WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ

A- A A+

3. Ceza Dairesi         2023/13923 E.  ,  2024/3502 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/176 E., 2023/14 K.
SUÇLAR : Silahlı terör örgütüne üye olma, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama

T....M. Başkanlığı vekilince 23/01/2023 tarihinde sunulan "Temyiz başvurusu" konulu dilekçenin, sanıklar hakkındaki hükümlerin "Onanması" talebini içermesi sebebiyle temyiz istemi olmadığı belirlenmiştir.
T.C. Cumhurbaşkanlığı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Başlığında her iki sanığın da adları yazılı olan ve esas hakkındaki görüşlerini bildirdikleri dilekçe içeriğine atıfla yetinilen 03.02.2023 ve 24.03.2023 tarihli kararın bozulması talebini içeren temyiz dilekçelerinde özetle, TCK'nın 309 uncu maddesinden mahkumiyetine karar verilen sanık ...'ın aynı zamanda TCK'nın 314/2 nci maddesinde düzenlenen "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan da mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, sanık ... hakkında anılan suçtan açılan dava ile ilgili bozma öncesi verilen ve hüküm niteliği bulunmayan "Karar verilmesine yer olmadığına" dair kararın Yargıtay bozma ilamında "Sanıklar.../..... hakkında; ilk derece mahkemesinin;.../..,.../.., silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından, 5271 sayılı CMK’nın 223 üncü maddesi uyarınca ''ceza verilmesine yer olmadığına'' karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır." cümlesiyle değerlendirildiği ve bozma sonrası, anılan suçtan temyize konu olabilecek kurulmuş bir hüküm ya da bir karar bulunmadığı gibi Anayasayı ihlal suçundan kurulan hükme yönelik temyiz nedeni olarak kabul edilemeyecek bu neden dışında dilekçelerde TCK'nın 309 uncu maddesinden kurulan hükme yönelik başka temyiz nedeni bildirilmediği ve temyiz dilekçesinde ayrıca bildirilmeyen sırf atıfla yetinilen bir dilekçe içeriğinin ise temyiz nedeni olarak kabul edilemeyeceği nazara alındığında,
Katılan vekilinin 03.02.2023 ve 24.03.2023 tarihli dilekçeleri ile sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinde bulunulmuş ise de, 5271 sayılı CMK’nın 294 üncü ve 295/1 inci maddeleri uyarınca temyiz sebepleri gösterilmediğinden; sanık ... hakkındaki hükme yönelik ise kamu davasının niteliğine ve hükmün mahiyetine göre, kamu davasına katılma hakkı bulunmayan T.C. Cumhurbaşkanlığı'nın hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşıldığından, vaki temyiz istemlerinin 5271 sayılı CMK’nın 298 inci maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık ... hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan, sanık ... hakkında "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme" suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz istemlerinin incelenmesinde;
Ceza Genel Kurulu'nun 2020/14-115Esas 2021/412 sayılı Kararında belirtildiği üzere; sanık ... ve müdafiinin yüzüne karşı tefhim olunan hükümde 5271 sayılı CMK’nın 295 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya tebliğden itibaren (7) gün içerisinde verilmesi gerektiğine değinilmediği gibi bu hususun meşruhatlı tebligat ile "15 gün" olarak bildirildiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin, temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden ve gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün geçtikten sonra ancak 15 gün içinde sunduğu temyiz nedenlerini bildirir ek dilekçenin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında bozma üzerine dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, hükmolunan cezanın süresine göre şartları bulunmadığından, sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin 01.02.2018 tarih ve 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesi ile değişik CMK'nun 299/1 inci maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.01.2019 tarihli ve 2017/108 Esas, 2019/38 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etmek, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından; CMK'nun 223 ncü maddesinin ikinci fıkrasının ''e'' bendi uyarınca beraatine, sanık ... hakkında cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek suçuna yardım etmek suçundan; TCK'nun 309 ncu maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası, TCK'nun 39 ncu maddesinin 2 nci maddesinin ''c '' bendi delaletiyle 39 ncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 ncü maddesi ve 58 nci maddesinin 9 ncu fıkrası gereği 14 yıl 2 ay hapis cezası ve hak yoksunlukları ile hakkında cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etmek, cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.02.2020 tarihli ve 2019/1278 Esas, 2020/185 sayılı Kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiileri ve katılan vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3. İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının sanıklar müdafiileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 06.04.2022 tarihli ve 2021/3196 Esas, 2022/2221 sayılı Kararı ile özetle;
