısında; Bank ... nezdindeki işlemlerinin rutin bankacılık işlemleri dışında değerlendirilemeyeceği, sanığın örgütle iltisaklı TUSKON ve Florya İş Adamları Derneği'nden 01.03.2014 tarihli 5. Olağan Genel Kurul sonrası istifa ettiğini, söz konusu derneklere yapılan aidat ödemelerinin istifa etmesinden önceki döneme ilişkin olduğunu, yurt dışı çıkış kayıtlarının Etiyopya İstanbul fahri konsolosu olması nedeniyle daha önce programlanan ticaret forumuna ilişkin olduğunu, hesaplarından yapılan burs, kurban, bağış, yardım gibi ödemelerin hayır amaçlı olduğunu, örgütsel olmadığını beyan etmesi karşısında söz konusu eylemlerinin ve sanığın dijital inceleme raporunda yine FETÖ silahlı terör örgüt ile irtibatlı veya iltisaklı kişi ve kurumlara yönelik log kayıtlarının, program kalıntılarının sempati ve iltisak boyutunu aşan, örgüte yardım etme kastıyla hareket ettiğini ispat eden faaliyetler kapsamında değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla sanığın örgüt ele başının talimatıyla örgüte yardım kastıyla hareket ettiğine ve dolayısıyla FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım suçunu işlediğine dair mahkumiyetine yeterli her türlü şüpheden arınmış, kesin, somut ve tam inandırıcı delil elde edilemediğinden "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
2. Örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan hüküm tesis edilirken koşulları oluşmayan TCK'nın 58/9 uncu maddesinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
3.5271 sayılı CMK'nın 219/1 inci maddesi gereğince SEGBİS çözümleme tutanaklarının mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanmaması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 31.03.2022 tarihli ve 2021/900 Esas, 2022/41 sayılı Kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.01.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!