3. Ceza Dairesi 2023/14274 E. , 2024/3237 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/144 E., 2023/24 K.
SUÇ : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma, silahlı terör örgütüne yardım etme
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde neticesinde tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma
imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 10.03.2022 tarihli ve 2021/1181 Esas, 2022/1354 sayılı bozma kararı üzerine;
1. Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/144 Esas, 2023/24 sayılı kararı ile;
(a) Sanık ... hakkında Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 302 nci maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir.
(b) Sanık ... hakkında silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ve 220 nci maddesinin yedinci fıkrası delaletiyle 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 220 nci maddesinin yedinci fıkrası, 3713 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca mahkûmiyetine karar verilmiştir.
2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 12.05.2023 tarihli, onama ve bozma görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri özetle;
1. Teşdidin hukuka aykırı olduğuna,
2. Suçun sübuta ermediğine,
3. Eylemlerin vehamet arz etmediğine,
4. Sanık ...’in kazanılmış hakkının saklı tutulması gerektiğine,
5. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
6. Temyiz dilekçelerinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
B. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi özetle;
1. Sanık ...’in dosyaya yansıyan eylemleri nedeniyle Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan cezalandırılması gerektiğine,
2. Temyiz dilekçesinde belirtilen diğer sebepler ve sair hususlara,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince sanık ... Derinerin’in eyleminin Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçunu; sanık ...’in eyleminin ise silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğunun kabulü ile sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Oluş, iddia, mahkeme kabulü ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın eyleminin silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu oluşturduğuna ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığından, tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Yapılan yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak eksiksiz yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemekle, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanık ... Hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, İlk Derece Mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında;
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün Devletin birliğini bozma ve ülke topraklarından bir kısmını Devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sübutu
kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ve ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suçun vasıfı tayin edilmiş, sübutu kabul edilmiş, cezanın bireyselleştirilmesi usule uygun takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş olduğundan; sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanık hakkında Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 20.01.2016 tarihli ve 2015/2879 Soruşturma, 2016/127 Esas sayılı iddianamesiyle silahlı terör örgütüne üye olma ve nitelikli yağma suçlarından, yine Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 14.03.2018 tarihli ve 2017/11118 Soruşturma, 2018/1058 Esas sayılı birleştirme talepli iddianamesiyle nitelikli kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan açılan davalar nedeniyle yapılan yargılama neticesi Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2019 tarihli ve 2019/791 Esas, 2019/102 sayılı kararı ile Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan müebbet hapis cezasına hükmedilerek, aynı mahkemenin 22.08.2016 tarihli ve 2016/49 Esas, 2016/399 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen 13 yıl 6 ay hapis cezasına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesi uyarınca kazanılmış hakkı saklı tutulup 13 yıl 6 ay hapis cezası olarak infazına karar verildiği, anılan karar yönünden O yer Cumhuriyet savcısının aleyhe temyiz istemi bulunmadığı gibi, yine anılan karara yönelik Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 17.04.2019 tarihli ve 2019/791 Esas, 2019/736 sayılı kararıyla verilen istinaf başvurusunun esastan reddine dair karara yönelik Bölge Adliye Cumhuriyet savcısının da temyiz istemi bulunmadığı, Dairemizin bozma ilamı üzerine düzenlenen Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 23.08.2022 tarihli ve 2022/7891 Soruşturma, 2022/2419 Esas sayılı ek iddianamesinde anlatılan maddi olayların, bozma üzerine kurulan hükmün konusuna ilişkin maddi olayların aynısı olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrasına aykırı olarak kazanılmış hakkın ihlal edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık ... Hakkında Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/144 Esas, 2023/24 sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında Devletin Birliğini ve Ülke Bütünlüğünü Bozma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.01.2023 tarihli ve 2022/144 Esas,
2023/24 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hükmün birinci fıkrasının dördüncü paragrafından sonra gelmek üzere “5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 13 yıl 6 ay adli para cezası üzerinden infazına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.03.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!