''Sanık ... yönünden; Firari sanık ... ’in çağrısı üzerine kışlaya intikal eden, sonrasında taburun önünde onunla görüşen ve dosya sanığı Yarbay ...’in emri ile askeri tulumunu giyen sanığın, dosyadaki bilgi ve belgeler, güvenlik kamerası görüntüleri ile özellikle tanık S. K.'ın "23.00-00.00 sıralarında ...'ün gazinoya geldiğini, sabaha kadar kaldığını, gazinoda uyuduklarını, kendisi uyandığında ...'ün gazinoda olmadığını, ...'ün tulumlu olduğunu, ne için alaya geldiğini bilmediğini, darbeyle alakalı aralarındaki konuşmada ...'ün kendisine ''şuanda ne oluyor'' diye sorduğunu, kendisinin de ''ne oluyor komutanım'' diye cevap verdiğini, ...'ün de ''şuanda darbe girişimi oluyor'' şeklinde cevap verdiğini, başka bir şey konuşmadıklarını, birlikte sigara içerken ''şuanda bir Skorsky gelmesi lazım'' tarzında bir şey söylediğini, ancak saati hatırlamadığını, yarım saat sonra bir 'nin geldiğini, ancak iniş yapmadan yere 1 metre kala havalandığını ve gittiğini, kendisinin gelen helikoptere bineceğine ilişkin bir beyanının olmadığını, giden helikopter için ...'ün ''ne yapıyor ya bu'' şeklinde konuştuğu, yine ... yarbayın ne zaman geleceğini sorduğunda, ''sabaha kadar gelmez'' şeklinde cevap verdiğine'' yönelik anlatımları nazara alındığında; dosya kapsamına yansıyan eylemlerinin, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğuna ve suç işleme kararı ile darbe eylemine katıldığının kanıtlanamaması da gözetildiğinde teşebbüs aşamasına ulaşmadığı, sanığın eylemlerinin işlenmekte olan amaç suç yönünden hazırlık hareketi niteliğinde kaldığının kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu anlamda sanığın eylemlerine uyan ve bu suçun hazırlık hareketini suç sayarak yaptırıma bağlayan TCK'nın 314/2. maddesinde düzenlenen terör örgütüne üye olmak suçundan cezalandırılması gerekirken, delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde beraatine kararı verilmesi,
Sanık ... yönünden; FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün yönetimi tarafından planlanan genel darbe planı çerçevesinde kendilerine verilen ve ülke çapında gerçekleştirilen anayasal düzeni ihlal suçunun icra hareketleriyle de illi bir değer taşıyan emri/görevi kabullenerek olay tarihinde, bölük komutanı olan sanık ... Yetik'in çağrısı üzerine birliğe gelen sanığın;
Birlikte görevli E. E.'in yerine vardiya nöbetçiliği görevini üstlendiği, saat 19:00 sıralarında hava trafiğinin uçuşa yasaklandığının kendisine bildirildiği, bu emri alay komutanı A. R. Ş.'e ilettiği, alay komutanının emrin kendilerine bağlı terörle mücadele birliklerine iletilmesini söylediği, ancak sanığın bu emri söz konusu birliklere iletmediği, aynı akşam saat 21:50'ye kadar 4 helikopterin birlikten havalandığı, kamera kayıtlarına göre sanığın helikopterlerin havalandığı S70 hangarına geldiği, sanığın da helikopter sesi duyarak hangara geldiğini ikrar ettiği, sanığın kalkan helikopterlerden haberinin bulunmasına rağmen kendisini arayarak olağan dışı bir durum olup olmadığını soran alayda görevli C. K. ve İ. R.'ya olağan dışı bir durumun olmadığını ve uçuş faaliyeti bulunmadığını bildirdiği, yine sanığın da dahil olduğu Whatsapp grubunda uçuş faaliyetlerine ilişkin sorulan soruya herhangi bir hareketlilik bulunmadığı şeklinde mesajlar yazdığı, ayrıca alay komutanına da alay içerisinde helikopter kalkışı olmadığı yönünde yanıltıcı bilgiler verdiği anlaşılmakla;
Sanığın dosya kapsamına yansıyan ve genel darbe planı çerçevesinde örgütsel kordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulunduğu mahal ve konuma uygun amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai hareketlerden olduğu, amaç suç yönünden elverişliliğinde tartışma bulunmayan sanığın bu eylemlerinin Anayasayı ihlal suçunu teşkil ettiğinde kuşku bulunmamasına, suçun icra hareketlerini müşterek fail olarak gerçekleştiren sanığın, konumu, rütbesi ve mesleki tecrübesi itibariyle haklarında TCK'nın 24/1-4 ve 30 uncu maddelerinin tatbik şartlarının bulunmadığı da gözetilerek fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğunun kabulü ile “müşterek fail” olarak TCK'nın 37 nci maddesi delaletiyle 309 uncu maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken delillerin takdir ve değerlendirmesinde hataya düşerek yazılı şekilde Anayasayı ihlale teşebbüs suçuna yardımdan hüküm kurulması'' gerekçesiyle bozulması yönünde karar verilmiştir.
4. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinin bozmaya uyarak vermiş olduğu 20.01.2023 tarihli ve 2022/176 Esas, 2023/14 sayılı Kararı ile sanık ... hakkında; silahlı terör örgütüne üye olma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkraları ve 63 ncü maddesi uyarınca 6 yıl 10 ay 15, sanık ... hakkında Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçundan; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 309 ncu maddesinin birinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun(3713 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları, 58 nci maddesinin dokuzuncu fıkraları ve 63 ncü maddesi uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5.Dava dosyası,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 02.06.2023 tarihli ve ret-onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ... müdafi temyiz dilekçesinde özetle;
1.Sanığın darbe girişimini televizyondan öğrendiğine,
2.Örgüt üyesinin örgütle bağ kurup eylemlere katılması gerektiğine,
3.Sanığın cezalandırılmasını gerektirecek herhangi bir suçu olmadığına,
4.Kararın bozulmasına, beraat karar verilmesine ve sair nedenlere ilişkindir.

Sanık ... müdafii temyiz dilekçesinde özetle;
1.Verilen kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna,
2.Sanığın mesleğe yeni başlayan bir teğmen olduğuna ve olayları kurgulayıp yürütebilecek mesleki deneyime haiz olmadığına,
3.Sanığın o gün iş tanımında bulunan ve kendisine verilen tüm görevleri yerine getirdiğine,
4.TCK 30 uncu hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
5.Kararın bozulmasına, beraat kararı verilmesine ve sair nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
Bozma Sonrası İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Sanık ... açısından yapılan değerlendirmede; dosya kapsamına yansıyan sanığın eylemlerinin, icra hareketlerinden önce örgütsel organizasyon içinde yer alarak darbe girişiminden haberdar olduğuna ve suç işleme kararı ile darbe eylemine katıldığının kanıtlanamaması da gözetildiğinde teşebbüs aşamasına ulaşmadığı, sanığın eylemlerinin işlenmekte olan amaç suç yönünden hazırlık hareketi niteliğinde kaldığının kabulünde zorunluluk bulunduğu, bu anlamda sanığın eylemlerine uyan ve bu suçun hazırlık hareketini suç sayarak yaptırıma bağlayan TCK'nın 314/2 nci maddesinde düzenlenen terör örgütüne üye olmak suçunu işlediği belirtilerek mahkumiyetine dair karar verilmiştir.
Sanık ... açısından yapılan değerlendirmede; sanığın kalkan helikopterlerden haberinin bulunmasına rağmen kendisini arayarak olağan dışı bir durum olup olmadığını soran alayda görevli C. K. ve İ. R.'ya olağan dışı bir durumun olmadığını ve uçuş faaliyeti bulunmadığını bildirdiği, yine sanığın da dahil olduğu whatsapp grubunda uçuş faaliyetlerine ilişkin sorulan soruya herhangi bir hareketlilik bulunmadığı şeklinde mesajlar yazdığı, ayrıca alay komutanına da alay içerisinde helikopter kalkışı olmadığı yönünde yanıltıcı bilgiler verdiği anlaşılmakla, sanığın dosya kapsamına yansıyan ve genel darbe planı çerçevesinde örgütsel kordinasyon veya iştirak iradesi gereğince ve iş bölümü doğrultusunda bulunduğu mahal ve konuma uygun amaca hizmet eden ve katkı sunan icrai hareketlerden olduğu, amaç suç yönünden elverişliliğinde tartışma bulunmayan sanığın bu eylemlerinin Anayasayı ihlal suçunu teşkil ettiğinde kuşku bulunmadığı, suçun icra hareketlerini müşterek fail olarak gerçekleştiren sanığın, konumu, rütbesi ve mesleki tecrübesi itibariyle haklarında TCK'nın 24/1-4 ve 30 uncu maddelerinin tatbik şartlarının bulunmadığı da gözetilerek fiil üzerinde ortak hakimiyet kurduğu, TCK'nın 37 nci maddesi kapsamında müşterek fail olduğu belirtilerek mahkumiyetine dair karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, sanıkların dosyaya yansıyan eylemleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında; sanıklar hakkında verilen mahkumiyet kararlarına yönelik vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımın kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla kurulan hükümlerde bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.01.2023 tarihli ve 2022/176 Esas, 2023/14 sayılı Kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN AYRI AYRI ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca İstanbul 33.Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
06.03.2024 tarihinde karar verildi.