WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2023/16507 E.  ,  2024/2961 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/278 (E) ve 2011/299 (K)
SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İTİRAZA KONU KARAR : Onama

Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 15.10.2012 tarihli ve 2012/1585 Esas, 2012/11196 sayılı Kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 20.12.2022 tarihli ve KD - 2022/113973 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;
5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İTİRAZ SEBEPLERİ
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu; sanığın, eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını oluşturması nedeniyle hakkında etkin pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle silahlı terör örgütüne üye olma suçundan cezalandırılması yerine 5237 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrasına dayanılarak cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğundan bahisle onama ilâmının kaldırılmasına ve hükmün bozulmasına karar verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
Sanığın mensubu bulunduğu PKK silahlı terör örgütünün ülke topraklarından bir kısmını Devlet hakimiyetinden ayırıp, bu bölgede bağımsız ayrı bir Devlet kurmak şeklindeki amacına yönelik olarak vahamet arz eden eylemler gerçekleştirmesi halinde 5237 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinde tanımlanan suç oluşacaktır.
Dosya kapsamındaki delillere uygun yerel mahkemenin kabulüne göre, sanığın eylem ve faaliyetleri bakımından silahlı terör örgütünün üyesi olduğuna kuşku yoktur. Tartışılması gereken husus sanığın, mağdur ...’a yönelik sübut bulan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin amaç suçu gerçekleştirmeye elverişli araç suçu (vahim eylem) oluşturup oluşturmadığıdır.
PKK silahlı terör örgütünün amacı olan ülkenin bir bölümünü ayırarak ayrı bir Devlet kurma çabası içerisinde bu amacı gerçekleştirmek için kullanabileceği silahlı terör örgütü üyelerini temin etmeye yönelik faaliyetleri kapsamında sanığın, kendilerine engel olmaya çalışan mağdur ...’a yönelik diğer örgüt mensupları ile iştirak halinde gerçekleştirdiği kişiyi hürriyetinden yoksun kılma eyleminin, amaç suçu işlemeye elverişli vahamet arz eden eylem niteliğinde olduğu ve sanığın üzerine atılı Devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozma suçunun unsurlarının oluşturduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.
III. KARAR
1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE,
2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 9. Ceza Dairesinin, 15.10.2012 tarihli ve 2012/1585 Esas, 2012/11196 Karar sayılı onama kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.02.2024 tarihinde karar verildi.