3. Ceza Dairesi 2023/13220 E. , 2024/4359 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/282 - 2022/251
SUÇ :Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, Silahlı terör örgütüne üye olma, Kasten yangın çıkarma
KARAR :Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüyle gerçekleştirilen yargılama neticesinde mevcut hükümlerin onaylanmasına
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Hükümlü/sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Hükümlü/sanık müdafiinin temyiz istemi özetle;
1. Soruşturma aşamasında yasak usullerle elde edilen delillere dayanılarak karar verildiği,
2. Eksik araştırma sonucu hüküm kurulduğuna,
3. AİHM kararına uyulmadığına,
4. Yeniden yargılama talebini reddederek "ihsası rey" de bulunan heyete ilişkin reddi hakim taleplerininde reddedilerek, "ihsası rey" de bulunan hakimlerin karar verdikleri, verilen kararın bu yönüyle de usule ve hukuka aykırı olduğunu,
5. Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara,
İlişkindir.
II. GEREKÇE
Dosyanın incelenmesinden; hükümlü/sanık hakkında İstanbul Kapatılan 11. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. madde ile görevli) 05.10.2007 tarih ve 2000/287 Esas, 2007/407 sayılı Kararı ile "tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi, silahlı terör örgütüne üye olma ve kasten yangın çıkarma" suçlarından verilen mahkumiyet kararlarının hükümlü/sanık müdafilerinin temyiz başvuruları üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 08/02/2010 tarih ve 2009/9481 Esas, 2010/1600 Karar sayılı ilamı ile onanmak suretiyle 24/06/2009 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen karara yönelik Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.05.2017 tarih ve KD-2017/11980 sayılı yazısı ile "tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi ve kasten yangın çıkarma" suçlarından kurulan hükümlere ilişkin CMK'nın 308. maddesi gereği yapılan itiraz üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesi'nin 23.06.2017 tarih ve 2017/1749 Esas, 2017/4575 Karar sayılı ilamı ile;
"1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın lehe olan mevzuat hükümlerine yönelik itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden REDDİNE, 02.07.2012 gün ve 6352 sayılı Kanunun 99 maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen (2) ve (3) fıkra hükümleri uyarınca itirazın değerlendirilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE,
2-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2000 ve 01.10.2000 tarihli eylemler nedeniyle tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması veya el değiştirmesi suçları ile 26.09.2000 tarihli genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan itirazının KABULÜNE,
3-Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.02.2010 gün ve 2009/9481 esas, 2010/1600 karar sayılı onama kararının bu suçlar yönünden KALDIRILMASINA,
4-Farklı zamanlarda imal edildiği belirlenemeyen patlayıcı maddeleri örgütün faaliyeti kapsamında gerçekleştirilen 26.09.2000 ve 01.10.2000 tarihli eylemlerde kullandığı kabul edilen hükümlü hakkında, patlayıcı madde imal edip bulundurma suçunun mütemadi nitelikte olması ve temadinin kesildiği en son bulundurma tarihine kadar gerçekleştirilen eylemlerin tek suç oluşturacağı gözetilerek, TCK'nın 174/1. maddesi uyarınca bir kez cezaya hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, 26.09.2000 tarihli olayda yakma fiilinin yangın boyutuna ulaşmaması ve oluşan neticenin kişilerin sağlığı veya mal varlığı bakımından zarar tehlikesi doğurmaya elverişli hale gelmemiş olması karşısında, eylemin TCK'nın 170/2. maddesinde yer alan salt tehlike suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeple BOZULMASINA",
Şeklinde karar verildiği, sonrasında hükümlü/sanık hakkında, itirazın kabulü ile bozulmasına karar verilen hükümler yönünden dosyanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderildiği, dairenin yerinde görmediği itiraz gerekçeleri yönünden ise Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.02.2021 tarih ve 2017/16-1145 - 2021/24 sayılı kararı ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının reddine yönelik hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Bu arada hükümlü/sanık müdafinin tek taraflı deklarasyon sonrası 15.04.2020 tarihli başvurusu ile yargılamanın yenilenmesini talep etmesi üzerine İstanbul Kapatılan 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2020 tarihli ek kararı ile talebin reddedildiği, itiraz üzerine İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.07.2020 ve tarih 2020/754 D. İş numarası ile ek kararının kaldırılmasına ve yargılamanın yenilenmesine karar verildiği, bunun üzerine İstanbul Kapatılan 11. Ağır Ceza Mahkemesinin hükümlü/sanık ... hakkındaki davanın 2020/282 Esasına alınarak duruşma yapıldığı ve duruşma sonucu verilen karar neticesinde hükümlü/sanık hakkındaki İstanbul Kapatılan 11. Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK 250. madde ile görevli) 05/10/2007 tarih ve 2000/287 Esas, 2007/407 Karar sayılı kararı ile kurulan hükümlerin CMK 323/1 maddesi gereğince onaylanmasına karar verildiği görülmüştür.
Bu kapsamda somut olay irdelendiğinde;
5271 sayılı Kanunun 311. ve devamı maddeleri gereğince, yargılamanın yenilenmesi olağanüstü kanun yollarından olup ancak kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış davalar yönünden mümkün olduğu gözetildiğinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yukarıda tarih ve numarası belirtilen itirazının hükümlü/sanık hakkında "tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi ve kasten yangın çıkarma" suçları yönünden kabul edilmesi, bu doğrultuda bozulmasına karar verilen hükümlere ilişkin dosyanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesi karşısında, öncelikle "tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi ve kasten yangın çıkarma" suçuna ilişkin bozulan hükümler yönünden dosyanın akıbetinin araştırılması, sonrasında bu hükümler yönünden kararın kesinleşip kesinleşmediğinin şüpheye yol açmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiği nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2020/282 Esas, 2022/251 sayılı Kararına yönelik hükümlü/sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
21.02.2024 tarihinde karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!